<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704</id><updated>2011-11-27T16:59:15.817-08:00</updated><title type='text'>YOLLARIN  ASİ  ÇOCUĞU</title><subtitle type='html'>Modifiye ile ilgili bazı bilgileri bu sitede bulabilirsiniz.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://muratgergerli.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>15</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-1743260379701691483</id><published>2008-11-13T13:01:00.000-08:00</published><updated>2008-11-13T14:13:47.584-08:00</updated><title type='text'>Performans Egzoz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://image1.sahibinden.com/photos/508/11350417_110722_yaf0508.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 480px; height: 360px;" src="http://image1.sahibinden.com/photos/508/11350417_110722_yaf0508.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold; font-family: courier new;font-size:180%;" &gt;                PERFORMANS EGZOZLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir performans egzoz sisteminden istenen, egzoz gazını olabildiğince rahat, hızlı ama motorun ihtiyacı olan "&lt;b style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;geri tepmeyi*&lt;/b&gt;"  de sağlayarak dışarı atması ve eğer mümkünse fazla gürültü yapmamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 204, 204);"&gt;*Geri tepme&lt;/span&gt;,&lt;/b&gt; içten yanmalı atmosferik motorların randımanlı çalışabilmek için ihtiyaç duyduğu bir sıkışmadır. Egzoz gazı rahat ve hızlı dışarı atılmalıdır, ancak gereğinden daha rahat dışarı çıkan gaz, motorun ihtiyaç duyduğu sıkışmayı sağlayamayacak ve motorun kaba bir tabirle “rehavete” kapılmasına sebep olacaktır. Geri tepmesi olmayan atmosferik bir motor özellikle alt devirlerde hızlı kalkış için gerekli torku üretemeyecek, ancak üst devirlere standardından daha rahat çıkacaktır. Geri tepmesi fazla olan bir motor ise alt devirlerde ve esnekliklerde normalden daha yüksek tork üretebilecek, fakat yanmanın ve gaz atışının hızlandığı üst devirlerde motoru sıkıştırarak çalışmasını zorlaştıracak ve gücü düşürecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/04/egsoz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/04/egsoz.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanma odalarına açılan emme sübaplarından giren benzin hava karışımı bujiler tarafından ateşlenerek patlar ve pistonun ileri hareketini sağlar. Piston geri gelirken patlamada oluşan atık gazı geri sıkıştırarak, açılan egzost sübapları aracılığıyla egzoz manifolduna iter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.cateran.com.au/cateran/images/technical.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 580px; height: 431px;" src="http://www.cateran.com.au/cateran/images/technical.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzoz  manifoltundan katalitik konvertöre doğru giden egzoz gazı, çevreye zarar vermemesi için burada sıkı bir filtreden geçer ve orta susturucuya aktarılır. Orta susturucuda biraz daha hız kaybeden egzoz gazı, genellikle gürültüyü mümkün olduğunca kesmek için geniş yalıtımlı, çok odalı veya kıvrımlı tasarlanmış olan son susturucudan dışarı atılır… Görüldüğü gibi egzoz gazı borular ve susturucular içinde epey uzun bir yolculuktan sonra motordan dışarı atılmaktadır. Manifolttan son susturucuya kadar geçtiği tüm mesafe içinde hızını kesen ve dışarı rahat çıkmasını önleyen bir çok engel, filtre ve dolambaç bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle standart motosikletlerde egzozlar, performansa yönelik en mükemmel şekil ve iç yüzey özellikleri ile üretilmezler. Ucuz maliyetli ve seri üretimleri kolay olacak şekilde tasarlanırlar, çevre koruma ve gürültü azaltma amacıyla katalitik konvertör ve motorun ihtiyaç duymadığı kadar büyük ve yoğun susturucularla üretilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRyjuyxFAtI/AAAAAAAAAG4/UIQ2aAp83ZU/s1600-h/triovaliw5_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRyjuyxFAtI/AAAAAAAAAG4/UIQ2aAp83ZU/s320/triovaliw5_1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268265688413569746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRyj685orFI/AAAAAAAAAHA/8cZ-CNY91MM/s1600-h/egzos-1_3.jpg"&gt; &lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 240px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRyj685orFI/AAAAAAAAAHA/8cZ-CNY91MM/s320/egzos-1_3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268265897292246098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yan sanayide ise Yoshimura, Supersprint, Revil, CSC, Ansa, Remus, King Dragon, Laser ve benzeri üreticiler tarafından, her motosiklet için özel olarak tasarlanarak ve en iyi performans ve en yüksek motor gücü için dinamometre üzerinde defalarca test edilen egzoz sistemleri, kendi içlerinde de farklılıklar göstermekle birlikte, genellikle fabrika standardı egzozlardan çok daha iyi sonuçlar verirler. Bunlar hem malzeme kalitesi, hem iç yüzey kayganlığı, hem de performansa yönelik dizayn açısından standart egzostlardan daha itinalı ve profesyonelce üretilmişlerdir. Boru genişliğinden susturucuların büyüklüğüne kadar her ayrıntı yoğun hesapların ve çok sayıda denemenin sonucudur. Bu sayede manifolttan itibaren başlayan komple performans egzoz sistemleri, %5’ten %10’a kadar ek güç sağlayabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRylKvfUSRI/AAAAAAAAAHI/0Mix2LSOxtY/s1600-h/4123135_247157_t67d466.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRylKvfUSRI/AAAAAAAAAHI/0Mix2LSOxtY/s320/4123135_247157_t67d466.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5268267268081731858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzoz sisteminde ilk olarak, egzoz manifoltunun yapısı incelendiğinde, motosikletlerin silindirlerinin adedine göre 2,4 veya daha fazla koldan ayrı ayrı çıkan atık gazı çoğunlukla 1 veya 2 ana boruda toplayarak 1 veya 2 çıkıştan dışarı atmak üzere tasarlanmış olduğu görülür. Bir egzost manifoltunun randımanını etkileyen başlıca faktörler boruların şekli ve iç yüzeyidir. Bu boruların şekli, gazın ilk çıkış anında ilk geri tepme noktasına gidinceye kadar hiçbir engele veya keskin köşeye çarpmadan hızla ilerlemesi için uzun ve yumuşak kıvrımlı olmalıdır. İç yüzeyin mümkün olduğunca pürüzsüz ve kaygan olmasında fayda vardır. 4 veya daha fazla çıkışın birleşeceği ve tek boruya düşeceği nokta kuşkusuz ilk geri tepme noktası olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.gokertuning.com/images/makaleler/egzos-3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 500px; height: 354px;" src="http://www.gokertuning.com/images/makaleler/egzos-3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan sonra katalitik konvertöre giden gaz, motorun ihtiyaç duymadığı ölçüde bir geri tepme meydana getirir. Katalitik konvertör çok sayıda ve birbirine çok yakın süzgeçlerden oluşmaktadır. Bunlar gazın hızını keserek performansı düşüren bir sıkışma meydana getirirler. Performans egzoz sistemlerinde katalitik konvertör yerine sadece gereken geri tepmeyi veren ve aşırı gürültüyü engelleyen düz ve direkt çıkışlı bir ara susturucu kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Standart sistemlerde buradan sonra, egzoz gazının yolu üzerinde bir orta susturucu bulunmaktadır. Performans sistemlerinde bulunmayan bu susturucunun amacı da yine bir ölçüde geri tepme ve özellikle gürültünün engellenmesidir. Performans sistemleri bu aşamada geri tepmeyi boruların dizaynıyla sağlarken, gürültüyü de olabildiği ölçüde malzeme kalitesiyle önlemeye gayret ederler. Ancak elbette performans için üretilmiş bir egzoz sisteminin gürültüsü standart bir sistemden daha fazla olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img341.imageshack.us/img341/2605/tnhayabusa2008egsozsc5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 450px; height: 303px;" src="http://img341.imageshack.us/img341/2605/tnhayabusa2008egsozsc5.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son susturucuya gelindiği zaman, standart sistemdeki susturucunun, genellikle gazı en az 2 kez 180 derece döndürdüğü veya arka arkaya birçok odacığa sokarak süratini ve gürültüsünü kestiği görülür. Performans egzozları ise son susturucuda kullandıkları elyaf yalıtım tabakasını standarttan daha kalın ve daha kaliteli tutarak gürültüyü keserken, gazı direkt ve dolaysız bir şekilde dışarı atarak motoru rahatlatırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, performans egzozları, motosikletin üzerinde başka modifikasyonlar olsun veya olmasın gazın dışarı atımını kolaylaştırır ve mutlaka performansa ek bir katkı sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ancak bunların fiyatları da kaliteleri gibi yüksek olduğu için, kimi performans tutkunlarının, komple sistemler satın almak yerine, aynı mantığa hizmet edecek daha ucuz çözümler aradığı da görülür. Örneğin katalitik konvertörü ve orta susturucuyu iptal ettirerek yerine düz boru veya düz susturucu taktırmak, standart son susturucuyu çıkartarak yerine direkt bir susturucu taktırmak bunlardan bazılarıdır. Sözü geçen bu uygulamalar da motorun egzoz gazını atmasını bir ölçüde kolaylaştırmakta, kimi zaman ve kimi devir aralıklarında artı güç sağlamaktadır. Fakat maalesef bunlar, baştan sona mühendislik hesapları ve uygun malzemeler ile üretilerek çok kez denendikten sonra piyasaya sürülmüş ve devir bandının başından sonuna kadar maksimum ek güç getiren olan orjinal performans sistemleri kadar faydalı olmayacaktır…&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-1743260379701691483?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/1743260379701691483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/1743260379701691483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/11/performans-egzoz.html' title='Performans Egzoz'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/SRyjuyxFAtI/AAAAAAAAAG4/UIQ2aAp83ZU/s72-c/triovaliw5_1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-4099752520912200333</id><published>2008-06-05T08:00:00.000-07:00</published><updated>2008-06-05T08:00:35.792-07:00</updated><title type='text'>2009 Yamaha VMAX - Explore the awesome new VMAX:</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.new-vmax.com/landing.jsp?lang=null"&gt;2009 Yamaha VMAX - Explore the awesome new VMAX:&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-4099752520912200333?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.new-vmax.com/landing.jsp?lang=null' title='2009 Yamaha VMAX - Explore the awesome new VMAX:'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4099752520912200333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4099752520912200333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/06/2009-yamaha-vmax-explore-awesome-new.html' title='2009 Yamaha VMAX - Explore the awesome new VMAX:'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-5517265758193665818</id><published>2008-03-24T00:45:00.000-07:00</published><updated>2008-04-25T11:47:30.953-07:00</updated><title type='text'>KASK BİLGİLERİ</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;&lt;strong  style="font-weight: bold;font-family:georgia;"&gt;KASK mı? Ne demek mi?&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Bizim motosiklet.net'ten &lt;span style="color: rgb(102, 0, 204);"&gt;Erhan (&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a class="bigusername" href="http://www.motosiklet.net/forum/members/vasco1925-47360.html"&gt;VaScO1925&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;&lt;strong  style="font-weight: bold;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);"&gt;)&lt;/span&gt; arkadaşımızın derleyip hazırladığı faydalı bir bilgi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Alıntıdır..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Evet arkadaşlar Çalıştım Çabaladım düzenlemelerimi yaptım... çok güzel bilgiler içeren bir konu hazırladım... Kask nedir? Nasıl korur? kask seçimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img153.imageshack.us/img153/1300/61644899no7.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://img153.imageshack.us/img153/1300/61644899no7.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img186.imageshack.us/img186/2264/68209043tk2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://img186.imageshack.us/img186/2264/68209043tk2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img187.imageshack.us/img187/4951/55312047mo2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://img187.imageshack.us/img187/4951/55312047mo2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img186.imageshack.us/img186/7456/13554769cs6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://img186.imageshack.us/img186/7456/13554769cs6.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img143.imageshack.us/img143/3417/88987501be3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://img143.imageshack.us/img143/3417/88987501be3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);"&gt;Buradan &lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);"&gt;ERHAN&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;(&lt;/span&gt;&lt;a class="bigusername" href="http://www.motosiklet.net/forum/members/vasco1925-47360.html"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);"&gt;VaScO1925) .&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);"&gt; kardeşime &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);"&gt;teşekkür ederim.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-5517265758193665818?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5517265758193665818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5517265758193665818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/kask-bilgileri.html' title='KASK BİLGİLERİ'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-5920884054134626463</id><published>2008-03-13T00:18:00.000-07:00</published><updated>2008-03-13T01:11:42.862-07:00</updated><title type='text'>MOTOSİKLET  TİPLERİ</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Motosiklet Tipleri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;&lt;strong&gt;TOURING&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yildizticaret.com.tr/v2/components/com_virtuemart/shop_image/product/1876b05cea084acd5cf614f0ea59ce04.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.yildizticaret.com.tr/v2/components/com_virtuemart/shop_image/product/1876b05cea084acd5cf614f0ea59ce04.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Touring motosikletler genel olarak basit yapılı motosiklerdir. Grenajları yoktur, yolcu ve bagaj taşıma konusunda oldukça esnek imkanlar sunmaktadır.Touring motosikletler ile uzun mesafeli yolculuklarda hiç bir yorgunluk problemi yaşanmaz. Grenaj olmadığı için ve basit yapılı oldukları için bakım maliyetleri de oldukça düşüktür. Bu motosikletlerin 250 cc. den 1400 cc. ye kadar değişik motor hacminde ve gücünde modelleri mevcuttur. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;ENDURO&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.equipmentsearch.com/images/1/7/2/223172.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.equipmentsearch.com/images/1/7/2/223172.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Enduro motosikletler her türlü kullanım koşulunda sürücüsünü ve yolcusunu rahat ettirmek için tasarlanmışlardır.Enduro motosikletler ile şehir içi, şehir dışı ve dağ yollarında yolculu ve yüklü olarak sorunsuz ve keyifli uzun mesafeli yolculuklar yapmak mümkündür.Türkiye için en uygun motosiklet tipi endurolardır. Enduro motorların bakımları kolay, bakım maliyetleri düşük, ilk alım maliyetleri de düşüktür. Enduroların 125 cc den 1200 cc ye kadar değişik model , güç, ve agırlıkta çeşidi bulunmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;SCOOTER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gmimotorsports.com/images/frontpic1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.gmimotorsports.com/images/frontpic1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Scooter tarzı motosikletlerin genel amacı, şehir içi ulaşım çözümüne pratik ve ekonomik şekilde destek olmaktır. Tekerleklerinin küçük olması sebebi ile yoldaki pürüzlerden oldukça etkilenmekte ve bozuk yolda rahatsızlık vermektedir. Buna karşı scooterlarda vites olmayışı, kullanım açısından büyük kolaylık sağlamakta, ayrıca bacaklar motorungövdesinin içinde kaldığı için sivil kıyafetle işe gidip gelirken çok rahat kullanılabilmektedir. İçinde bulundugumuz zamanda "maxi-scooter" adı verilen, büyük hacimli, kuvvetli, ve büyük tekerlekli lüks scooterlar üretilmektedir. Bu araçlar ile asfaltta uzun mesafeli yolculuklar da oldukça keyif vericidir.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;&lt;strong&gt;RACING / RACE&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_Mvhjidbvdzc/RuX3gmo4sCI/AAAAAAAABy0/xKWchwiWKXI/s400/2008+r1+2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Mvhjidbvdzc/RuX3gmo4sCI/AAAAAAAABy0/xKWchwiWKXI/s400/2008+r1+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Adından da anlaşıldığı üzere (racing) yani yarış amaçlı üretilmiş motosiklet türüdür. Bu motosikletlerin motorlarını uysallaştırıp, far, sinyal, korna gibi ekipmanlar ekleyerek şehir trafiğine çıkabilecek hale getirilmiş versiyonları piyasada satılmaktadır.Racing motosikletler yolcu ve bagaj taşımaya, ayrıca hem yeni motosiklet kullanmaya başlayacak olan birisine, hem de altı alçak olduğundan şehir içi kullanımına uygun değildir. Bu motosikletleri kullanmak isteyen kişilerin, güvenli ve sorunsuz bir şekilde kullanabilmeleri için başka tür motosikletler ile toplam 10.000 km. yapmış olmaları tavsiye edilir. Çünkü racing motosikletler kesinlikle en ufak hataları bile affetmezler.&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffff33;"&gt;&lt;strong&gt;CHOPPER / CRUISER&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://donald.hypermart.net/MCPix/MOTY06/RL2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://donald.hypermart.net/MCPix/MOTY06/RL2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Cruiser tarzı motosikletler, klasik görünümlü, bol nikelajlı olup, genelde çift silindirli ve yüksek torklu motorlar ile donatılmıştır. Bu motosikletlerin iki tekerlek arası açıklığı, ön çatalın açısı fazla olduğu için kullanımı diğer motosikletlere göre biraz daha zordur.Ayrıca çok fazla krom nikelaj ve metal aksam bulunduğundan ağırlıkları aynı hacimdeki enduro veya touring bir motosiklete göre yaklaşık %40 oranında daha fazladır. Bu sebeple Cruiser tarzı motosikletler de motosiklete yeni binecek bir insan için uygun motor değillerdir. Genel olarak Türk insanının "ayağım yere bassın" gibi bir düşüncesi olmakta ama mantıklı değildir. Ayrıca nikelaj dışarıdan çok güzel görünmekte fakat bakımı odukça zordur. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.cherryflava.com/photos/uncategorized/occ.jpg" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-5920884054134626463?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5920884054134626463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5920884054134626463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/motosiklet-tipleri.html' title='MOTOSİKLET  TİPLERİ'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_Mvhjidbvdzc/RuX3gmo4sCI/AAAAAAAABy0/xKWchwiWKXI/s72-c/2008+r1+2.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-9062960495015744555</id><published>2008-03-09T07:06:00.000-07:00</published><updated>2008-03-09T10:51:19.941-07:00</updated><title type='text'>MOTOSİKLET FREN TEKNİKLERİ</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;MOTOSİKLET FREN TEKNİKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;ÖN  FREN:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/brakes-2-sm-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/brakes-2-sm-1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/122_0802_14_z2008_kawasaki_ninja-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/122_0802_14_z2008_kawasaki_ninja-1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yukardaki resimde tutuş şekli en doğru olandır.&lt;br /&gt;Her motosiklet için genel olan geçerli iki nokta vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1. Ön tekeri kitlerseniz oyun sona erer.&lt;br /&gt;2. Sert frenleme korkusu!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişik şartlarda aşağıdaki egzersizleri yapıp ustalaşmak şarttır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;. Yumuşak hareket&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;. Acil durum frenlemesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;. Islak ve kuru zeminler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;. Motorunuz yüklü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;. Yolculu sürüş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şunu anlayınız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Frenleri yeterince hızlı kavrayıp sıkınız ama en son noktalarına kadar kazıklamayınız, yumuşak-sert-yumuşak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://30.img.v4.skyrock.com/305/stuntx/pics/438843806.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://30.img.v4.skyrock.com/305/stuntx/pics/438843806.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frenler açıp kapatma düğmeleri değildir. İnce bir şekilde yumuşakça kullanılmalıdır. Bileğiniz yere paralel durumda elcik tutulurken fren kolunu kapmayın, parmaklarınızla nazik bir bayanın elini sıkar gibi sıkın.(Daha doğrusu sıkmayın parmaklarınızla okşar gibi ezin).Frenleri debriyajla birlikte kullanmayı adet haline getirin. Debriyajsız fren durma mesafesini uzatır. Bilhassa ön fren yapınca gazı tam kapamamışsanız, iki yada tek parmak kullanımında yeterince usta değilseniz bu olabilir, arkayı patinaja sokarak kazaya sebep olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 153, 102);"&gt;Şehir içi yoğun trafikte kullanırken iki parmağınızı sürekli fren kolu üzerinde tutun. Bu reaksiyon süresini kısaltır. Ancak iki parmakla ani fren yapınca gazın kapandığından emin olunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışlarda sert ve geciktirilmiş frenleme iyi bir tur zamanı için gereklidir. Ancak caddede ki normal sürüşlerde iyi bir fikir değildir. Eğer yarış pistinde yarışmıyorsanız zamanında fren yapıp istenilen sürate düşün. Takiben hafif bir gaz verme de motorun süspansiyonlar üzerinde yerleşmesine ve ağırlığın hafifçe arkaya kaymasına sebep olur. Asla trafikte arka tekeri kaydırarak daralan açılı virajlarda motorun burnunu çıkışa çabuk döndürmeye kalkmayın. Sadece kendinizin değil başkalarının hayatını da tehlikeye atmış olursunuz. Yarış pistinin zemini, kullanılan lastikler yarış için geliştirilmiştir. Normal caddelerin gözenekleri lastik, yağ ve mazot atıkları ile tıkanmış olduğundan tutma gücü azalır. Ayrıca yarış motorlarını soğuk asfaltta kullanmak kazaya davetiyedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-family: georgia; color: rgb(204, 102, 204);"&gt;Ön fren kullanma şartları:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onları kapmayın, kapar gibi kavramayın, bu motoru dengesizleştirir ve süspansiyonlar dibe vurursa ön fren kilitlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:2Jyk3VBJpzSKPM:http://logo.cafepress.com/2/3876707.2291052.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px;" src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:2Jyk3VBJpzSKPM:http://logo.cafepress.com/2/3876707.2291052.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor dik durumda freni kullanın. Virajda yatmışken kullanmak motoru dik pozisyona getirir ya da ön tekeri kilitler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Freni çok geç bırakmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumuşak ve kademeli artışla sıkmak yoldaki hedefiniz olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Freni yumuşak ve kademeli artışla istenilen noktaya bir kerede sıkın. Pompalama gibi hareketler yapmayın. Süspansiyonlar otursun, yerleşsin ve süspansiyonun yavaşça rebound (geri sekmesi) için sonunda freni gevşetiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu deneyin, 55km den yürüme hızına düşecek şekilde freni sertçe sıkın ve sonra tekrar debriyajı usulüyle bırakarak sürüşe devam edin. Eğer yukarıda anlatılan metotlara uyduysanız motor bu işlem sırasında sarsılmadan hareket ediyor olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 102, 204);"&gt;Virajlarda frenleme:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;  &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/122_0802_11_z2008_kawasaki_ninja_zx.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i179.photobucket.com/albums/w301/alpaslan_2007/122_0802_11_z2008_kawasaki_ninja_zx.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viraj dönmede anahtar hareket yaklaşmadan motorun süspansiyonlarının üzerine yerleşmiş olması gerektiğidir. Yani frenleme işini bitirmiş ve doğru hıza inmiş olarak viraja giriyor olmanız demektir. Ağırlığınızın hafif bir gazla geri verilmiş olması demektir. Frenleri ani sıkma yada ani bırakma, gazın veya debriyajın sert kullanımı, beceriksizce vites değiştirmeler lastiklere binen yükü değiştirerek motorun dengesini bozar. Ne olursa olsun ön ve arka süspansiyonların dengeli tutulmasına dikkat etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img513.imageshack.us/img513/6751/virajagiriswg6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img513.imageshack.us/img513/6751/virajagiriswg6.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir viraja yaklaşırken frenlerin tek bir işlevi&lt;br /&gt;vardır; motorun doğru hıza getirilmesidir.&lt;br /&gt;Gidona viraj için kontra basmadan önce&lt;br /&gt;frenlemeyi tamamlamış ve hafif gazlamaya&lt;br /&gt;başlamış olmanız için iki neden vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Süspansiyonun doğal durumuna gelmiş olması ve hafifçe arkaya doğru basılmış olması, hafif gazlama bunun içindir. Bu durum çatalların normal statik bükülmeleri veya hafifçe boşalmış olması halidir ki cadde kullanımı için ideal durum budur. Ön fren basılı ve ağırlık önde durumda çatallar basılmış olur, rake açısı azalır ve gidon ağırlaşır ve doğru tepki vermesi azalır. Bu durumda motor dikleşmeye ve dümdüz gitmeye çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön tekerin iki görevi vardır. Motora yön vermek ve motoru durdurmak. Normal süratlerde hafif frenlemelerle ve hafif yatış açılarıyla bu iş yapılır. Ancak sürat arttıkça ve siz daha fazla yatırma açılarını kullanmaya başladığınızda motoru yönlendirme görevi olan ön tekerdeki yükü arttırmaktasınız. Bu anda bir de frene basarsanız durum iki bileşenin lastiğin yolu tutma gücünü aşıp ya ön teker kilitlenmesi yada ön tekerin kaymasına sebep olacağı bir noktaya gelir. Bu durum kaza demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz modern spor motosikletlerinin düzgün yüzeylerde ön tarafının viraj alırken kontrolden çıkması neredeyse imkansız gibidir ancak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;. Hala frenlerdeyseniz. (Frenleme devam ediyorsa).&lt;br /&gt;. Aşırı yatırma açıları kullanarak dönüyorsanız. (Bu şartlarda iki lastikte tutmayı bırakabilir)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viraj devam ederken motoru gazı kesmeden gerekli güçte tutmak önün yükünü azaltır ve motorun yönlendirilmesini kolaylaştırır ve arka tekerinde hafif sürüklenmesine vesile olarak virajları daha dar açıyla dönmenize imkan verir. Arkanın kayması zordur ancak siz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;. Yoğun bir şekilde arka freni sıkılı tutuyorsanız.&lt;br /&gt;. Gaza fazla basıp tekere spin attırıyorsanız (kaygan zeminde güçlü motorları bekleyen, gazı çok sert kullanırsanız veya debriyajla dikkatli değilseniz oluşan durumdur.)&lt;br /&gt;. Yatış açınız çok fazla ise veya zemin kaygan ise.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde çok yüksek yatış açılarında ve zayıf yol yüzeylerinde bile arka teker lastiğiniz problemsiz yol tutmasını bozacak güçlerle baş edecek vasıftadır. Debriyajı yavaş bırakınız, şanzıman hızlanmak içindir, durmak için frenler kullanılır. Aşırı bir şekilde motor frenlemesi (kompresyon fren) yapmaktan kaçınınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı kullanımlar da frenleme gücünüzü ve durma mesafenizi dikkatlice hesaplayın. Yanlış hesaplarsanız sonunda kendinizi frenleme kuvvetinizi kademeli olarak artırıyor bir durumda bulabilirsiniz. Genelde bu durum çok sert ve maalesef çok geç frenlemedir. Zamanında fazla bir kuvvetle sıkmak, geç olarak fazla bir kuvvetle fren sıkmaktan iyidir. Hızlanmanız her zaman mümkündür fakat virajların içinde yavaşlamak çok zordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 102, 204);"&gt;Her şeyi yanlış yaptığınız durumlarda:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak motoru boşta gider duruma düşürecek oranda gaz kesmeden motoru daha fazla yatırın. Bu esnada ağırlığınızı hafifçe arkaya kaydırmak ön tekerin yön verme işlevine yardımcıdır. Ayrıca hafifçe gazlamak motoru kaldıracağı için yatma mesafesini artırabilir. Ancak bunu uygulamak çelik gibi sinirler ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motoru kaldırın, düz bir hatta frenleyin ve tekrar yatırın. Bu hareket toplam 1-2 saniyede tamamlanmalıdır. Bu usul tavsiye edilendir ama yeterince boşluk varsa belki zaten dönebilirdiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki freni de yavaşça sıkın. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olun çünkü yatmış bir motorun lastikleri tutma güçlerinin çoğunu motoru döndürebilmek için kullanmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışlarda ön fren sertçe sıkılı ve arka teker adeta havada viraja girilir(trail braking) ve arka fren apekse kadar kullanılır. Bu teknik sadece pist içindir. Lastikler ve pist yüzeyi özel bileşimlerden yapılmıştır. Karşı trafik diye bir olgu söz konusu değildir. Motorlar da özeldir ve sürücüler mükemmel zamanlama yapan profesyonellerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(255, 204, 255);"&gt;Özetlersek:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frenlere yumuşakça ve basıncı kademeli olarak artırarak basınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frenlerin kilitlenmesi maksimum sıkmanın bir sonraki evresidir. Bu noktayı biliyor olmanız şarttır. Şayet ön freni kitlerseniz derhal bırakın ve hemen tekrar kilitlemeden sıkın. Arka freni kilitlerseniz iyice duruş süratine düşene kadar bırakmayın. Bırakırsanız high-side kazaya sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka frende gereklidir ancak ona öncelik vermeyin. (Arka teker tambur fren olan veya rake açısı ve aks aralığı fazla motorlarda bu geçerli değildir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Frenleri bırakırken de dikkatli ve sıkma hızınızdan daha yavaş bırakınız. Süspansiyonların aniden boşalmasına ki bu ön tekerin geri sekmenin üzerinde boşalmasına sebep olur. Bu hareket motorun yönlendirilmesinde problem yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön fren sıkılı motoru döndürmek için bayağı güç harcamanız gerekir, ön freni bıraktığınızda da motor aniden döner ve viraja girer. Buna hazırlıklı olunuz ve freni yavaşça bırakarak dönüşün yumuşak olmasına dikkat ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam gazla yada ön fren sıkılı virajlara girmekten sakınınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fren kullanmadan gazı kapatarak süratinizi düşürdüğünüz durumlar sizin belli bir sürate inmenize yol levhalarının, işaret noktalarının çok öncesinde başlamanızı gerektirir. Bu durumda arkanızdaki araçların yavaşlayacağınızı tahmin etmesi çok zordur. Dikkat ediniz ve yavaşlamayı çok erkenden başlatarak durumu abartmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lastik patlaması durumunda frene hemen dokunmayınız. Hemen gazı keserek motoru düz bir hatta tutmaya çalışınız. Servis yoluna girdikten sonra sağlam lastiğin frenini kullanarak durmaya çalışınız. Patlayan lastiğin freni kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);font-size:130%;" &gt;&lt;strong&gt;ARKA FREN:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img251.imageshack.us/img251/968/14em2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img251.imageshack.us/img251/968/14em2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 102, 204);"&gt;Arka frenin önemi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön frenin motor durma gücünün esasını teşkil ettiği doğrudur ancak arka freninde devreye girmesi daha düzgün ve daha kısa mesafede durmak demektir. Bazı durumlarda(dönüşlerde) gazı kesmek yada ön frene müracaat yerine arka freni kullanmak şase üzerinde daha az etki yaparak sizi dönüş hattında tutacaktır. Arka freni doğru kullanabilmek için pedalının doğru ayarlanmış olması gerekmektedir. Pedal rahat oturuş pozisyonunda iken ayağınızın birkaç milimetre altında olacak şekilde ayarlanırsa bu sizi garip oturma şekillerinden ve/veya kullanım zorluklarından koruyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img111.imageshack.us/img111/5329/pedalawt4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img111.imageshack.us/img111/5329/pedalawt4.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşe girerken ön freni bırakıp motoru yatırmadan arka freni bırakmayın. Bu hareket ön fren bırakıldıktan sonra önün kalkmasını ve dönüş kuvvetlerinin çatalları sıkıştırmaya başlamasından önce ön tarafın kalkmasını engelleyecektir. Gazı açar açmaz eğer hızınız fazla ise arka frenle hızınızı ayarlayın. Gazı kapatmak önü aşırı yükler ve dönüş açınızı genişletir ama arka freni kullanmak hattınızı daraltır sizi virajın içine çeker. Fazla fren ve gaz kullanmaktan kaçının sadece ön tekere ağırlık bindirmemek için yeterli olacak gazı verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;U dönüşü yaptığınız düşük hız manevralarında ve hat aralarından süzülme sürüşlerinizde motorun dönen kısımlarının açısal ivme etkileri sizin dengede kalmanızı sağlar. Bunu arka freni kullanarak ve debriyajı hafif kaydırarak devir tutturmak suretiyle kendinizin lehine bir avantaja çevirebilirsiniz. U dönüşlerde arka freni bırakarak mı yoksa debriyajı kaydırarak mı(kavrama noktasında tutup hafif ileri geri hareketler yapmak) size ve motorunuza uygun denemelisiniz. Genel olarak yeterli devir ve debriyaj kaydırması şasenin düzgün ve hareket halinde kalmasına yeterlidir. Burada hız arka frence düzenlenmektedir. Bu teknik debriyaj balatalarını ve arka fren balatalarını aşındıracağı için bu parçalar sıkça kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokuş aşağı dönüşlerde gaz açıkken arka fren bilhassa uzun dönüşlerde çok fazla hızlanmayı önler. Düz dönüşlerde gazı ön tekerin yükünü azaltmak için mümkün olduğunca çabuk açarken hızınızı arka freni kullanarak kontrol edin. Yokuş inişlerdeki dönüşler ön tekeri yüklerler ve sizin virajı açık almanıza sebep olurlar. Ama gazı açık tutarak arka freni kullanmak motordaki ağırlık dağılımını daha birbirine yakın(ön ve arkanın) tutarak size daha iyi bir hatta kalma imanı sağlayacaktır. Pratik ve denemelerle arka freni kullanan ayağınızın iyice ustalaştırılması, hassaslaştırılması size güven verecektir. Böylece motorunuzu sarsmadan, güvenle kullanabileceksiniz. Bu teknik sizi birçok endişe verici durumdan kurtaracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 102, 204);"&gt;Arka frenin diğer kullanım alanları:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1)Traksiyonu kontrol etmek.&lt;br /&gt;2)Viraj öncesi süspansiyonların oturmasını sağlamak.&lt;br /&gt;3)Kapanan virajlarda viraj çizgisini daraltmak.&lt;br /&gt;4) Motor yatış alanını genişletmek.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: 4. maddenin açıklaması: Motosikletler gaz verilince süspansiyonlarının üzerinde yükselirler. Bu da sürücüye ilave bir yatırma alanı sağlar ancak virajda yatmış vaziyette iken hızlanmadan gaz vererek yükselmenin yapılması arka fren kullanımı ile olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 102, 102);font-size:130%;" &gt;            ACİL DURUM FRENLEME TEKNİĞİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil durum frenlemesi maksimum frenlemedir. Yani tekerlerin kilitlenmesinden bir evvelki safhadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor sürüşünde gazın kullanımı ne ise ön frenin kullanımı da hatta motor üzerindeki ağırlık aktaran hareketlerinizde odur. Aynı hassaslıkla yapılması gereken hareketlerdir. Bunun içinde önceden her şartta denemeler ve çalışmalar yapılarak kumandalar üzerindeki hakimiyet %100 noktasına ulaştırılmalıdır. Kasılı bir tarzda motor sürüşü yapılamaz. Ne kadar rahat ve gevşek bir durumda olabilirseniz yüksek süratlerde bile motorun üzerindeki hakimiyetiniz o kadar kolay ve fazla olacaktır. Aslında frenlerin doğru ve hassas bir şekilde kullanımı gaz kullanımından daha önemlidir diyebiliriz. Bilhassa ön frenin, ağırlığı öne transfer işlevi ön tekerin yol tutumu üzerinde fevkalade önemli bir rol oynar. Şayet bu transferi çok hızlı ve aşırı yaparsanız arka lastiğin yol tutumunu zayıflatırsınız. Neredeyse üzerinde hiç ağırlık kalmayan arka teker yönlendirme aksı üzerinde yanal dönüş yapmak isteyecektir. Ayrıca motor ağırlığını öne çok hızlı vermek ön tekerin yol tutumunu kaybetmesine de sebep olabilecektir. Yine ön süspansiyonları sonuna kadar bastırmakla da kasisler için bir sıkışma rezervi bırakmamış olursunuz ve motor ağırlığı ön taraf üzerinde tam yerleşmeden ön teker ve ön süspansiyonlardan maksimum güç isteme durumunda kalırsınız. Yine ön fren sıkıldığında rake açısı değişeceğinden aks mesafesi kısalacaktır. Aniden ve sert sıkılması durumunda birden kısalan aks mesafesi motorda çok sert bir dönüşe kaçma isteği ve yine aniden bırakıldığında da aks mesafesi birden uzayacağı için dönüşe karşı direnç gösterme eğilimine girecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında frenleri de gaz kolu gibi motorun hızını kontrol eden aletler olarak düşünmekde fayda vardır. Dönemeç çıkışlarında gazın kontrolü neyse hız ayarlaması açısından dönemeç girişlerinde de frenleri düzgün, yumuşak tarzda kullanmak da odur. Burada öğrenilmesi gereken frenleme sürecinin sonuna yaklaşıldığının bilinmesi, tekerleri kilitlemeden maksimum frenleme alışkanlığının kazanılmasıdır. Bu da pratik yaparak olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön freni ya tam sık yada tam bırak şeklinde kullanılması gereken bir alet olarak düşünmeyiniz. Fren kolu elinizin içinde gereğince sıkılmalı ama darbe vurur şeklinde değil, hassas bir kavrama ve sonra yeterince hızlı, kademeli ve kesintisiz baskılar uygulamak şeklinde olmalıdır. Aynı durum ayakla kullanılan arka fren içinde geçerlidir ancak ön fren durdurma gücünün %70ine sahip olduğundan sonuç olarak çok daha fazla önem kazanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil bir durumda önünüze aniden fırlayan bir araba karşısında fren mi yapmalı yoksa kontra basıp müsait olan tarafından geçiş mi yapmalı diye karar verebilmek için önce arkanızdaki trafiğin durumundan da haberdar olmalısınız. Şayet arkanızda yakın takip eden bir araç varsa ve sizde bunu aynalardan kontrol etmediyseniz tam önünüze araba fırladığında bunu zaten düşünecek vaktinizde olmaz. Esasen aklınıza da gelmez. Tabi devamlı ileri bakıp durum değerlendirmesi yaparak sürüş yapıyor olsaydınız aniden önünüze fırlayacak bir tehlikeyi de muhtemelen daha önceden fark ederdiniz. Çevrenizi sürekli taramak, arkanızı aynalardan kontrol etmek ve bu şekilde muhtemel tehlikelerden kaçış planlarınızı yapmak sürüşün olmazsa olmazıdır. Açıkça söylemek gerekirse motor sürerken yada araba kullanırken hayal kurmayınız. Sürekli sürüşe yoğunlaşınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kısa zamanda ve mesafede durmak iki fren birden kullanılarak olur. Ön frene kademeli olarak güç uygulanmalı, ani darbe vurur şeklindeki sıkmalardan kaçınılmalıdır. Bu frenleri kilitlememek içindir. Arka frene daha sıkı güç uygulayarak, kilitlemeden, böylece iki frende kilitlenme noktası sınırında tutularak en çabuk durma sağlanır. Bunun çalışmasını boş bir alanda, kuru ve ıslak zeminlerde ve kasisli yüzeylerde yaparak kontrolünüzü mükemmelleştiriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı anlar olur ki frenlemek yerine kontra basıp tehlikeyi savuşturmak daha güvenlidir. Arkanızdaki trafik ani duruşunuzda size sorun olacaksa ve kontra kıvırmakla sıyrılabilecekseniz, kıvıracağınız alan buna müsaitse kontra basıp geçin ama frenlerdeyken kontra basılmaz. Kontra ile tehlikeyi bertaraf ederken frenleri bırakmış olmanız şarttır. Şayet kıvırıp engelin etrafından dolanmak yerine fren yapacaksanız arkanızı aynalardan sürekli kontrol ederken frenlemek adına ne bulursanız kapar gibi dengesiz bir refleksler gösterme durumuna da girmeyiniz. Çalışmalarınızda yaptığınız gibi frenleri çok düzgün bir tarzda kullanınız. Pratik yapmak, çok pratik yapmak bu işin anahtarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil durum frenlemesi yatmış durumda yapılmaz. Bilhassa ön teker kitlenerek kayar. Önce motor dik duruma getirilmeli ve hemen arkasından maksimum frenleme yapılmalıdır. Bu frenleme esnasında ön freni sıkaraken gaz kolunu tam bırakmaz ve bunun farkına varmazsanız, şayet bacaklarınızla motoru sıkı tutmayıp kollarınıza yük bindirirseniz genellikle farkına varamazsınız, ön teker kontrolü kaybolur ve kendinizi aniden yerde bulursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;                        FREN SİSTEMLERİ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fren sistemleri değiştikçe onları kullanma teknikleri de değişmektedir. Bir motordan inip farklı sistemi olan başka bir motora bindiğinizde fren alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekir. Neticede tüm sistemler motorunuzu kontrol altında tutmak için düşünülmüş teknolojilerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt;       Bağımsız Ön/Arka fren sistemleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel fren sistemidir ve tamamen sürücü tarafından harekete geçirilir. Bugün birçok motorda hidrolik sistemle harekete geçirilen ön ve arka disk sistemler ve az bir sayıda tamburlu arka fren sistemleri mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız frenler sadeliğin avantajına sahiptir, düşük masraflıdır ve en kısa sürede duruşu sağlarlar. Sürücüye değişik durumlar için değişik alternatifler sunarlar. Mesela yağmurlu havalarda yada yolculu sürüşlerde sürücü daha fazla aska fren kullanma imkanına sahiptir. Dar U dönüşlerde yada gevşek satıhlı zeminlerde arka fren ön frenden bağımsız olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada ölçü sürücünün ustalığıdır. Ustalık gerektirir. Sadece iki freni de aynı anda uygulamanın yanında her frenin kilitlenmemesi için kendine has baskısını uygulamak da gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1997 Kawasaki Concours un durma mesafesi 60mph dan 0 mph a 108.06 ft./36.2mt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;      Birbirine bağlı frenler(Linked):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağlı frenler ön/arka birbirine bağlı ama değişik tarzda bağlıdırlar. Gold Wing buna tipik bir örnektir. Ön ve arka kaliperler arka frence harekete geçirilir. Arka frene basmakla tek arka fren kaliperi artı iki ön kaliperden birisi harekete geçer. Orantılama vanası fren basıncının takribi %70 ni ön frene %30 nu arka frene yönlendirir. Ön freni sıkmak ise entegre sistemden bağımsız olarak ön frenin diğer kaliperini devreye sokar. Bağımsız ön/arka fren sistemlerinde olduğu gibi, arka ve ön frenin basılması ve tam frenleme sürücüye bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sistemin avantajı panik frenlemede arkaya basılınca her iki freninde devreye girmesi ama buna karşın arka frenin önden bağımsız kullanılamamasıdır. Dar U dönüşlerde bu tip motorlarda arka fren kullanılmaz ve tamamen debriyajı kavrama noktasında tutarak ve debriyaj gaz kombinasyonu ustalığı ile dönüş yapılmaya çalışılır. Mıcırlı, gevşek stabilize yollarda frenler ön frenin kilitlenip tekeri kaydırmaması için çok yumuşak kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 GL 1800A Gold Wing 60mph den 0mph a 121.4ft./40.5mt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;  ABS:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://image.haber7.com/haber/13132.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://image.haber7.com/haber/13132.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız, bağlı ve entegre fren sistemleri “anti-lock” yani kilitlenmeyen fren sistemleri olarak ta adlandırılır. ABS tekerin dönüş hızını ölçerek çalışır. Tekerin kilitlenmesine yakın basıncı azaltır, her tekerin sensoru vardır ve bu sensorlar tekerin ekseni etrafındaki(rotasyonel) dönüş süratini ölçerler. Ani yavaşlayan teker kaymaya başlayacak demektir. Kilitlenmesini önlemek için ABS kontrol birimleri tekerin dönüşünü sürdürmek ve yer tutuşunun tekrar kazanılması için anlık(saniyenin bir bölümü) olarak fren baskısını kaldırırlar. Sonra tekrar tam baskı uygularlar, burada sürücü çok agresif baskı uyguluyorsa ABS hızlı atımlarla fren baskısını kaldırıp tekrar uygular. Bu sistemlerde hedef daha kısa sürede durmak değil fakat frenlerin kilitlenip motorun kaymasına sebep olma riskini ortadan kaldırmaktır. Hatta sürücü motorunun yer tutunma kabiliyetinin üzerinde, çok sert fren yaparsa ABS sistemi durma mesafesini biraz uzatabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1998 Honda VFR800FI(ABS siz) 60mph den 0mph 107.9ft./36mt.&lt;br /&gt;2002 Honda VFR800FI(ABS li) 60mph den 0 mph a 119.5ft./40mt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;        Kombine ABS  Frenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.motorradonline.de/sixcms/media.php/109/BMW_F800S_400.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.motorradonline.de/sixcms/media.php/109/BMW_F800S_400.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem ön fren ve hem de arka fren tek bir ABS li hidrolik kontrol birimine bağlıdır. BMW R1150 RT de olduğu gibi. Tüm BMW ler de bu güç destekli sistem vardır. Sürücü fren elciğine baskı uyguladığında elektrikli servo pompalar harekete geçerler ve kaliperlerdeki basıncı artırırlar. Tam entegre sistemlerde ya el freni elciğinden yada ayak freninin pedalından(peginden) iki teker üzerindeki tam frenleme işlemi kumandası verilir. BMW sisteminde ayrıca uyarlayıcı bilgisayar vardır. Ön ve arka tekerdeki kaçmadan motorun nasıl yüklendiğini anlar. Örneğin yolculu durumda bilgisayar ilk frenlemede arka tekerin yer tutumundaki artışını sezer ve frenlemede arkaya daha fazla ağırlık vermeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güç destekli entegre ABS sistemleri neredeyse kusursuzdur ancak yine de sürücünün dikkat etmesi gereken tarafları vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.  Motor çalıştırılırken frenlere dokunulmamalıdır. Bu sistem hatasına sebep olabilir.&lt;br /&gt;2. Dar dönüşlerde arka frenle yapılan dönüşü daraltma işlemleri yapılmamalıdır çünkü arka frene basınca ön frene de basmış oluyorsunuz. Bu da yavaş hızlarda motorun aniden durmasına sebep olabilir.&lt;br /&gt;3. Bu sistemler akü voltajlarına karşı çok duyarlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Kısmi Entegre ABS Sistemler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BMW bazı modellerinde kısmi entegreli ABS sistemin ide üretmiştir. Bu sistemde ön fren elciği hem ön hem de arka kaliperleri harekete geçirir. Tam entegre sistemlerin aynısıdır diyebiliriz. Ancak fark arka fren pedalındadır ve bu pedal sadece arka fren kaliperini harekete geçirir. Ön fren güç yardımcısı işlemi sırasınca ABS tam devrededir. Bu sistemin avantajı dar alan U dönüşlerde arka freni kullanma imkanı vermesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son gelinen noktada entegre ABS güç destekli fren sistemlerinden bağımsız ABS fren sistemlerine dönüş yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="content"&gt;&lt;b&gt;     &lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);font-size:130%;" &gt;ASC&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);font-size:130%;" &gt; (&lt;i&gt;Automatic Stability Control&lt;/i&gt;).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="content"&gt;    Birçok  sürücü ani gaz verme esnasında, kaygan zeminden kaynaklanan ve kontrolü zor olan  arka tekerleğin istem dışı patinajı ile karşılaşmıştır. Özellikle virajlı  yollarda böyle bir durumla karşılaşıldığında ciddi tehlikelere maruz  kalınabilir. BMW Motorrad,  Integral ABS'yi tamamlayan ve motosiklet  kullanımını daha da emniyetli kılan yeni bir çekiş kontrol sistemi geliştirdi:  &lt;b&gt;ASC&lt;/b&gt; (&lt;i&gt;Automatic Stability Control&lt;/i&gt;). ASC, motosiklet sürüş emniyeti ve  teknolojisine ilk kez BMW Motorrad tarafından kazandırıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="postbody"&gt;  &lt;/span&gt;ASC, arka tekerleğin ön tekerleğe kıyasla daha fazla dönmesini engellemektedir.  Doğal olarak, fiziksel limitlerin çok fazla aşılması ASC'ye rağmen tehlikeli  olacaktır. Her durumda, yol koşullarına uygun hız limitlerinde kalmak, kaygan  zeminden kaynaklanabilecek ani değişimlerin etkisini azaltması konusunda ASC'ye  güvenmek doğru olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ayrıca, R 1200 GS ve R 1200 GS Adventure modellerinde "off-road" modu da bulunmaktadır. Bu sayede off-road koşullarında isteğe göre arka tekerleğin patinaj yapmasına kısmen izin verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Özetle, günlük motosiklet kullanımında ve özellikle ülkemizin yol koşullarında ASC sürüş emniyetini sağlayan önemli bir sistemdir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b style="color: rgb(204, 102, 204);"&gt;       ASC nasıl çalışıyor?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;      Tekerleklerdeki ABS hız sezicileri sayesinde ölçüm yapılır ve motor yönetim sistemi tarafından değerlendirilir. Eğer tekerlekler arasında hız farkı sezilirse arka tekerleğe giden çekiş gücü azaltılır. Bu esnada ASC kontrol ışığı yanıp söner. Eğer bu elektronik sistem, o anki sürüş tarzına göre (isteyerek "power drift" yapmak ya da yarış pistinde sürüş) devre dışı bırakılması isteniyorsa ASC düğmesi yardımıyla sürüş esnasında bile kapatılabilir. &lt;/p&gt; &lt;span class="postbody"&gt; &lt;a class="postlink" href="http://www.yukle.tc/" target="_blank"&gt; &lt;img src="http://img120.yehhe.com/images/6217asc_21.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="121" width="178" /&gt;&lt;img alt="" src="http://img120.yehhe.com/images/6437asc_22.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="121" width="185" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a class="postlink" href="http://www.yukle.tc/" target="_blank"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" src="http://img120.yehhe.com/images/4116asc_23.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="121" width="183" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a class="postlink" href="http://www.yukle.tc/" target="_blank"&gt; &lt;img src="http://img120.yehhe.com/images/1650asc_26.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="121" width="187" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" src="http://img120.yehhe.com/images/2482asc_27.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="115" width="185" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a class="postlink" href="http://www.yukle.tc/" target="_blank"&gt; &lt;img alt="" src="http://img120.yehhe.com/images/6324asc_28.jpg" onload="rmw_img_loaded(this)" resizemod="on" border="0" height="115" width="183" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Aslında işin özetle kavranması gereken;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Fren sistemi ne olursa olsun motosikletin süratini kontrol etmede sürücünün mahareti birinci faktördür. Ne zaman fren yapılacağını ve nasıl yapılacağını bilmek çok önemlidir. Aynı zamanda düzgün fren yapma alışkanlıklarına sahip olmak çok önemlidir, en ileri sistem bile teknik olmamasının yada yanlış sürüş davranışlarının sebep olabileceği kaymaları, savrulmaları önleyemez. (Mesela tam dönüşün ortasında gazı aniden tam kapatmak gibi). Aniden tehlikelerle karşılaştığımızda iyi alışkanlıklarımız bizi bu durumlardan çok fazla düşünmemize bile gerek bırakmadan düzgün bir duruş yapmamızı sağlayarak güvenle çıkaracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol neşeli ve kazasız sürüşler dileyiyle..............&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                           Murat GERGERLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-9062960495015744555?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/9062960495015744555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/9062960495015744555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/motosiklet-fren-teknikleri.html' title='MOTOSİKLET FREN TEKNİKLERİ'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-2455935283802219918</id><published>2008-03-01T07:05:00.000-08:00</published><updated>2008-03-01T07:45:46.491-08:00</updated><title type='text'>MOTOSİKLETTE  ARIZA - SEBEPLERİ - ÇÖZÜMLERİ</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;MOTOSİKLETTE&lt;/span&gt;  ARIZA &lt;span style="color: rgb(255, 255, 153);"&gt;-&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;SEBEPLERİ&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 255, 153);"&gt;-&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt;ÇÖZÜMLERİ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki biraz uzun gelecek size ama bence faydalı bilgiler içeren sebep ve çözümlerin gösteren bir yazı.Ben print alarak motosikletimde taşımaktayım bir gün gerekebilceğini düşünerek..Paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;   Akü bittiğinde ne, nasıl yapılmalı?...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Farkında olmadan farları açık unuttuysanız veya başka bir nedenle motorunuzu çalışmayabilir. Sorun aküden kaynaklanıyorsa, motoru çalıştırmak için takviye işlemi yapılır. Takviye kablolarıyla başka bir aracın aküsünden güç alınarak otomobili çalıştırma yoluna gidilir. Bu işlem sırasında yanlış takviye yapıldığı da olur. Yanlış takviye yapılması, özellikle enjeksiyonlu otomobillerin elektronik kontrol ünitesinin ve çeşitli parçalarının arızalanmasına ve bir hayli kabarık tamir faturasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     &lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Doğru takviye nasıl yapılır? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;motorunuzu aküsü boşaldığında yapmanız gereken başka bir aracın aküsünden takviye alarak çalıştırmaktır. Ancak bu işlemi yaparken bazı kurallara dikkat etmeniz gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Motor takviye yoluyla çalıştırabilmek için her iki akünün de; aynı kapasitede (Ah/Ampersaat) olması gerekiyor. (Bu bilgi akünün üzerinde yazılıdır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Takviye alacağınız araçla aracınızın temas etmediğinden emin olun. Araçların birbirine temas etmesi durumunda, takviye kablolarının artı uçları bağlanır bağlanmaz araçlar üzerinde elektrik akımı oluşur. Bu da tehlikelere sebep olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Başka bir motordan takviye alındığında, iki aracında gereksiz lamba ve aksesuarlarını kapatmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Takviye kablosunun pozitif (+) ucunu (&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;kırmızı&lt;/span&gt;) boş akünün pozitif (+) ucuna, diğer ucuysa takviye alınan aracın pozitif (+) ucuna bağlayın. Kablonun negatif (-) ucunu da (&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;siyah&lt;/span&gt;) yükleme aküsünün negatif (-) ucuna bağlayın. Siyah kablonun negatif (-) ucunuysa hareket etmeyen metal bir parçaya veya silindir blokuna tutturun. Kabloyu boş akünün eksi (-) terminaline bağlamayın. Çünkü aküden kıvılcım meydana gelmesine neden olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bağlantıların tamamlanmasından sonra elektrik veren aracın aküsü zayıfsa, o aracın motorunu çalıştırın ve motoru çalışır durumda bırakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Motor hemen çalışmadığında, boşalmış olan akünün cereyan alabilmesini sağlamak için birkaç dakika bekleyin ve tekrar deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Daha sonra şarj edilen aracın motorunu da çalıştırın. Motor çalıştıktan sonra, şarj kablolarının bağlantılarını hemen çözmeyin. Motorun 5 dakika 2000 devirde çalışmasını sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Takviye kablosunu dikkatle çözün. Bu işlem sırasında önce negatif (-), sonra da pozitif (+) kablo uçlarını çıkarın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Akünüzün şarjının bitme nedenini bilmiyorsanız (ışıkların açık kalması haricinde) yetkili servisinize gidip şarj sistemini kontrol ettirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; Aracınızın Motoru Çalışmıyorsa Muhtemel Sebepler &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzinle çalışan bir motorun çalışması için üç temel gereksinimi vardır:&lt;br /&gt;Hava-yakıt karışımı,&lt;br /&gt;Ateşleme,&lt;br /&gt;Silindirlerde sıkıştırma (kompresyon).&lt;br /&gt;Motorunuz çalışmıyorsa problem muhtemelen bunlardan biri, çoğunlukla da yakıt veya ateşlemedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;  Sorun Hangisinden Kaynaklanıyor? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marş yaptığınızda motor normal ilk çalıştırmalardaki gibi dönüyor mu? (Evet; Hayır)&lt;br /&gt;  Cevabınız ‘hayır’ ise, bir akü veya marş motoru probleminiz var demektir.&lt;br /&gt;Önce farlarınızı yakınız. Parlak ve normal olarak yanıyorlar mı?&lt;br /&gt;Parlak ve normal olarak yanmıyorlarsa, akünüz zayıf veya akü bağlantı sorununuz var demektir. Akünüzü şarj etmeli veya başka bir araçtan kablo ile bağlantı yardımı almalısınız.(Kablo ile bağlantı yardımı almadan önce aracın katalogundaki imalatçı firmanın işlem ve uyarılarını okumalısınız.) Aracınız çalışırsa ve akünüz eski değilse, ilk fırsatta bir servise uğrayarak sorunun nedenlerini öğreniniz.&lt;br /&gt;Farlarınız parlak ve normal olarak yanıyorlarsa, farlar açıkken birinin gözlemesini sağlayarak, tekrar marş yapınız.&lt;br /&gt;Farlarınız parlak olarak kalıyor ve değişmiyorlarsa, muhtemel problem marş, kontak anahtarı veya rölededir. Servise başvurmalısınız.&lt;br /&gt;Marş yaparken farlarınız zayıflıyorsa, muhtemel problem akü, marş veya şasi topraklama kablosundadır.&lt;br /&gt;   Cevabınız 'evet' ise, bir yakıt veya elektrik/ateşleme probleminiz var demektir.&lt;br /&gt;Marş yaptığınızda motor normal ilk çalıştırmalardaki gibi dönüyor fakat çalışmıyorsa, birçok muhtemel neden olabilirse de bunlar iki grupta toplanabilir:&lt;br /&gt;Deponuzda yakıt bulunduğundan emin olmalısınız. Yakıtınız çok az ise, özellikle eğimli yollarda motora yeterince yakıt pompalanamayabilir.&lt;br /&gt;Yakıtınız yeterli ise, muhtemel sorunlar, tıkanmış yakıt filtresi, tıkanmış yakıt enjektörleri, çalışmayan yakıt pompası veya bir elektrik/ateşleme problemidir. Bu durumda yapılacak en doğru hareket, muhtemelen profesyonel yardım almaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorunuz Stop Etti ve Çalışmıyorsa Muhtemel Sebepler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islak yolda veya yağmurda sürdünüz ya da motoru yıkadınız ise, motor kompartmanını açarak, distribütör, yüksek voltaj kabloları ve bujileri kontrol ediniz. Islanmışlarsa, kontak kapalı iken kuru ve temiz bir bez parçasıyla silin (böyle bir durumun etkisi genellikle motorun güç kaybı, düşük devirde tekleme biçiminde görülür) (Kontak açıkken motora dokunmayın ve motorun sıcak olması ihtimaline karşı dikkatli olun.). Kurutma işleminin ardından, motorun boğulmuş olma ihtimaline karşı gaza sonuna kadar basarak yeniden marş yapın.&lt;br /&gt;Motorunuz, akü kablolarını ayırıp tekrar bağladığınızda çalışmadı ise, bunun anlamı sisteminizden kaynaklanıp kaynaklanmadığından emin olmalısınız. Akü bağlantılarının temiz olup olmadıklarını kontrol ederek, tekrar sıkıca bağlayın. Pozitif kablonun akünün '+', şasi kablosunun da '-' terminaline bağlandığından emin olun (Bir an bile olsa yanlış bağlantı, bazı motor kontrol ve bazı diğer elektronik elemanlar bozulabilir).&lt;br /&gt;Depoda yakıt bulunduğundan emin olun. Benzin bulunmadığı halde gösterge doğru çalışmadığı için varmış gibi gösterebilir. (Yakıtın bitmesinin ilk işaretleri tekleme, güç kaybı ve enjeksiyonlu motorlardaki elektrikli yakıt pompasının olağan dışı gürültülü çalışmasıdır).&lt;br /&gt;Motor yeni tamirden çıktı ise, tekrar tamirciye götürün. Bir şeyler unutmuş olabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor aşırı ısındıktan sonra stop etti ve soğuduktan sonra da çalışmıyorsa&lt;br /&gt;Muhtemelen ciddi bir problemle karşı karşıyasınız (kırık piston, eğilmiş supap, yırtık conta gibi). Soğuduktan sonra çalışırsa, aşırı ısınmanın sebeplerini bulmalı ve yola çıkmadan gidermelisiniz. İlk iş, soğutma sıvısının eksik olup olmadığının kontrolüdür. Antifriz su karışımınız yoksa, geçici olarak su da ilave edebilirsiniz. (Motor sıcak iken radyatörü açmayınız). Su pompasını ve kayışını gözle muayene edin. Kayış kopmuş veya gevşek olabilir. Radyatör ve hortumlardan soğutucu sızıntısı olup olmadığına bakınız. Radyatörün ön kısmına bakın. Kağıt, yaprak, vb. ile tıkanmış olabilir. Sebebi belirleyemezseniz ya da her şey normal göründüğü halde, motor yine aşırı ısınırsa aracınızı derhal bir tamirciye götürmelisiniz. Acil durumlarda, varsa klimanızı kapatınız ve ısıtıcınızı maksimum ayarında çalıştırınız&lt;br /&gt;Motor stop etmeden önce yağ basıncının çok düşük olduğunu fark ettiyseniz, yağ seviyesini ve motorun altında yağ sızıntısı olup olmadığını kontrol ediniz.&lt;br /&gt;Motor stop etmeden önce vurma sesi, tıkırtı veya ıslık gibi anormal sesler duyduysanız, muhtemelen ciddi bir motor problemiyle karşı karşıyasınız. Motordaki kayışları kontrol ediniz. Kopma sırasında vuruntu benzeri ses çıkabilir. Islık veya gıcırtı, kayış gevşekliğinden kaynaklanabilir. Metalik vuruntu sesi ise,genellikle düşük oktanlı benzin veya ateşleme avansının fazla olmasından kaynaklanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor stop etmeden önce egzozda duman gördüyseniz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- koyu siyah duman motorun boğulmasının veya bujilerden bazılarının ateşleme yapmıyor olmasının sonucu olabilir.&lt;br /&gt;- mavi veya açık mavi duman, motorun anormal aşıntı, kırık segman, piston, vb.’ ye bağlı olarak yağ yaktığı anlamına gelir.&lt;br /&gt;- beyaz duman (buhar) motora conta bozukluğu, kırık veya çatlaklardan soğutma sıvısı girdiği anlamına gelmektedir.&lt;br /&gt;Aracınızdan kuvvetli benzin kokusu geliyorsa, yangın tehlikesi var demektir. Hemen kontağı kapatarak aracın dışına çıkmalı, güvenlik nedeniyle kendi başınıza onarmaya bile kalkmamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marş motoru motoru döndürmüyor veya çok yavaş döndürüyorsa, muhtemel sebepler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Zayıf, boşalmış akü&lt;br /&gt;- Bir marş sorunu&lt;br /&gt;- Akü uçlarında kötü bağlantı&lt;br /&gt;- Motorun iç sorunu (kötü yağ, yağ yokluğu vb.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marş motoru motoru çok hızlı döndürüyorsa,&lt;br /&gt;Kırık piston, segman veya kopmuş trigger kayışı gibi sebeplere bağlı olarak silindirlerde basınç oluşmuyor demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Bujinizin bozuk olduğunu nasıl anlarsınız? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motordaki silindirlerin içinde sıkıştırılan yakıt - hava karışımını kıvılcımla ateşleyen bujilerdeki en basit bir arıza, yakıt sarfiyatını artırırken performansını da azaltır. Motordaki birçok arızayı da bujilere bakarak tespit etmek mümkün. Aşağıdaki bilgiler sayesinde, bujinizin bozuk olup olmadığını ve bozuksa bunun sebeplerini bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnak aralığı ideal değilse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bujilerdeki tırnak aralığı ideal konumda değilse, buji yeni bile olsa yakıt - hava karışımı iyi ateşlenmez. Buna bağlı olarak da yanma odasındaki patlama zayıflar ve motorun gücü azalır. Bu durumda aracın araçtaki yakıtın çoğu yanmadan egzozdan çıkar ve otomobilin yakıt sarfiyatı hissedilir oranda artar. Yeni bir buji aldığınızda her duruma karşı takmadan önce tırnak aralığı sentille kontrol edilmeli ve ayarı bozuksa fabrika verilerine göre ayarlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerinde yağ birikintisi varsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bujiler sökülüp kontrol edildiğinde üzerinde yağ birikintileri varsa, motordaki yanma odasına fazla yağ giriyor ve elektrotları yağlıyor demektir. Bu gibi durumlarda buji yağla kaplandığından kıvılcım normal düzeyin çok altında gerçekleşir. Bu durum yakıt tüketimini artırır ve performansı azaltır. Çözüm ise motoru revizyondan geçirmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerinde kurum oluşmuşsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bujinin izolatör ucu, elektrotları ve gövdesinde kurum oluşmuşsa, bu karbüratör ve enjeksiyon ayarının bozuk olduğu anlamına gelir. Bu gibi durumlarda motorda ateşleme kesikliği olur ve motor soğuk havalarda zor çalışır. Sorunu çözmek için hava filtresinin kontrol edilmesi, karbüratör ve enjeksiyon ayarının yapılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrotlar kaynamışsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buji elektrotları kaynamışsa ve üzerinde yabancı maddeler toplanmışsa, zamansız ateşleme sonucunda aşırı yükleme olmuş demektir. Bu sorun ateşleme ve supap ayarlarının bozuk olmasından, arızalı distribütörden ve kalitesiz yakıttan kaynaklanır. Sorunu çözmek için, motor ateşleme ile yakıt ayarı kontrol edilmeli ve yeni buji takılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buji çatlaksa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bujilerde nadir de olsa karşılaşılan bir arıza, bujinin düşürülmesi sonucu elektrotunda mekanik hasar meydana gelmesidir. Bu gibi durumlarda ateşleme eksik olur ve kıvılcım başka yerlere sıçrar. Bu nedenle arızalı bujinin değiştirilmesi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Bujinin görevi nedir? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bujinin görevi, bobin tarafından oluşturulan yüksek gerilimi yanma odasına iletmesi ve yoğunlaşmış yakıt - hava karışımını elektrik kıvılcımı yoluyla elektrotlar arasında ateşlemesidir. Bujinin iyi çalışmasını sağlayan en önemli unsur kıvılcım boyudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buji ne zaman değiştirilmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aracınız normalin üzerinde yakıt tüketiyorsa,&lt;br /&gt;- Motorunuzda ateşleme kaçağı olduğunda,&lt;br /&gt;- Motorunuzun performansında azalma olduğunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Ne zaman kontrol edilmeli?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Motorunuzun avans ayarını yaptırdığınızda,&lt;br /&gt;- Motor testi yaptırdığınızda,&lt;br /&gt;- Kullanılmış bir araç satın aldığınızda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozuk rezistansı onarabilirsiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış aylarında sürücüler, arka camda oluşan buğu yüzünden sık sık görüş problemiyle karşılaşırlar. Buğuyu yok etmenin tek yolu rezistansı çalıştırmaktır. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı kopan ince rezistans telleri, sürücülerin başını ağrıtır. Oysa bu tellerin tamiri, piyasada satılan gümüş sırlı boyalarla birkaç dakika içinde yapılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buğu yapar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar yaz aylarında varlığını unutacak bile olsanız, arka cam rezistansı arızalandığında tamiratını siz yapabilirsiniz. Çok ince ve hassas bir yapıya sahip olan rezistans telleri, ya otomobilin camı silinirken ya da otomobil stationwagon ise yükleme sırasında kopar. Isınarak arka camdaki buğuyu yok eden birbirine paralel bağlı bu ince ve hassas yapılı rezistans telleri koptuklarında kendilerini buğu yaparak belli eder. Sağlam olanlar ise görevlerini sürdürmeye devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamiri 5 dakika&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kullanıcı, kopan rezistans telini tamir ettirmeye üşenir. Basit bir tel için servise gitmek zahmetli bir iş gibi görünür. Ancak teller kopmaya devam edince arka cam tamamıyla buğu yapar ve asıl sorunlar da o zaman başlar. Servise gitmek için bütün tellerin kopmasını beklemek yanlış olur. Gümüş sırlı iletken boyalar sayesinde, otomobilinizin rezistansını 5 dakikada tamir edebilirsiniz. Üstelik tek başınıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Rezistans nasıl onarılır? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tamir için ilk olarak, tellerden hangisinin kopuk olduğunu tespit etmek gerekir. Bunu anlamak için, rezistans çalıştırılır. Çalışan tellerin üzerindeki buğu çözülürken, kopuk tellerin olduğu bölgede buğu kalacaktır. Buğunun kaldığı bölgede telin üzerindeki kopuk kolaylıkla bulunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gümüş sırlı iletken boyayı kopuk telin üzerine sürmeden önce yüzeyi temizlemek gerekir. Bunun için yüzeyi nemli bir bezle ve diğer tellere zarar vermemek için fazla bastırmadan silmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Temizlenen zemin kuruduktan sonra, gümüş sırlı iletken boyanın dışarı taşmaması için kutunun içinde bulunan ve ortasında rezistans telinin kalınlığı kadar boşluk olan özel karton, zemin üzerine konulur. Daha sonra, gümüş sırlı iletken boya o boşluğa sürülerek, kopuk iki telin ucu birleştirilir. Eğer kutunun içerisinden, özel delikli karton çıkmamışsa, kopuk kısmın her iki tarafı da bantlanarak boyanın dışarı taşması önlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, gümüş sırlı boyaların kullanılmadan önce iyice çalkalanması gerektiği. Boya uygulandıktan sonra, kuruması için 5-6 saat beklemek yeterli. Bu süre zarfında rezistansın çalıştırılmaması gerekir. Ancak bu kadar beklemek istemiyorsanız, bir saç kurutma makinesini boyanın üzerine tutarak daha çabuk kurumasını sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; Dikkat &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gümüş sırlı boya, sadece arka cam rezistansındaki kopuklukları giderebiliyor. Rezistansın ana bağlantı yerlerindeki hasarlarda ve ön camla yan dikiz aynalarındaki ısıtıcılı camlarda bulunan rezistans arızalarında kullanılmaz.&lt;br /&gt;Rezistansı onarmaya çalışmanın dışında, arka camı değiştirme yolunu da seçebilirsiniz. Ancak bu çok pahalı bir yol. Elektronikçilerde satılan temizleme süngeri, boyası, fırçası ve uygulama kartonundan oluşan Electrofix markalı onarım seti sadece 4 milyon liraya satılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Far ampulü nasıl değiştirilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön ve arka farlarınızın ampulü aniden yanabilir. Bu durumda trafik güvenliği açısından büyük önem taşıyan lambalarn yanmadığından trafik cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca uzun yolda ve gece yolculuk ediyorsanız, görüş açınız azalabilir.&lt;br /&gt;Bu sebeple trafikte zor durumda kalmamak için otomobilinizin bagajında mutlaka yedek bir ampul bulundurun. Bozuk ampulü değiştirmek sadece 3-5 dakikanızı alır. Bunun için bir yedek ampül ve bir tornavida gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değiştirme işlemi sırasında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Far ampulünün fişi çekilir.&lt;br /&gt;2- Far ampulünün lastiği çıkarılır.&lt;br /&gt;3- Yanan ampül çıkarılır. Aracınızda bulunan yedek ampülle değiştirilir. Ampulü taktıktan sonra yine sırasıyla lastik ve fiş takılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; MOTOR ÇALIŞTIRMA PROBLEMLERİ &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 204, 204);"&gt; ATEŞLEME OLMAMASI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozuk yada zayıf pil, kötü elektrik bağlantısı, yanmış buji. Bujinin elektrik verildiğinde kızarıp kızarmadığını kontrol et.(Parlak kırmızı olmalı) Eğer yukarıdakiler tamamsa yakıt gelmiyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR ÇALIŞIYOR, DEVRİ DÜŞÜYOR VE STOP EDİYOR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor çok zengin çalışıyor. İğne valfi kapat. Motoru çalıştır. Motor çalışıp tam devir alıp daha sonra stop edecektir. Motor çalışmayıncaya kadar birkaç kez çalıştır. Böylece motorun içindeki fazla yakıt atılmış olur. Daha sonra iğne valfi tekrar aç.Motoru çalıştırarak ayarını yap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR DÜŞÜK GÜÇTE ÇALIŞIYOR, BİRKAÇ SANİYE ÇALIŞIP STOP EDİYOR: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motora yeterli yakıt gelmiyor, motor çok fakir çalışıyor. İğne valfi çok az açıp motoru çalıştırın. Devam ediyorsa biraz daha açın. Eğer problem devem ediyorsa başka yerlerde problem var demektir. Karbüratörün temiz olduğundan, karbüratörde tıkanma olup olamadığından emin olun. Gerekiyorsa yakıt hattını ve tankını temizleyin. Yakıt hortumunun herhangi bir yerde sıkışıp sıkışmadığından emin olup.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR ZOR DÖNÜYOR,ÇALIŞMIYOR YADA HİÇ DÖNMÜYOR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorunuz boğulmuştur. (Flooded) İğne valfi tamamen kapayın ve bujiyi sökün. Motoru ters çevirip, pervaneyi birkaç tur döndürün. Böylece içerideki yakıtı dışarı atarsınız. Bujiyi kurutup yerine takın. İğne valfi ayarlı açıp çalıştırın. İlk anda motoru fakir tutun. Fakir motoru çalıştırmak daha kolaydır. İğneyi fazla açarak motorun tekrar boğulmamasına dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR TİTREŞİMLİ ÇALIŞIYOR: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pervane balanssızdır. Krank mili eğri olabilir. (Özellikle kazalardan sonra). Spinnerde problem vardır. Motor bilyaları aşınmıştır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Amortisör arızasının tespiti ve çözümü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amortisörler, bozuk yol koşullarının da etkisiyle kısa zamanda aşınabilir. Ancak bu aşınma ilerlerken sürücü bunun hemen farkına varmayabilir. Aşınmanın farkına varmayan sürücü, otomobilini aşınan amortisörün durumuna göre kullanır. Yine de bazı belirtilerden amortisörün aşınıp aşınmadığını anlamak mümkün.&lt;br /&gt;Ani fren yaptığınızda otomobilinizin ön tarafı her zamankine göre daha çok öne yatıyorsa ve yan rüzgarlardan etkileniyorsa amortisörleriniz aşınmış demektir. Bunlar dışında amortisörlerin arızalı olup olmadığını test etmenin başka yöntemleri de var. İşte amortisörlerle ilgili sorunlar ve çözüm yolları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Süspansiyon çok sertse &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt; Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Kişisel yorum.&lt;br /&gt;* Özelliğini kaybetmiş amortisör.&lt;br /&gt;* Yanlış seçilmiş amortisör.&lt;br /&gt;* Yanlış seçilmiş helezon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255); font-weight: bold;"&gt; Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Aracınızı mutlaka amortisörü takana kullandırın.&lt;br /&gt;* Amortisör ve helezonları kontrol ettirin ve gerekirse yenileyin.&lt;br /&gt;* Aracın süspansiyon sisteminin yerine oturması için, amortisörlerle birkaç kilometre yol gidin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Çok yumuşaksa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Arızalı amortisör.&lt;br /&gt;* Kişisel yorum.&lt;br /&gt;* Aşınmış iç parçalar.&lt;br /&gt;* Zayıflamış helezon.&lt;br /&gt;* Yanlış seçilmiş amortisör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;   Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Amortisör veya helezonların kontrol edilmesi ve gerekirse yenilenmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Yol tutuş zayıfsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;   Nedeni: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Amortisör değiştirildikten sonra rot ayarı yaptırılmaması.&lt;br /&gt;* Uyumsuz amortisörlerin dengesizliğe neden olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;   Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Daima çift olarak değiştirilmesi. İdeali dördünün birden değiştirilmesidir.&lt;br /&gt;* Ön amortisörleri değiştirdikten sonra mutlaka ön düzen ayarının yaptırılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Çökme varsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt;    Nedeni: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Kırık veya yorgun helezonlar.&lt;br /&gt;* Yanlış seçilmiş amortisör.&lt;br /&gt;* Kilitlenmiş amortisör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;    Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Doğru yaylarla değiştirin.&lt;br /&gt;* Amortisör kilitlenmişse komple değiştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Lastik düzensiz aşınmışsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt;    Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Yanlış lastik basıncı.&lt;br /&gt;* Yanlış rot ayarı.&lt;br /&gt;* Düzgün veya asimetrik çalışmayan frenler.&lt;br /&gt;* Aşırı yumuşak süspansiyon.&lt;br /&gt;* Aşınmış amortisörler.&lt;br /&gt;* Kişisel sürüş sitili (aşırı spor).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;   Çözüm: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Lastik basıncını kontrol edin.&lt;br /&gt;* Ön takım ayarını yaptırın.&lt;br /&gt;* 20 bin kilometrede bir amortisörleri kontrol ettirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Gürültü varsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;    Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Gevşek toz tüpü.&lt;br /&gt;* Aşınmış montaj parçaları.&lt;br /&gt;* Kötü monte edilmiş amortisörler.&lt;br /&gt;* Yağ kaçıran veya aşınmış amortisörler.&lt;br /&gt;* Yanlış montaj parçalarının kullanımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;   Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Montajın kontrol edilmesi.&lt;br /&gt;* Gerekirse amortisörlerin veya montaj parçalarının değiştirilmesi.&lt;br /&gt;* Diğer süspansiyon elemanlarının kontrol edilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Direksiyon titriyorsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Kötü tekerlek balansı ve rot ayarı.&lt;br /&gt;* Dengesiz aşınmış frenler veya fren diskleri.&lt;br /&gt;* Aşınmış direksiyon amortisörü.&lt;br /&gt;* Kötü monte edilmiş amortisör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Aşınmış parçaların değiştirilmesi.&lt;br /&gt;* Amortisör montajının kontrol edilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Yağ kaçağı varsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;    Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Montaj sırasında hasara uğramış amortisör mili.&lt;br /&gt;* Hasarlı toz tüpü.&lt;br /&gt;* Toz tüpü olmadan monte edilmiş amortisör.&lt;br /&gt;* Aracın çok tozlu ortamda kullanılması.&lt;br /&gt;* Aşınmış keçe.&lt;br /&gt;* Kaynağı kötü yapılmış amortisör.&lt;br /&gt;* Hasarlı amortisör tüpü.&lt;br /&gt;* Paslı piston mili yüzünden bozulmuş keçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt;Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Amortisörün değiştirilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;  Gaz kaçağı varsa &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;   Nedeni:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Hasarlı keçe.&lt;br /&gt;* Gazlı amortisördeki yağ kaçağından kaynaklanan düşük gaz basıncı.&lt;br /&gt;* Üretim sırasında gaz konmaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;span style="color: rgb(102, 255, 255); font-weight: bold;"&gt;Çözüm:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Amortisörün değiştirilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Bozuk amortisörün otomobil üzerindeki etkileri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Direksiyon sertleşir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amortisör ve helezonları kontrol edin ve gerekirse yenileyin. Otomobilin süspansiyon sisteminin yerine oturması için biraz yol yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Frenler zayıflar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşınan amortisör, motosikletin fren mesafesini uzatır. 80 km/s hızda kuru ve düzgün olmayan yolda fren mesafesi 2.6 metre artar. 50 km/s hızda virajda fren mesafesi 2.3 metre artar. Bu da emniyetli bir duruşla bir kaza arasındaki farktır. Frenleri kontrol ettirin veya amortisörleri yenileyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Süspansiyon yumuşar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amortisörünüzü veya helezonlarınızı kontrol edin, gerekirse yenileyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Yol tutuş zayıflar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ani manevra sırasında, iyi bir amortisör daha iyi kontrol sağlar. Amortisörleri yüzde 50 aşınmış bir aracın virajdaki maksimum emniyet hızı, kuru bir zemindekine oranla maksimum emniyet hızı yüzde 10 azalır. Amortisörlerin mutlaka değiştirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Islak zeminde kayar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzeyi 6 mm suyla kaplı bir yolda amortisörleri yüzde 50 aşınmış önden çekişli bir araç, amortisörleri yeni olan bir araca göre yüzde 10 daha düşük hızda kaymaya başlar. Amortisörlerin mutlaka çifter yani hepsi birden değiştirilmesi gerek. Ön amortisörleri değiştirdikten sonra daima bir ön takım ayarı yaptırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt; Direksiyon titrer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşınmış parçaları değiştirin ve amortisör montajını kontrol ettirin. &lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşınan amortisör sarsıntıya yol açar. Farlar etkilenir ve karşıdan gelenin gözünü alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lastikler aşınır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amortisörlerin görevini görmemesi durumunda lastikler farklı yerlerden aşınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanımı zorlaştırır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal koşullar altında bozuk amortisörler, sürücünün yorgunluğunu artırır ve reaksiyon süresini yüzde 26 oranında geciktirir. Amortisörünüzü kontrol ettirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold;"&gt; ATEŞLEME BİRİNCİ DEVRESİNDE ARIZA ARAMA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farzedelim ki batarya ve marş motoru normal, karbüratöre kadar benzin geliyor, fakat motor hala çalışmıyor. Bu durumda arıza ateşleme devresinin herhangi bir yerindedir. Arızanın yerini aramaya başlamadan kabloları bağlantıları ve ateşleme devresine ait kısımlarda kopuk, kırık olup olmadığını gözle kontrol etmek faydalı olur. Ateşleme devresinde, arıza aramaya birinci devreden başlamak en iyisidir. Çünkü arızalar umumiyetle bu devrede olur.&lt;br /&gt;Önce distribütör kapağı çıkarılır ve platinler arasına bir parça karton konur. Kontak anahtarı açıldıktan sonra bir kontrol lambasıyla (aracın seyyar aydınlatma lambasıyla) yahut voltmetreyle distribütör giriş ucuna akımın gelip gelmediği kontrol edilir.&lt;br /&gt;Burada akım görülmezse arıza ya kontak anahtarı tarafındadır, yahut kondansatör içinde kısa devre vardır. Bunu anlamak için kondansatör gövdesini bağlayan vida sökülerek muhafaza kısmı boşlukta tutulurken uçta akım kontrolü tekrar yapılır. Bu durumda distribütöre akım geliyorsa arıza kondansatördedir, yenisiyle değiştirilir. Akım gelmiyorsa, kondansatör sağlamdır. Kontak anahtarına doğru bütün bağlantılar akım bulununcaya kadar kontrol edilir. Akımın bulunduğu yerden distribütör tarafına doğru ilk kablo ve bağlantı arızalıdır, değiştirilir veya temizlenir.&lt;br /&gt;Bazı hallerde distribütör akım geliş ucuna lamba değdirildiğinde yanacaktır. Bu durumda arıza distribütör içinde, özellikle platinlerdedir. Platinler arasındaki karton çıkarılır, motor hafif çevrilerek platinlerin iyice kapanması temin edilir. Kontak açıkken distribütörde akım kontrolü tekrar yapılır. Lamba yanarsa platinler arızalıdır. Yenisiyle değiştirilir. Mecbur kalındığı zaman platinler arası, zımpara kağıdını yahut kibrit kutusunun eczalı yüzünü platin arasına sokup hareket ettirmek suretiyle veya tornavida ucuyla platin yüzleri kazınarak motor çalışır hale getirilebilir. Ancak, yukarda yapılan temizlikten sonra sentil kullanarak platin ayarı yapmak doğru olmaz. Bu durumda kalındığı zaman 0,020" olabilecek (4 kat gazete kağıdı) platinler arasına sokularak geçici bir ayar yapılabilir. Fakat ilk fırsatta platinleri düzelttirip yahut değiştirip ayar yaptırmak en iyisidir.&lt;br /&gt;Buraya kadar yapılan aramada hala arıza bulunmadıysa arızayı ikinci devre üzerinde aramak icap edecektir.&lt;br /&gt;Platin ayarı; kam açısını (platinlerin kapalı kalma suresini) düzenler. Bu açının büyük olması bobinin ısınmasına, küçük olması ise bobinin gerekli gerilimi verememesine sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold; font-family: georgia;"&gt; Ateşleme birinci devresi şasileme arızaları ve çareleri: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bobin birinci devre sargısında, kontak anahtarında ve bobinle kontak arasındaki kabloda şasileme (kısa devre) otursa, devreden çok akım geçeceği için umumiyetle iletkenler yanar.&lt;br /&gt;1- Platinler lüzumlu aralıkta açılıp kapanmıyorlar. Platin ayarı yapılır. (Katalog değerine göre) yaklaşık olarak 0,5 mm&lt;br /&gt;2- Platinler meme yapmış oldukları için açılıp kapanamıyorlar, meme eğelenir, platin ayarı yapılır.&lt;br /&gt;3- Platin kolunu distribütör tablası piminden yalıtan yalıtkan arızalıdır, yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;4- Distribütör birinci devre kablosunun yalıtkanı çatlamış yahut sıyrılmıştır, kablo yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;5- Kondansatör şasi yapmaktadır, kablosu yalıtıldığı halde şasi devam ediyorsa, kondansatör eşit kapasiteli kondansatörle değiştirilir.&lt;br /&gt;6- Distribütörden bobine giden kablo şasi yapmaktadır, değiştirilir.&lt;br /&gt;7- Bobinde birinci devre sargıları şasi yapmaktadır, bobin değiştirilir.&lt;br /&gt;Distribütör kondansatörünün kapasitesi küçükse meme (+) platin üzerinde teşekkül eder.&lt;br /&gt;Kondansatör kapasitesi büyükse meme (-) platin üzerinde teşekkül eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;   ATEŞLEME İKİNCİ DEVRESİNDE ARIZA ARAMA &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Her şeyden evvel bujilerden birinin kablosu sökülür, kontak açıldıktan sonra marşla motor döndürülürken kablonun ucu motora 5-6 mm aralıkla tutulur. Bu anda kablodan kuvvetli bir atlama görülüyorsa arıza bujide yahut yakıt donanımındadır. Şimdi yine hemen bujileri sökmeden bujiler etrafındaki pislikleri kısa devre yapabileceği düşüncesiyle temizlemeli ve kabloyu buji üzerine taktıktan sonra motoru çalıştırmaya teşebbüs etmelidir.&lt;br /&gt;Motor yine çalışmadıysa bujilerden biri sökülür ve iç tarafına bakılır. Porselen etrafında veya tırnaklarda ıslaklık görülüyorsa yakıt donanımı iyidir. Arızanın bujilerde olduğuna kanaat getirilerek bütün bujiler sökülür temizlenir, tırnak ayarları yapılır. Zorda kalındığı zaman buji tırnak ayarı yapmak için ölçü. olarak 5’e katlanmış gazete kağıdı kullanılabilir. Bunun kalınlığı aşağı yukarı 0,025" dir. Tırnak aralığını değiştirmek icap ediyorsa bujide, şasiye bağlı ucu eğmelidir. Ortadaki uç eğilmeye kalkılırsa porselen kırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style="font-family: georgia; font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Ateşleme ikinci devresinde olabilecek arızalar ve çareleri: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Buji kablo uçları kirlenmiştir, temizlenir.&lt;br /&gt;2- Kabloların yalıtkanı sertleşmiş veya çatlamıştır, yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;3- Ateşleme bobini zayıf veya çalışmıyor, değiştirilir.&lt;br /&gt;4- Ateşleme bobini üzerinde, kablolarında, distribütör kapağında, buji porseleni üzerinde veya distribütör içinde ıslaklık vardır, ıslaklık silinir ve kurutulur.&lt;br /&gt;5- Kullanılan buji tipleri motora uygun değildir, buji cetveline bak.&lt;br /&gt;6- Distribütör kapağı çatlak veya kapağın ortasındaki karbon (kömür) yanıktır, kapak değiştirilir.&lt;br /&gt;7- Buji kablolarının yalıtkanları incedir. Yahut ateşleme sırası yanlıştır, kablolar değiştirilir ve ateşleme sırasına göre dizilir. Ateşleme sırası için katalogdan faydalanılır.&lt;br /&gt;8- Bujiler bozulmuş, kirlenmiş veya ıslanmıştır. Porselen çatlamış, tırnak aralıkları bozulmuştur, çatlak bujiler değiştirilir, kirlileri temizlenir, ayarlanır, basınç altında çakma kontrolü yapılır.&lt;br /&gt;9- Distribütör makara yayı eğilmiş veya kırılmıştır, makara değiştirilir.&lt;br /&gt;10- Distribütör makarası şasi yapmaktadır, değiştirilir.&lt;br /&gt;11- Distribütör kapağının orta kulesi içindeki ucun kömüre olan teması kesilmiştir, tamir edilir.&lt;br /&gt;12- Distribütör kapağı içindeki parazit tutucu yanmış veya kırılmıştır, çıkarılır yahut kapak yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;Arıza Aküde İse:&lt;br /&gt;1- Akü boşalmıştır, şarj ettirilir.&lt;br /&gt;2- Kutup baklan ve kelepçeler kirlenmiş yahut gevşemiştir, temizlenir ve sıkıştırılır. Sülfat teşekkülünün önlenmesi için üzerlerine bir miktar vazelin sürülür.&lt;br /&gt;3- Akü yanlış şasilenmiştir, doğru uç şasiye bağlanır. Akünün pol başına bağlı kablolar bir bardak tuzlu su içinde birbirine yakın tutulduğunda kabarcık çıkaran uç (-) uçtur.&lt;br /&gt;4- Akü kabloları gerektiğinden incedir yahut yıpranmıştır, yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold; font-family: georgia;"&gt;Arıza Marş motorunda İse:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Marş motoru, motoru yeteri kadar hızlı çevirmiyor, marş motorunda arıza arama kısmına bak.&lt;br /&gt;2- Motorda çok kalın yağ kullanılmaktadır yahut yağ kalınlaşmıştır, motor yağı uygun yağla değiştirilmelidir.&lt;br /&gt;3- Marş pinyon dişlisi volan dişlilerine çarpmaktadır, volan dişlisi, yahut piyon dişlisini ileri sürme tertibatı bozulmuştur. Tamir ettirilir. Bu durumda araç ittirilerek çalıştırılabilir.&lt;br /&gt;4- Marş şalteri bozuktur, tamir ettirilir yahut değiştirilir.&lt;br /&gt;5- Otomatik transmisyonlu araçlarda marş emniyet tertibatı arızalıdır. Tamir ve ayar edilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Fakir Karışım Meydana Getiren Sebepler: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Benzinin mumlaşması yüzünden karbüratörde şamandıra iğnesi sıkışmıştır, temizlenir.&lt;br /&gt;2- Şamandıra çok düşük ayar edilmiştir, ayar yenilenir.&lt;br /&gt;3- Karbüratör giriş süzgeci tıkanmıştır, temizlenir.&lt;br /&gt;4- Yakıt pompası arızalı yahut kapasitesi yetersizdir, kontrol ettirilir.&lt;br /&gt;5- Yakıt pompasının filtresi tıkanmıştır, temizlenir yahut yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;6- Yakıt pompası filtre kapağı contası arızalıdır, değiştirilir.&lt;br /&gt;7- Eğer varsa esnek yakıt boruları bükülmüş, kırılmış yahut sıkılmıştır.&lt;br /&gt;8- Pompayla depo arasında, yakıt boruları eğilmiş, tıkanmış, veya delinmiştir.&lt;br /&gt;9- Yakıt deposu kapağındaki hava deliği tıkanmış veya daralmıştır, temizlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style="color: rgb(204, 51, 204); font-weight: bold;"&gt;GAZA BASILDIĞI ZAMAN MOTOR TEKLİYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor rölantide düzgün çalıştığı halde, otomobil hareket halinde iken gaza basıldığı zaman motor tekliyorsa; kompresyonun yüksekliği sebebiyle aşağıda sıralanan arızalar ateşlemenin kesilmesine sebep olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Ateşleme zayıftır. Enjektörlü araçlarda enjektörler kontrol edilmeli.&lt;br /&gt;2- Buji tırnak aralıkları çok açıktır.&lt;br /&gt;3- Buji kirlenmiş yahut ıslanmıştır.&lt;br /&gt;4- Buji porseleni içten arızalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTOR BÜTÜN HIZLARDA TEKLİYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Bujiler kirlenmiş veya porseleni kırılmıştır, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;2- Buji kabloları arızalıdır, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;3- Akü gerilimi düşüktür, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;4- Şarj dinamosu gerilimi düşüktür, îlgili bahse bak.&lt;br /&gt;5- Platinler yanmış veya meme yapışmıştır, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;6- Platin ayarları yanlıştır, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;7- Kondansatör (meksefe) arızalıdır, ilgili bahse bak.&lt;br /&gt;8- Bir veya bir kaç silindirde ateşleme zayıftır veya yoktur.&lt;br /&gt;9- Distribütör kapağı veyahut makarası arızalıdır.&lt;br /&gt;10- Birinci devrede direnç yahut zaman zaman birleşip ayrılan bağlantı vardır.&lt;br /&gt;11- Birinci devre akımı zaman zaman kısa devre yapmaktadır.&lt;br /&gt;12- İkinci devrede direnç yahut zayıf bir bağlantı vardır.&lt;br /&gt;13- İkinci devrede tesadüfi kısa devre meydana gelmektedir.&lt;br /&gt;14- Silindir kapak contası patlamıştır. Patlak, bitişik silindirler arasındaysa dikkati çekebilir.&lt;br /&gt;15- Supaplar sıkışmıştır.&lt;br /&gt;16- Hidrolik supap iticileri supapların kapanmasına mani oluyor.&lt;br /&gt;17- Supap yayları kırıktır.&lt;br /&gt;18- Emme manifoldu contasında hava kaçağı vardır.&lt;br /&gt;19- Hava benzin karışımı çok zengin yahut fakir olmaktadır.&lt;br /&gt;20- Buji kabloları; muhafaza borusunda kısa devre yapmaktadır. Yahut adı geçen boru iyice şasilenmemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MARŞA BASILDIĞINDA MOTOR ÇALIŞMIYOR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marşa basıldığı zaman motor çalışmaya başlamıyorsa, arıza % 90 ateşleme veya yakıt donanımındadır. Diğer çeşitli sebeplerin rolü bu işte pek çok değildir. Sistemli bir şekilde hareket edilirse, umumiyetle özel cihazlar kullanmaya lüzum kalmadan arıza bulunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe kontak anahtarını çevirmekten başlanır. Anahtar çevrildiğinde ampermetrede hafif deşarja sapma veya şarj ihbar lambasında yanma görülüyorsa devreden akım geçiyor demektir. Yakıt göstergesi ayrıca depoda yakıt olup olmadığını gösterecektir. Bundan sonra motoru çalıştırmak için marşa basılır. Marş motoru kolaylıkla motorumuzu çeviriyorsa marş motoru ve batarya iyi demektir. Şayet marş motoru yavaş yavaş dönüyorsa batarya boştur, marş motoru arızalıdır. Kutup başları kirli yahut gevşektir. Ayrıca marş şalterinde marş motoru mekanik tertibatında ve marşta endüvi burçlarının aşınmasıyla endüvinin ikaz yastıklarına sürtmesi gibi arızalar göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer marş motoru normal olarak motoru çeviriyorsa ateşleme donanımında arıza aramaya geçilir.&lt;br /&gt;__________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTORDA YAĞ BASINCI DÜŞÜK &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Basınç göstergesi yanlış göstermektedir.&lt;br /&gt;2- Basınç göstergesine gelen borunun deliği daralmıştır. (Motorda).&lt;br /&gt;3- Yağ sulanmıştır. Yahut istenilenden ince yağ kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;4- Pompada yağ basınç kontrol supabının basınç ayarı çok düşüktür.&lt;br /&gt;5- Basınç kontrol supabının yayı zayıftır.&lt;br /&gt;6- Yağ pompasının elemanları aşınmıştır.&lt;br /&gt;7- Yağ pompasının eleman yuvası ve kapağı aşınmıştır.&lt;br /&gt;8- Yağ pompasının gövdesi yahut kapağı gevşektir.&lt;br /&gt;9- Yağ pompasının contası bozulmuş, yanlış takılmış, yahut çok incedir.&lt;br /&gt;10- Pompa emme borusunda hava kaçağı vardır. (Karterde yağ seviyesi düşüktür).&lt;br /&gt;11- Yağ pompası yüzücü süzgeçte hava kaçağı vardır.&lt;br /&gt;12- Pompa emme borusu veya süzgeci suyla, mumlaşmayla ve donma sebebiyle, tıkanmıştır.&lt;br /&gt;13- Yağ boşaltma borusunda kaçak vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTORDA YAĞ BASINCI YOK &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Basınç göstergesi bozuktur.&lt;br /&gt;2- Basınç göstergesine gelen boru tıkanmıştır.&lt;br /&gt;3- Karterdeki yağ miktarı yetersizdir.&lt;br /&gt;4- Yağ pompayı kırılmıştır.&lt;br /&gt;5- Yağ basınç kontrol supabı açık kalmıştır.&lt;br /&gt;6- Yağ pompası çıkış kanalı tıkanmıştır.&lt;br /&gt;7- Pompanın emme tarafındaki emme borusu, yahut yağ süzgeci tıkanmıştır&lt;br /&gt;__________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTORDA YAĞ BASINCI YÜKSEK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Basınç göstergesi arızalıdır.&lt;br /&gt;2- Kullanılan yağ çok kirlidir.&lt;br /&gt;3- Basınç kontrol supabının basınç ayarı yüksektir.&lt;br /&gt;4- Basınç kontrol supabının yayı çok serttir.&lt;br /&gt;5- Plancır tip tahliye supabının kanalı tıkalıdır.&lt;br /&gt;6- Plancır tip tahliye supabında mumlaşma yüzünden, yahut plancırın yerine sıkışık durumda olmasından tutukluk vardır.&lt;br /&gt;7- Pompanın yağ basma kanalında tıkanıklık vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTORDA YAĞ KAÇAĞI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Yağ karterinde boşalma tapası gevşek yahut tapa contası bozuktur.&lt;br /&gt;2- Yağ karterinde çatlak yahut delik vardır.&lt;br /&gt;3- Karter contası şu sebeplerden kaçırmaktadır:&lt;br /&gt;a) Vidalar gevşektir.&lt;br /&gt;b) Conta bozulmuştur.&lt;br /&gt;c) Conta yerine iyi oturmamıştır.&lt;br /&gt;d) Karterin flanş kısmı eğilmiştir.&lt;br /&gt;4- Eksantrik mili dişlileri kapak contası aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:&lt;br /&gt;a) Cıvatalar gevşektir.&lt;br /&gt;b) Conta bozulmuştur.&lt;br /&gt;c) Conta yerine iyi oturmamıştır.&lt;br /&gt;d) Kapağın flanş kısmı eğilmiştir.&lt;br /&gt;e) Kapağın bağlandığı motor kısmı kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;5- Anamil ön keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:&lt;br /&gt;a) Yağ keçesi yıpranmıştır.&lt;br /&gt;b) Keçe yanlış takılmıştır.&lt;br /&gt;c) Anamil muylusu ve pule yatak kısımları oyulmuştur.&lt;br /&gt;d) Pule veya damper gevşemiştir.&lt;br /&gt;e) Keçe yahut kapak merkezden kaçmıştır.&lt;br /&gt;f) Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.&lt;br /&gt;6- Arka anamil keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:&lt;br /&gt;a) Keçe yıpranmıştır.&lt;br /&gt;b) Kullanılan keçe yerine uygun tipte değildir.&lt;br /&gt;c) Arka yatak aşıntısı büyümüştür.&lt;br /&gt;d) Anamil muylusunda oyuklar meydana gelmiştir.&lt;br /&gt;7- Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.&lt;br /&gt;8- Eksantrik milin arka kısmındaki tapa yeteri kadar sıkı olmadığından, yerine iyi yerleştirilmediğinden, yuvasının bozulmuş veya eksantrik mil boyuna boşluğunun çoğalmasından yağ kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;9- Yağ donanımı dış bağlantılarının herhangi biri kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;10- Yağ filtresi kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;11- Distribütör yuvası kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;12- Supap kapağı; bağlantı cıvatalarının gevşek olmasından, contasının bozuk veya yerine iyi takılmamış olmasından veya kenarlarının eğilmiş olmasından yağ kaçırmaktadır. (L tipi motorlarda).&lt;br /&gt;13-Külbütör kapağı cıvatalarının gevşek oluşundan, contanın kopuk oluşundan yahut contanım yerine iyi oturmamasından veya kapak ağzının eğilmiş olmasından kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;14- Yağ pompası dışarıda olan pompalarda pompa bağlantı cıvataları gevşemiş yahut contası bozulmuştur.&lt;br /&gt;15- Karter havalandırma tertibatının bozulması yahut borusunun tıkanması karterde basıncın yükselmesine sebep olduğu için yağ kaçağı olmaktadır.&lt;br /&gt;16- Yağ basınç kontrol supabı motorun dış tarafına yerleştirilmişse cıvataları gevşektir, yahut contası bozuktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 51, 204);"&gt; MOTORDA YAĞ SARFİYATI FAZLA &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Dışta yağ kaçağı vardır.&lt;br /&gt;2- Piston segmanları aşınmış olduğundan yağ kaçırmaktadır.&lt;br /&gt;3- Motor çalışırken egzoz borusundan mavi duman çıkıyorsa bu, umumiyetle segmanların yağ kaçırdığına işarettir. Bazen segmanlar yuvalarına mumlaşma sebebiyle sıkışabilir. Böyle hallerde depoya uygun solvent (eritici) koymak suretiyle segmanlar motor açılmadan serbest hale getirilebilir.&lt;br /&gt;4- Piston ve silindirler aşınmıştır.&lt;br /&gt;5- Silindir gövdesi kapak cıvatalarının sıkılmasıyla çarpılmıştır.&lt;br /&gt;6- Emme supabının kayıtları ve supap sapları arasındaki boşluk, silindire yağ kaçıracak kadar büyümüştür.&lt;br /&gt;7- Vakum pompası diyaframı delinmiş olduğundan, karterden emme manifolduna yağ emilmektedir.&lt;br /&gt;8- Ana ve biyel yataklarının fazla aşınmış olması, fazla miktarda yağın silindir duvarlarına sıçramasına sebep olmaktadır.&lt;br /&gt;9- Yağ basınç kontrol supabının arızalı veya tıkanmış oluşu sebebiyle yağlama yağının basıncı çok yükselmiştir.&lt;br /&gt;10- Piston pimleri basınçlı olarak yağlanıyorsa pimin gevşek olması silindire yağ geçişini çoğaltmaktadır.&lt;br /&gt;11- Motorda çok ince yağ kullanılmıştır. Yahut soğukta uygun kalınlıkta olan yağın kalitesi iyi olmadığı için, motor ısındığı zaman çok incelmektedir. Bu sebeple motorun yağ sarfiyatı yükselir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; MOTORDA GÜÇ KAYBI VAR, YÜKSEK DEVİRDE BEKLENEN İŞİ YARAMIYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu akıldan çıkarmamalıdır ki, motorun çalıştığı yerin yüksekliği motor gücüne tesir etmektedir. Normal bir yükseklik için ayar edilmiş bir motor daha yükseklere çıktığı zaman çalışmasını bozar ve gücünden kaybeder. Yükseklerde de normal çalışacak şekilde ayarlanmış bir motorun karbüratörü alçak yerlerde kendi kendine zengin karışım verecek durum alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir otomobilin ayarı değiştirilmeden deniz seviyesine inilecek olursa rölanti devrinde hissedilir şekilde bir artma ve muhtemelen motorda erken ateşleme olacaktır. Bunun dışında aşağıdaki sebeplerden de motorda güç kaybı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;l- Ateşleme zaman ayarı ayarsızdır.&lt;br /&gt;2- Distribütörde ağırlıklı avans iyi çalışmıyor.&lt;br /&gt;3- Vakum avansı iyi çalışmıyor.&lt;br /&gt;4- Platinler yanmış, kirlenmiş, sıkışmış yahut yayının gevşekliğinden dolayı sıçramaktadır.&lt;br /&gt;5- Bujiler arızalıdır.&lt;br /&gt;6- Buji kabloları arızalıdır.&lt;br /&gt;7- Ateşleme bobini arızalıdır.&lt;br /&gt;8- Karbüratör arızalıdır.&lt;br /&gt;9- Motor kompresyonu iyi değildir.&lt;br /&gt;10- Motorda erken ateşleme vardır.&lt;br /&gt;11- Manifold ısı kontrol kelebeği kapalı olarak sıkışmıştır.&lt;br /&gt;12- Karbüratörde; hava filtresinin kirli, jikle kelebeğinin tam açık olmaması sebebiyle hava girişi zorlukla karşılaşmaktadır.&lt;br /&gt;13- Karbüratörün gaz kelebeği manivelası kelebek milinde gevşemiştir.&lt;br /&gt;14- Gaz kelebeği kumanda tertibatı (gaz pedalından kelebeğe kadar) ayarsızdır. Kelebek tam açılmıyor.&lt;br /&gt;15- Karbüratör kapış pompası çalışmıyor.&lt;br /&gt;16- Yakıt pompası iyi çalışmıyor.&lt;br /&gt;17- Egzoz borusu, susturucu ve egzoz çıkış borusu kısmen tıkalıdır.&lt;br /&gt;18- Debriyaj kaçırıyor.&lt;br /&gt;19- Aktarma organlarında aşağıdaki sebeplerden dolayı bir sıkışıklık vardır.&lt;br /&gt;a) Frenler sürtüyor.&lt;br /&gt;b) Tekerlek göbek yatakları çok sıkıdır.&lt;br /&gt;c) Vites kutusu tertibatının eksenlerinde kaçıklık vardır.&lt;br /&gt;d) Arka tekerlek aksları eksenlerinde kaçıklık vardır.&lt;br /&gt;e) Lastiklerin havası azdır.&lt;br /&gt;20- Diferansiyelde dişli oranları yanlıştır.&lt;br /&gt;21- Tekerlek çapları büyüktür.&lt;br /&gt;22- Supap zaman ayarı bozuktur.&lt;br /&gt;23- Hız göstergesi bozuktur (hızı az gösteriyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; MOTORDAN GELEN SESLER &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Ana yatak sesi: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana yatakta fazla boşluk olduğu, motor yük altında iken duyulan boğuk kuvvetli yatak vuruntularından anlaşılır. Eğer bütün ana yataklar fazla boşlukluysa hemen dikkati çekecek şekilde motordan anormal sesler gelecektir. Yatak sesleri motor çalışırken muntazam olarak duyulur. Sesin geldiği yer bujilere giden buji kablolarını kısa devre yapmak suretiyle tespit edilebilir. Böyle bir araştırmada buji kısa devre yapıldığında yataktan gelen ses kayıp oluyor, yahut azalıyorsa, kısa devre yapılan bujinin silindirine ait yatakların boşluğu fazladır. Bu muayene otomobilin büyük viteste 25 km lik hızına tekabül eden yüksek rölanti devrinde veya yolda yapılabilir. Bu durumda araç yüklenirse ana yatak sesi çoğalır. Bazı hallerde yatakta vuruntu yapacak boşluk olmadığı halde, kullanılan yağın çok ince oluşu yatak yağ filmini incelteceği için de yatak vuruntuları duyulabilir. Böyle hallerde yağın, kalitesini ve yağlama donanımını kontrol ettikten sonra, yatak boşlukları hakkında karar vermek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Volan sesi: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer volan bağlantılarında boşluk varsa muntazam olarak motordan vuruntu sesi yahut şıkırtı gelir. Bu sesin volan gevşekliğinden ileri geldiğini anlamak için vites boşta, motor yüksek rölantide çalışırken kontak anahtarı kapatılır. Bu anda motordan bir vuruntu sesi gelirse muhtemelen volan bağlantılarında boşluk vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Piston kolu yatak sesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piston kollarında yatak boşluğunun fazla olması madeni bir vuruntu sesi çıkarır. Bu ses otomobil 45 km civarında bir hızla, düz yolda giderken gaz kelebeği kapandığı zaman duyulur. Bu muayene araç dururken yapılıyorsa motor devrini yeteri kadar yükseltecek şekilde gaz kelebeği açılır ve hemen kapanırsa boşluğu fazla olan biyel yataklarının sesi duyulacaktır. Bujileri kısa devre yapmak suretiyle sesin azalmasından yahut kayıp olmasından hangi silindire ait kol yatağının arızalı olduğu anlaşılabilir. Bazı hallerde piston kol yatak boşlukları ses yapacak kadar boşluklu olmadığı halde, kullanılan yağın çok ince oluşu ve yatakların yağlanması aynı sesi yapabilir.&lt;br /&gt;Motorda yağlama donanımı normal olduğu halde, gerek ana, gerek piston kolu yataklarından ses geliyorsa ilk fırsatta yataklar yenileştirilmeli, yahut boşluğu azaltacak tedbirlere başvurmalıdır. Aksi halde motorda pahalıya mal olacak hasarlar meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Piston pimi sesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piston piminden, pistondan ve piston kolundan gelen sesleri birbirinden ayırmak güçtür. Piston pimi sesi, keskin çift vuruntu sesidir. Motor rölantide çalışırken daima duyulur. Vuruntu yapan pimin ait olduğu silindirdeki buji kısa devre yapıldığı zaman (plastik saplı bir tornavidayla) pim vuruntuyu artacaktır. Bununla beraber bazı motorlarda pim sesi aracın en büyük viteste 10-50 km hızına tekabül eden motor hızında daha iyi belli olmaktadır. Tereddüde düşüldüğü zaman yukarıdaki muayene yolda da yapılabilir.&lt;br /&gt;Ayrıca piston pimleri; emniyet pimlerinin, yaylarının bozulması yahut kırılmasıyla silindir yüzüne de sürtebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt; Piston ve segman sesleri : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Piston sesi (piston çarpması):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piston silindir içinde aşağı yukarı hareket ederken silindir duvarlarına çarpmak suretiyle ses çıkarabilir. Bu ses kapalı bir yerde sert cisme vuran ağaç tokmak sesine benzeyen boğuk, uğultulu bir sestir. Pistonla silindir arasındaki normal boşluğun büyümesi bu sesin meydana gelmesine esas sebebi teşkil eder. Çarpma sesi motor soğukken duyuluyor, fakat motor ısındıktan sonra kayboluyorsa, ortada ciddi bir durumun olmadığı söylenebilir. Ancak, piston sesinin duyulduğu hallerde kesin karar verebilmek için motorun ilgili parçalarını muayene etmek faydalı olur. Çünkü silindir duvarlarının veya pistonun fazla aşınmış olması, piston eteğinin bozulması (kapanması), piston boşluğunun fazla verilmiş olması veya piston kolunun eksenden kaçık bağlanmış olmayı piston çarpmasına ayrı ayrı sebep teşkil edebilir. Bu hataların önüne geçilmezse boşluk kısa zamanda artacak ve motorun gücünü azaltacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Segman sesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piston segmanlarının sesi şıkırtı şeklinde olur ve supap sesine çok benzer. Ancak, gaza basıldığı zaman segman sesleri çoğalır, oysa gaza basılınca supap sesleri azalmaktadır. Piston ve segman sesleri aşağıdaki sebeplerden ileri gelebilirler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Pistonla silindir arasındaki boşluk fazladır.&lt;br /&gt;2- Silindir ovalleşmiş ve konikleşmiştir.&lt;br /&gt;3- Segmanlar, silindirin üst tarafında meydana gelen aşıntı kenarlarına çarpmaktadır.&lt;br /&gt;4- Piston üstünde yığılmış olan kurum, silindir kapağına değmektedir.&lt;br /&gt;5- Piston, kapak contasına sürtmektedir.&lt;br /&gt;6- Piston segmanı kırılmıştır.&lt;br /&gt;7- Segmanların yuvaları içindeki yan boşluğu fazladır.&lt;br /&gt;8- Piston segmanı yuvaları kırıktır.&lt;br /&gt;9- Piston kırıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; Supap sesleri ve sebepleri: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Supap sesleri; supaplar civarından gelen şıkırtı sesleridir. Ses daha tiz ve nettir supap yakınından rahatlıkla duyulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebepleri şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Supap boşluğu fazla olduğu için “şık şık” sesi vermektedir. Supaplar ayarsızdır. Hidrolik iticili supaplarda iticiler arızalıdır. Supap itme çubukları yahut supap manivelaları (külbütör) eğilmiştir.&lt;br /&gt;2- Bilhassa üstten supaplı motorlarda supap tertibatının yağlanması yetersizdir.&lt;br /&gt;3- Supap tertibatının herhangi bir yerinde aşınma vardır. Özellikle külbütör uçları oyulmuştur. (Uçlar taşlanır).&lt;br /&gt;4- Supap yayı kırıktır.&lt;br /&gt;5- Supap yayları zayıftır.&lt;br /&gt;6- Supap yayları sıkışmıştır.&lt;br /&gt;7- Supap sapıyla kayıt arasındaki boşluk fazladır. Supap kayıtı yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;8- Eksantrik milde kam yüzleri bozulmuştur.&lt;br /&gt;9- Supap kayıtları içinde supap sapları incelmiştir. Supaplar değiştirilmelidir.&lt;br /&gt;10- Supap yüzü ekseni sap ekseniyle aynı değildir. Supap taşlanır.&lt;br /&gt;11- Supap yuvası ekseni supap sapı ekseniyle aynı değildir. Supap yuvası freze edilir.&lt;br /&gt;12- Üstten supaplı motorlarda supap kapağını fazla sıkmak normal supap sesini çoğaltır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Hidrolik supap iticilerinde ses: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hidrolik supap iticilerinden supap sesine benzeyen şıkırtıların gelmesi iticilerin vazifesini iyi yapmadığına işarettir. Az çok hidrolik iticiler motor soğukken çalıştırıldığında ses yaparsa da motor normal sıcaklığını bulduktan sonra sesin kaybolması lazımdır. Hidrolik iticiler ses yapıyorsa, yağ basıncı yetersizdir. Basınç yetersizliğine sebep, yağın köpüklenmesi olabilir. Bu durumda yağ kontrol çubuğu seviye işareti civarında kabarcıklar görülür. Yağın köpüklenmesine, yağın içine su karışması, motorda yağın fazla oluşu yahut az oluşu sebep olabilir. Hidrolik iticiler ayar edilebilir şekilde yapılmışsa, bu ayarın bozulmasıyla da ses yaparlar. Sesi yok etmek için katalog değerlerine göre ayar yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; İticilerin birinden ses geliyorsa sebebi şunlardır: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- İticinin içindeki plancır, yuvasında çok sıkıdır.&lt;br /&gt;2- İtici yayı zayıf yahut kırıktır.&lt;br /&gt;3- Bilya supap kaçırıyor.&lt;br /&gt;4- Plancır (küçük piston) aşınmıştır.&lt;br /&gt;5- Emniyet segmanları (eğer varsa) yanlış takılmış yahut takılmamıştır.&lt;br /&gt;6- İticiye basınçlı yağ gelmiyor.&lt;br /&gt;7- Plancır yuvasında normal aşıntı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bilya supap kaçırıyorsa, itici aseton nevinden bir temizleyici içinde temizlenmelidir. Zaten hidrolik iticiler sık sık temizlemeyi gerektirecek bir düzen içindedir. Aksi halde arıza yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mumlaşma ve kirli yağ, hidrolik iticinin başlıca arıza sebepleridir. Bu sebeple motor yağının temizliğine dikkat etmeli ve motor yağını seçerken en uygun yağı seçtikten sonra başka cins yağ kullanmamalıdır. Yanmış yağın diğer bir yağla karıştırılıp kullanılması mumlaşmaya sebep olacağından, iticilerde tutukluk yapar. Yağı değiştirmeden uzun süre kullanmak, yağ filtresini zamanında değiştirmemek, iticilerin sık sık arıza yapmasına sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Eksantrik mil dişlilerinde ses: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Dişlilerin dişleri veya milleri arasında fazla boşluk vardır.&lt;br /&gt;2- Dişliler aynı düzlem içinde değildir. (Birbirine karşı eğiktir).&lt;br /&gt;3- Dişliler çok sıkıdır (Dış boşlukları azdır).&lt;br /&gt;4- Eksantrik mil dişlisi kamasının kalın olması sebebiyle dişli merkezden kaçmıştır.&lt;br /&gt;5- Eksantrik milde veyahut anamilde boyuna boşluk fazladır.&lt;br /&gt;6- Dişlerde eğilme veya kırık vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Eksantrik milinin zincirinde ses: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Aşıntı sebebiyle zincir gevşemiştir.&lt;br /&gt;2- Zincir lokmaları aşınmıştır.&lt;br /&gt;3- Zincir lokmalarının pimleri aşınmıştır.&lt;br /&gt;4- Zincir lokmaları eksenden kaçıktır.&lt;br /&gt;5- Anamil ön ana yatak boşluğu fazladır.&lt;br /&gt;6- Eksantrik mil ön yatak boşluğu fazladır.&lt;br /&gt;7- Damper yahut kasnak gevşektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Motor bağlantıları gevşek olduğu zaman ses: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor bağlantıları gevşek olduğu zaman daha ziyade araç hareket halinde iken gaza basılıp bırakıldığı zaman ses gelir. Bu halde duyulan ses boğuk bir vuruntu sesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Anamil boyuna boşluğu fazla olduğu zaman ses:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anamil boyuna gezinti boşluğu fazla olduğu zaman, umumiyetle motor rölantide çalışırken, zaman zaman da yüksek devirde keskin bir çarpma sesi duyulur. Ancak, debriyaja basıldığı zaman bu ses kaybolacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Su pompasında ses:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Su pompası hareket kasnağı gevşektir.&lt;br /&gt;2- Pompanın elemanı (rotoru) milinde gevşemiştir.&lt;br /&gt;3- Pompa milinin boyuna gezinti boşluğu fazladır.&lt;br /&gt;4- Pompa milinin burç (yatak) boşlukları fazladır.&lt;br /&gt;5- Pompa elemanının kanatları muhafazasına sürtmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: georgia;"&gt; MOTORDA RÖLANTİ DÜZGÜN DEĞİL &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor rölantide çalışırken düzgün çalışamıyorsa bunun sebebi; ya karbüratörde çok zengin karışım hazırlanması, yahut herhangi bir sebeple motorda gayri muntazam patlamaların meydana gelmesiyle teklemelerin olmasıdır. Bunların belli başlı sebepleri önem sırasına göre aşağıda sıralanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Rölanti memesi yahut rölanti kanalları kirlenmiştir.&lt;br /&gt;2- Rölanti ayarı zengin ayar edilmiştir.&lt;br /&gt;3- Hava filtresi kirlidir.&lt;br /&gt;4- Şamandıra ayarı çok yüksektir.&lt;br /&gt;5- Jikle çok kapalıdır.&lt;br /&gt;6- Yakıtın uçuculuğu çok fazla, yahut çok azdır.&lt;br /&gt;7- Emme manifoldunda hava kaçağı vardır.&lt;br /&gt;8- Yakıt pompası basıncı çok yüksek, yahut çok alçaktır.&lt;br /&gt;9- Karbüratörün memeleri tıkanmıştır.&lt;br /&gt;10- Platin aralıkları çok geniş, yahut dardır.&lt;br /&gt;11- Buji tırnak aralıkları çok geniş, yahut dardır.&lt;br /&gt;12- Platin kolları sıkışmaktadır.&lt;br /&gt;13- Bazen ateşlemede tekleme meydana gelmektedir.&lt;br /&gt;14- Supaplar kaçırıyor.&lt;br /&gt;15- Supaplar yahut külbütörler sıkışmıştır.&lt;br /&gt;16- Supap yayları kırılmıştır.&lt;br /&gt;17- Supap boşlukları yoktur. (Supap ayarı bozuk).&lt;br /&gt;18- Hidrolik supap iticileri supapların kapanmasına mani olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255); font-weight: bold;"&gt; MOTOR DÜŞÜK DEVİRDE VE RELANTİDE TEKLİYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Bujiler arızalıdır.&lt;br /&gt;2- Buji tırnak aralıkları çok kapalıdır.&lt;br /&gt;3- İkinci devre bağlantıları kirli, paslı yahut buji kabloları arızalıdır.&lt;br /&gt;4- Distribütör kapağı çatlak veya içindeki çevresel elektrot uçları yanmış yahut aşınmıştır.&lt;br /&gt;5- Karbüratör hava filtresi kirlidir.&lt;br /&gt;6- Supaplarda kaçak vardır.&lt;br /&gt;7- Platin aralıkları çok kapalıdır.&lt;br /&gt;8- Karbüratör ayarsızdır.&lt;br /&gt;a) Şamandıra ayarı çok yüksek veya çok alçaktır.&lt;br /&gt;b) Şamandıra iğnesi kaçırıyor.&lt;br /&gt;c) Karbüratör memeleri yanlış veya gevşektir.&lt;br /&gt;d) Rölanti hava kanalı veya yakıt memesinde kısmi tıkanıklık vardır.&lt;br /&gt;e) Karbüratör veya manifold flanşı eğilmiş yahut yüzü yaralanmıştır.&lt;br /&gt;9- Yakıt pompası emme klapesinde kaçak vardır.&lt;br /&gt;10- Supap kayıt boşluklarının büyümesi sebebiyle supap sapları etrafından hava kaçağı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR DÜZGÜN ÇALIŞMIYOR VE DURUYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorun rölantide düzgün çalışmamasının ve durmasının sebepleri çok çeşitlidir. Aşağıda sıralanmış sebepler, zor çalışmaya ve teklemeye sebep olarak gösterileceği gibi, motorun düzgün çalışmamasına ve durmasına da sebep olabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Motorun rölanti devri çok düşüktür, karbüratörden ayar edilir.&lt;br /&gt;2- Emme manifoldu bağlantılarında, contasında hava kaçakları vardır. Yahut cam sileceği hortumu borusundan çıkmıştır. Emme manifoldu contasında hava kaçağı muayenesi yapmak için; motor rölanti de çalışırken bir yağdanlıkla conta etrafına yağ sıkılır. Motorun çalışması düzeliyorsa, manifoldda hava kaçağı var demektir. Civataları sıkılır, olmazsa contalar değiştirilir.&lt;br /&gt;3- Platinler arızalıdır.&lt;br /&gt;4- Supaplar kaçırmaktadır, vakum kontrolü yapılır.&lt;br /&gt;5- Buhar tamponu vardır.&lt;br /&gt;6- Karbüratör çok zengin karışım hazırlamaktadır. Gaz analiz cihazıyla egzoz gazlarından karbüratörün muayenesi yapılır.&lt;br /&gt;7- Supap boşlukları çok azdır, supap ayarı yapılır. Karbüratörde jikle ısınıncaya kadar motorun rölanti üstü bir hızda çalışması için yüksek rölanti tertibatı varsa, jikle kelebeği tamamen açılıncaya kadar yüksek rölanti kısmının gaz kelebeğini kısmen açık durumda bulundurması gerekir. Aksi halde ısınıncaya kadar motorun çalışması düzgün olmayacak yahut duracaktır. Bu durumda yüksek rölanti tertibatı ayar edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilhassa hidrolik kavramlı veya tork konverterli otomobillerde gaz kelebeği aniden kapandığı zaman motor durmaktadır. Bu anormalliği gidermek için karbüratöre motorun durmasını önleme tertibatı (dashpot) denilen bir tertibat ilave edilmiştir. Amortisör gibi çalışan bu tertibat bir diyafram ve bir de küçük tek yönlü supaptan ibarettir. Diyafram milini bir yay ileri doğru iter. Gaz pedalından ayak çekilince gaz kelebeğinin kapanmasına biraz kala kelebek bağlantısı diyafram miline yaslanır ve diyafram yavaş yavaş hareket edeceğinden gaz kelebeği de yavaş yavaş kapanacak ve motorun durması önlenecektir. Eğer tertibatın ayarı iyi değilse motor duracak yahut çok anvelede kalacaktır. Bu halde gerekli ayarı yapmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor düzgün çalıştığı halde araç hareket ettiğinde çalışması bozuluyor yahut duruyorsa arıza daha ziyade yakıt sistemindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Yakıt deposu boştur.&lt;br /&gt;2- Buhar tamponu vardır.&lt;br /&gt;3- Yakıt borularında don vardır.&lt;br /&gt;4- Yakıt içinde su vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 255, 255);"&gt; MOTOR FAZLA BENZİN YAKIYOR VE BOĞULUYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 204); font-style: italic;"&gt; Açıklama: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorun emme manifoldu veya silindirleri içinde sıvı benzinin toplanmasına boğulma denir. Bu durum karışımın yanmayacak kadar zengin olmasına sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer karbüratörün jiklesi, gaza tam basıldığında açılıyorsa ki, bir miktar açılması gerekir. Gaz pedalı sonuna kadar basılı vaziyette (ayağı zaman zaman gaz pedalından çekmeden) marşa bir süre basılırsa motor fazla benzini dışarı atarak çalışmaya başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jiklesi gaz kelebeğiyle kumandalı olmayan tiplerde jikle elle yahut bağlamak suretiyle açık tutularak, yine gaza basılmak suretiyle motor çalışıncaya kadar marşa basılır. DİKKAT: Bu işi yaparken gaz pedalını katiyen pompalamamalıdır.&lt;br /&gt;Motor, jiklenin kapalı kalmasıyla yahut araç dururken karbüratörden sızan yakıtla boğulabileceği gibi eğer, karbüratör çok zengin karışım yapıyorsa manifoldda benzinin toplanmasıyla araç yolda giderken de boğulabilir ve durur. Bu durumda yine, yukarda yapılan işlemlere göre fazla yakıt dışarı atıldıktan sonra motor çalışacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt; Yakıt sarfiyatını arttıran sebepler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Jikle gerektiği gibi çalışmıyor, kontrol edilir.&lt;br /&gt;2- Otomatik jikle ayarsızdır, evvelce anlatıldığı gibi ayar edilir.&lt;br /&gt;3- Karbüratörün boğulmayı önleyici jikle tertibatı ayarsızdır.&lt;br /&gt;4- Karbüratör şamandıra ayarı çok yüksektir, uygun mastarla veya ölçüsüne göre ayar edilir.&lt;br /&gt;5- Şamandıra iğnesi kirlenmiş yahut aşınmıştır, temizlenir yahut değiştirilir.&lt;br /&gt;6- Şamandıra sıkışmış yahut yakıt yüzüne gelen tarafı içeri doğru eğilmiştir; yenisiyle değiştirilir.&lt;br /&gt;7- Şamandırada delik vardır, karbüratörcüde tamir ettirilir.&lt;br /&gt;8- Yakıt pompasının basıncı çok yüksektir, cihazlar yardımıyla motor ayarı yapan bir atölyede pompa basınç kontrolü ve ayarı yaptırılır.&lt;br /&gt;__________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 204);"&gt; MOTOR YÜKSEK DEVİRDE TEKLİYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Motor üzerindeki bujiler sıcaktır. Daha soğuk tipteki bir bujiyle değiştirilir. Ancak normal bir bujinin ısı yalıtkanlığı ve fena bir buji contayı sebebiyle de çok ısınabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir.&lt;br /&gt;2- Platin aralıkları çok açıktır.&lt;br /&gt;3- Platin kolları eğilmiş veya sıkışmıştır.&lt;br /&gt;4- Platin yayı gerilimi zayıflamıştır.&lt;br /&gt;5- Supaplar sıkışmıştır.&lt;br /&gt;6- Supap yayları supapları kapamayacak kadar zayıflamıştır, yahut kırılmıştır.&lt;br /&gt;7- Ara sıra karbüratöre gelen yakıt miktarı azalıp çoğaldığı için karışım zaman zaman yanmayacak kadar fakirleşmektedir.&lt;br /&gt;8- Yakıt donanımında kısmi (motoru tamamen durdurmayacak kadar) buhar tamponu meydana gelmiştir.&lt;br /&gt;9- Ateşleme kıvılcımı zayıftır.&lt;br /&gt;10- Egzoz manifoldu kurumla tıkanmıştır.&lt;br /&gt;11- Egzoz manifoldunda, susturucuda ve egzoz borusunda gaz çıkışını güçleştiren bir tıkanıklık vardır.&lt;br /&gt;12- Ateşleme zaman ayan bozuktur.&lt;br /&gt;13- Distribütörde ağırlıklı avans iyi çalışmıyor.&lt;br /&gt;14- Emme manifoldu ısıtıcısı kapalı olarak sıkışmıştır.&lt;br /&gt;15- Karbüratör hava filtresi kirlidir.&lt;br /&gt;16- Jikle kelebeği tam olarak açılmıyor.&lt;br /&gt;17- Gaz kelebeği, mili üzerinde gevşemiştir.&lt;br /&gt;18- Yakıt pompasının çalışması yetersizdir.&lt;br /&gt;19- Silindirlerde kızgın noktalar erken ateşlemeye sebep olmaktadır.&lt;br /&gt;20- Supap zaman ayarı bozuktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-weight: bold;"&gt; MOTOR ZOR ÇALIŞIYOR &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Motor sıcakken:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motor sıcak olduğu zaman güç çalışıyorsa, umumiyetle arıza sebebi yakıt sisteminin boğulmaya sebep olmasından ileri gelir. Bu arızalar; “MOTOR NİÇİN ÇALIŞMIYOR” kısmında izah edilen sebeplerden ileri gelir. Seyrek de olsa ateşleme bobini bazı hallerde ısındığı zaman ateşlemenin bozulmasına sebep olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(255, 255, 204);"&gt; Motor soğukken: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motorun soğukken zor çalışması: “MOTOR NİÇİN ÇALIŞMIYOR” bölümünde belirtilen sebeplerden ileri gelebileceği gibi ayrıca aşağıda görülecek sebeplerden de ileri gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Jikle kelebeği iyice kapanmıyor, jikle ayarı yapılır.&lt;br /&gt;2- Benzin içinde gaz yağı, su vardır. Yahut depoda buzlanma vardır.&lt;br /&gt;3- Yakıt pompası filtresinde buzlanma vardır, sıcak suyla eritilir.&lt;br /&gt;4- Yakıt borularında buzlanma vardır.&lt;br /&gt;5-Marş motoru yavaş çeviriyor;&lt;br /&gt;a) Sıfırın altındaki sıcaklıklarda motor yağı çok kalınlaşmıştır,&lt;br /&gt;b) Akü zayıftır. Fazla soğuk havalarda akünün zayıflığı iyice kendini gösterir.&lt;br /&gt;6- Uzak bir ihtimal de olsa su pompası içindeki suyun donmasıyla pompa rotoru sıkışabileceğinden gergin bulunan kayış motorun dönüşünü geciktirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buhar Tamponu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzinin depodan karbüratörde, fıskiyeye gelinceye kadar, geçtiği yerlerde, buharlaşmasıyla boşlukların yahut kabarcıkların meydana gelmesi halidir. Yakıt pompasının, boruların ve karbüratörün fazla ısınmasıyla benzin içeride buharlaşarak boşluklar meydana getirecektir. Benzin uçuculuğunun çok olması, buhar tamponunun çoğalmasına sebep olur. Ayrıca, hava sıcaklığının yüksek olması, otomobili fazla yük altında kullanmak, soğutma donanımının arızalı oluşu ve yükseklerde hava basıncının azalması buhar tamponunu arttıran sebeplerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buhar tamponu aşırı değilse, motorun teklemesine ve sıcak olduğu zaman güç çalışmasına sebep olacaktır. Aşırı buhar tamponu; çalışmakta olan motoru durduracağı gibi, buhar tamponunun meydana geldiği kısım soğutularak içerdeki buhar yoğunlaştırılmadıkça motoru tekrar çalıştırılamayacak duruma da sokabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt; Yakıt Kaynaması:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakıtın karbüratör içinde ısınarak kaynaması haline yakıt kaynaması denir. Bu olay buhar tamponunun karbüratördeki başlangıcıdır. Karışımın fakir veya zengin olmasına sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 255, 255);"&gt; Karışım fakir olduğunda motor gücünden kaybeder. Zengin olduğu zaman ise motora ilk hareketi vermek zorlaşır. Bazı karbüratörlere; bu muhtemel arızayı önlemek için buhar boşaltma supapı (anti-perköletör) denilen bir tertibat ilave edilmiştir. Gaz kelebeği bağlantılarıyla irtibatı olan bu tertibat, gaz kelebeği kapalı bulunduğu zaman açılarak, kaynama basıncının açık havaya kaçmasını sağlamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buhar boşalma supapı, öyle ayarlanmalıdır ki; gaz kelebeği kapalı iken açık bulunmak suretiyle karbüratördeki yakıt seviyesini muhafaza etsin ve gaz kelebeği açıldığı zaman kapansın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şayet buhar boşaltma supapı, gaz kelebeği kapalı iken çalışmayacak olursa, motor dururken, buhar basıncı karbüratörden yakıtı emme manifolduna taşırarak motorun boğulmasına sebep olmak suretiyle ilk hareketi güçleştirebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-2455935283802219918?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/2455935283802219918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/2455935283802219918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/motosiklette-ariza-sebepleri-zmleri.html' title='MOTOSİKLETTE  ARIZA - SEBEPLERİ - ÇÖZÜMLERİ'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-8494170789900240270</id><published>2008-03-01T06:52:00.000-08:00</published><updated>2008-03-08T02:48:45.156-08:00</updated><title type='text'>MOTOSİKLET KULANIMINDA GEREKLİ BAZI BİLGİLER.</title><content type='html'>&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kalkış:&lt;/b&gt; Motosikletle hareket etmeden önce sol ayak yerde sağ ayak fren pedalına basılı durumda sol el debriyaj levyesinde ve sağ el ön fren levyesinde olmalıdır.&lt;br /&gt;Vitese takmak için sağ ayak yere basılmalı ve debriyaj levyesi sıkılarak sol ayak burnu ile vites pedalı aşağıya doğru bastırılmalıdır.Vitese takma işlemi tamamlandıktan sonra debriyaj levyesi sıkılı durumdayken yine sağ ayak arka fren pedalına basılarak sol ayak yere koyulmalıdır&lt;br /&gt;Kalkış için frenler serbest bırakılmalı, sağ elle hafifçe gaz açılırken sol eldeki debriyaj levyesi gazla koordineli olarak ve yavaşça serbest bırakılmalıdır Motor hareket ettikten sonra debriyaj tamamen serbest bırakılmalıdır&lt;br /&gt;Normal olarak fren levyesi yavaşça sıkılıp hızlı bırakılırken debriyaj levyesi hızlı sıkılır ve yavaşça gevşetilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Dönme :&lt;/b&gt; Viraja girmeden önce nasıl bir viraj alacağınızı tespit edin...&lt;br /&gt;Doksan derecelik viraj :Viraj tipine bağlı olarak hızınızı azaltın. Viraja girdikten sonra çok mecbur kalmadıkça fren yapmayınız ve gazı açmayınız.Viraja dıştan girin ve virajdan en kısa zamanda çıkabileceğiniz bir çizgi belirleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Geniş açılı viraj :&lt;/b&gt; Dizlerinizi yakıt deposuna yapıştırın ve motosikletle birlikte dönüş yönüne doğru hafifçe yatın.&lt;br /&gt;Düşük hızlarda santrifüj kuvvetin etkisi az olacağından sadece motorun yatırılması daha yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tam dönüşlü virajlar :&lt;/b&gt; İleriyi açık olarak göremediğiniz noktalarda daha fazla dikkat sarfedin. Aniden umulmadık bir engel, park etmiş bir araçla karşılaşabilirsiniz.Yol kenarlarına fazla yaklaşmayın. Yolun dış kesimlerinde bulunabilecek kum, çakıl gibi malzemeler motosiklet için tehlikeli olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Sürekli virajlar :&lt;/b&gt; Sürekli virajlarda bir viraj çıkışının izleyen virajın girişi olduğunu unutmayın. Düz ve ters eğimli yol virajlarında daha yavaş ve daha dikkatli gidilmelidir. Virajlara yavaş girilmeli ve göreceli olarak hızlı çıkılmalıdır. Bu nedenle viraj çıkışında gazı hafifçe açınız. Dönme sırasında gazın aniden açılması arka tekerleğin kaymasına neden olur. Motosiklet normal şartlarda araçların görüş açısı içinde olmak için orta yol çizgisinin sağ yakınında sürülmelidir. Ancak virajlarda yolun dış çizgisine yaklaşılmalı ve viraja dıştan girilmelidir. Orta çizgiye yakın dönüşlerde motosiklet yattığı zaman sürücü karşı yönden gelen aracın yoluna geçebilir. Bu durum bir tür şerit ihlali olup son derece tehlikelidir. Virajlarda daima baş çevirilmeli ve göz virajın çıkışına yönlendirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Durma ( Fren Yapma ) :&lt;/b&gt; Fren yapmadan önce gazı tamamen kesin. İleriye doğru bakın ve her iki freni (ön ve arka ) aynı anda kullanın. Frenlerin ayrı ayrı kullanılması hem motosikletin dengesini bozar hem de durma mesafesini artırır. Motosiklete tek kişi bindiğinde frenleme esnasında yükün yüzde 60'ı ön tekerleğe, 40'ı arka tekerleğe biner. Bu nedenle ön fren arka frenden daha kuvvetlice sıkılmalıdır. Ani fren yaparak tekerlekleri bloke etmekten kaçının. Tekerleklerden biri ya da ikisinin bloke olması motosikletin dengesinin bozulmasına, hatta devrilmesine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesikli fren yapmayın. Frenleri yavaştan kuvvetliye doğru ve sürekli olarak uygulayın. Motor iyice yavaşlayıp durmaya yaklaşınca, durmadan hemen önce; debriyaja basarak vitesi boşa alın. Böylelikle motor freninden azami şekildede faydalanmış olursunuz. Fren esnasında tekerleklerden biri bloke olursa, o tekerleğe ait freni gevşetin ve yeniden yavaşça fren uygulayın.Frenleme sırasında motosikletin ataletini ve durma mesafesini hesaba katarak öndeki vasıtayı emniyetle durabileceğiniz bir mesafeden takip edin.&lt;br /&gt;Çok zorunlu olmadıkça virajlarda fren yapmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;b&gt;“Emniyetli Sürüş Kuralları”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kasksız yola çıkmayın:&lt;/b&gt;Çoğu motosiklet kazalarında sürücünün kasksız olması kafanın sert bir yere çarpması nedeniyle ölümlere varan ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Kask giydiğinizde çene kayışını mutlaka kilitleyiniz. Aksi halde ani bir harekette kaskınız fırlayacak ve sizi koruyamayacaktır.&lt;br /&gt;Koruyucu giysiler giyin:Motosiklette vücudunuz dış etkilere açık olduğu için vücudu saran fakat sıkmayan elbise, dar paçalı pantalon, motosiklet çizmesi ya da lastik tabanlı ayakkabı ve eldiven giyilmelidir.&lt;br /&gt;Kaskınız ve elbisenizde diğer sürücüler tarafından görülmenizi sağlayacak reflektör olmalıdır.&lt;br /&gt;Yola çıkmadan önce motosikletinizi kontrol edin: Yola çıkmadan önce motosikletin kontrol edilmesi motosikletten kaynaklanabilecek kazaların önlenmesi bakımından son derece önemlidir. Bu nedenle yola çıkmadan önce aşağıdaki kontrolleri yapmayı alışkanlık haline getiriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Yakıt :&lt;/b&gt; Depo dolu olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Motor Yağı :&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;Tamam olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Lastikler :&lt;/b&gt; Lastiklerde yarık, kesik olmamalı, hava basınçları yeterli olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Jantlar :&lt;/b&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; &lt;/span&gt;Jant telleri gevşek, jant eğik ya da ezik olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Zincir :&lt;/b&gt; Zincir yağlı olmalı, zincir boşluğu 15-20 mm olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Motor :&lt;/b&gt; Yağ kaçağı olmamalı, cıvata, somun ya da vidalar gevşek olmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Frenler :&lt;/b&gt; Balatalar aşınma sınırını aşmamalı, ön fren levye boşluğu 10-20 mm, arka fren pedal boşluğu 20-30 mm olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Debriyaj :&lt;/b&gt; Debriyaj balataları aşınma sınırını aşmamalı, levye boşluğu 10-20 mm olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Far, sinyaller ,korna ve fren lambaları :&lt;/b&gt; Tüm elektriksel uyarı ve aydınlatma elemanları çalışır, lambalar yanabilir durumda olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Akü :&lt;/b&gt; Akü suları tamam olmalı(kuru akü değilse), havalandırma borusu tıkalı olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Aynalar :&lt;/b&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt; &lt;/span&gt;Dikiz aynaları sağlam ve arkayı rahatça görebileceğiniz şekilde ayarlı olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Civata ve somunlar :&lt;/b&gt; Dışardan görülebilen bütün cıvata ve somunlar kontrol edilmeli ve gerekirse sıkılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);"&gt;%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" class="smalltext" &gt;&lt;strong&gt; Motosiklette Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id="pid_172"&gt; &lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt; 1.&lt;/span&gt; Disk kilidini taktığını her zaman hatırlayacak beyne sahip biri henüz dünyaya gelmedi. İlk olmaya çalışıp zorlama. Unutursuuun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 2.&lt;/span&gt; Bol paçalı pantolon giyme. 100 kilometrenin üzerinde paça rüzgarla yukarı doğru sıvanıp anti-karizmatik bir hal alıyor ve ikide bir düzeltmekle olmuyor. Çek kenara. Adam gibi sok paçanı çorabın içine. Kendi karizmanı kendin boz,rüzgara bırakma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 3.&lt;/span&gt; Aerodinamik tasarımında harikalar yaratılmamış olan yüksek ön camlı, yan çantaları olan motora biniyorsan, 120 kilometreden sonra her an türbülans etkisine gireceğini ve bunun arka lastiğin patlamış gibi seni şiddetli yalpalamaya zorlayacağını hatırla. Düşmezsin belki ama "ödüm patladı" tabirinin bir motor sürücüsü tarafından böyle bir olay sonrasında atasözü haline dönüştüğü rivayeti var. Ben yaşadım, sonra bir hafta kadar karşı cins senin için hiçbir şey ifade etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 4. &lt;/span&gt;Öyle walkman, radyo gibi şeyleri motor tepesinde dinleme. Dinleyeceksen de slow müzik dinle. Davul soloda motor kullanmanın zorluğunu bilenler bilmeyenlere anlatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 5.&lt;/span&gt; Yokuş yukarı durunca sağ elinin marifetlerine güvenip hem freni hem de gazı zorlamaya kalkma. Koy sağ ayağını arka frene, motor viteste bak keyfine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 6. &lt;/span&gt;İş stresi, aşk acısı, hicran yarası, patron sendromu, eş fırçası, arkadaş kazığı, bunalım, depresyon, jat lag, joint sonrası, yetişme telaşı, alkol etkisi, geç kalma endişesi, yağmur korkusuyla motora binme. Kısaca, binmeden aynaya bak. Gülümsüyorsan, tak bire devam et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 7.&lt;/span&gt; Aynaya asılı şeftali torbası filan taşımaya kalkma. Ben gecen yıl denedim, düşünce eziliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 8.&lt;/span&gt; Unutma, iki çanta arasındaki beş kilodan fazla ağırlık farkı bele ve virajda zararlıdır. Belinle ilgili imalı sorulardan kaçınmak için çantanı orantılı yükle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt; 9. &lt;/span&gt;Hareket halinde ve kafanda kask varken kulağın kaşınırsa, bu sorununu gözlük sapıyla gidermeye çalışma. Ya çek bir kenara adam gibi kaşı kulağını ya da kulağına niyet başka yerini kaşı. (Ben denedim. Tam konsantrasyonla mümkün bir hadise)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 10.&lt;/span&gt; Motorda başına tüm felaketler iki şekilde gelir; düşerek ve üşüyerek. Böbreklerinin 40 derece sıcakta bile rüzgara karşı koyamayacağını bil, belliğini tak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 11. &lt;/span&gt;Su kaybını terlemek, terlemeyi ıslanmak olarak otomatiğe bağlamış kafana, motorda bunun farklı olduğunu sok. Su iç, kola iç, ayran iç. Alkol alma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 12.&lt;/span&gt; Alkollü motor kullanmak normalden çok daha kolaydır. Asıl zor olan durduğunda motoru ayakta tutabilmektir. Bu açıklamadan sonra "Ne yani alkol aldıysak hiç durmayacak mıyız?" sonucunu çıkartan arkadaşları ayrıca tebrik ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 13.&lt;/span&gt; İlle de yoldaki bir çizgiyi takip etmek isteyen dürtülerine, çöp kamyonlarından akan yağlı sızıntıyı pas geçmeleri gerektiğini öğret. Gününü, haftanı, sağlık sigortanı ve kaskonu çöp etme.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;14.&lt;/span&gt; Haaa unutmadan ; bir de beyaz çizgilerin asfalttan altı kat daha kaygan olduğunu da unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 15.&lt;/span&gt; Vites değiştirirken halen beyninden senin de duyabileceğin bir şekilde diğer uzuvlarına ’ikinci vites birin üstündeydi’ şeklinde komut gidiyorsa, kaskının ve diğer malzemelerinin üzerinde olduğundan yüzde yüz emin ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 16.&lt;/span&gt; Otobanda kamyon, tır, otobüs; yoğun trafikte ise Renault 12, Şahin, Kangoo, minibüs gibi araçlardan, haa bir de bayan otomobil sürücülerinden uzak dur. Arkadaşa 12 yılda 4 otomobil çarptı, dördü de bayandı.Baymayan şuana kadar olmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 17. &lt;/span&gt;Normalde takım elbise giydiğinde daha ağır adımlarla yürüdüğünü anımsa ve motorda kimseyle yarışma. Görev paylaşımı yaptık, o işe ’racingci’ kardeşler bakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 18.&lt;/span&gt; Trafik açıldığında yanındaki aracın seni sıkıştırmasını istemiyorsan trafik ışıklarına bak, önde oturan bayana değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 19.&lt;/span&gt; Park ederken dönemedin mi? Belin yerine koruma demirini dene, sonra da bunu isteyerek yapmışsın gibi bir eda takın. Bu arada kontağı da hemen kapamayı unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 20.&lt;/span&gt; Cuma ve cumartesi geceleri ilerleyen saatlerde Ortaköy, Taksim, Kordonboyu gibi yerlerde sapsal sapsal gezinme. O sırada trafikteki ortalama promil 150 civarında, unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 21.&lt;/span&gt; Koynuna arı mı girdi? Bırak soksun, tadını çıkart. Unutma romatizmaya da iyi geliyormuş. Debelenme, debelenme, debelenme!Bak düşersin işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 22.&lt;/span&gt; "Tüh aha da sağa dönecektim" dediysen, düz git. Git 30 kilometre ileriden dön."Nasıl döndüm ama helal olsun bana" sendromuna kapılırsın. Allah korusun alışkanlık filan yapar. Düz gidip 30 kilometre ileriden dönersen salaklığına hayıflanıp bir dahakine kavşağa gelmeden uyanık olur, kararını erken verirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 23. &lt;/span&gt;Benzin aldıktan sonra hemen gazlayıp gitme. Karının arkanda olduğundan emin ol. Tuvaletteki eşini benzincide unutmak bir motorcunun başına gelebilecek en feci olaylardan birisidir. (Nedense bugüne kadar kız arkadaşını unutan birine rastlanmamıştır).Ben evliyim deme....Asıl vahim olam senin durumun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 24. &lt;/span&gt;Racing kullanıyorsan arkana erkek arkadaşını alma. Ver parasını, nereye gidecekse taksiyle ulaşsın. Adam biraz da ödlekse yanlış anlamalara sebep olur, aklayamazsın kendini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 25.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;Chopper ile toprak yola girme, hele yokuş hiç çıkma, hele hele toprak yokuşta asla durma. Ön tekerlek frende kaya kaya geri gelir bir yerden sonra da yatarsın. Bunları yaşadıysan ve arkanda partnerin varsa, birine anlatırken "Kız arkadaşımla bir yattık ki geçen gün" cümlesini kullanıp milletin aklını karıştırmayasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 26. &lt;/span&gt;Sadece kalın kafalıların kask kullanmadığını unutma, onların mazereti makul. Haa bir de ele güne daha karizmatik gözükeceğim diye kafanın daha kolay kırılmasını sağlayan taslardan asla kullanma. O Nazi türü şeylerin kafana takacağın ortadan kesilmiş beş litrelik pet şişe kadar seni koruyacağını unutma. Bu arada kask takmamakta ısrarcıysan, arada bir Okmeydanı SSK acilin önündeki bankta bir süre otur, sigara iç ve gelenleri izle. Fikrini değiştireceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 27.&lt;/span&gt; Polis çevirdiğinde o daha hiç konuşmadan sen mutlaka birkaç şey söyle. Eksiğin, fazlan, hatan, kusurun varsa ve onun bunu fark ettiğini biliyorsan hemen itiraf et, inkar etme. Yarım ağızla konuşup "Dişimi çektirdim de çok üzgünüm, farkındayım. Aslında hiç yapmam. İkaz ettiğiniz için teşekkür ederim" filan de. (Yıllardır denenmektedir ve yaşamımda buna karşı koyabilen bir polise hiç rastlamadım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 28.&lt;/span&gt; Kanalizasyon kapaklarının kenarından, tramvay rayının üzerinden, grup sürüşlerinde arkadaşının sağından, tıkalı yolda araçların hemen solundan gitme. Hayat sigortan mı var? O zaman demedi deme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt; 29.&lt;/span&gt; Kendinle barışık ol. Bırak herkes; korumalı montun, çeneli kaskın, kışlık çizmelerin, kaskon, zamanı gelmeden aldığın yeni lastiklerin, havalı kornan, ilave neon ışıkların, fosforlu pantolonun ve yan sanayi koruma demirin ile alay etsin. Hasta ziyaretine gitmek, kabulden evladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);font-size:130%;" &gt;DİPNOT: &lt;/span&gt;21’inci soru hariç tamamı gerçek ve birçoğu tecrübeyle yazılmıştır. 23’üncü maddeyi yaşamamak için ise depo kapağı üzerinde fotoğraf bulundurma uygulamasına geçmek mantıklı olabilir.(Şahsen ben öyle yaptım..)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-8494170789900240270?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/8494170789900240270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/8494170789900240270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/motosiklet-kulaniminda-gerekli-bazi.html' title='MOTOSİKLET KULANIMINDA GEREKLİ BAZI BİLGİLER.'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-6115542238536883088</id><published>2008-03-01T06:14:00.000-08:00</published><updated>2008-03-01T06:50:09.859-08:00</updated><title type='text'>Subaplar, Çalışma Prensipleri ve Arızaları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;   İçten yanmalı 4 zamanlı motorların ve daha sonrasında motosikletlerin icadından bu güne motosikletler ve motorları bir çok değişime uğramışlardır. Ancak subaplar, motosiklet motorlarının en önemli parçalarından biri olmaya devam etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Subaplar , silindir içerisine giren benzin-hava karışımının akışını kontrol ederler. Silindir içerisinde yanma esnasında oluşan çok yüksek basıncı tutarlar ve yeni gelecek taze karışıma yer sağlamak için yanmış gazların silindirden çıkmasına müsade ederler. Bu işlemler sırasında en çok yükü üstlenen ise egsoz subabıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;a style="font-family: verdana;" href="http://i-4438.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4438.myimagesonnet.com/tid-4438.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Dört zamanlı bir motor, emme, sıkıştırma, yanma ve egsoz zamanlamalarına sahiptir. Ancak subap çalışması için sadece iki zamanlamaya gerek vardır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; emme ve egzoz zamanlamaları.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;    Bu yüzden subap mekanizması tek bir motor çevrimini tamamlamak için krank milinin her iki turunda eksantrik mili bir kez dönerek emme ve egzoz supaplarını çalıştıracak tarzda tasarlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span id="more-52"&gt;&lt;/span&gt; Krank mili zamanlama dişlisi krank milinin bir ucuna bağlanmıştır ve eksantrik mili zamanlama dişlisi egsoz eksantrik milinin ucuna tutturulmuştur. Egsoz eksantrik mili bir egzantrik zinciri ( ki bu arabalarda ve bazı motorlarda triger kayışı diye geçer ) üzerinden krank mili tarafından tahrik alır. Emme eksantrik mili, emme ve egsoz eksantrik milleri arasındaki dişlilerden tahrik alır. Eksantrik mili zamanlama dişlisinin diş sayısı krank mili zamanlama dişlisinin diş sayısının iki katıdır.(Böylece eksantrik mili, krank milinin her iki turunda bir tur döner.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;a href="http://i-4439.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4439.myimagesonnet.com/tid-4439.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;  Egzantrik mili yada diğer adı ile kam milinin üzerinde kam denilen parçalar vardır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://i-4440.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4440.myimagesonnet.com/tid-4440.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;  Kam milinin haraket ettirdiği parçalar ise subap iteceği ve subap ayar vidasıdır. Subap ayar vidası subapın aralık ayarının yapılmasına yarar. Subap siteminde buluna diğer parçalar ise subap yayı, subap klavuzu ve subap yuvası yada diğer adı ile subap kayıtlarıdır.Motor, motosiklet saatte 60 km hızla giderken subaplar dakikada 1000 defadan fazla açılıp kapanır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt; &lt;a href="http://i-4441.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4441.myimagesonnet.com/tid-4441.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;  Emme ve egsoz subapları yapı,şekil ve ölçü bakımından birbirlerine benzerler. Emme zamanında bol havanın girmesi, egsoz zamanında da yanmış gazların kolay ve çabuk atılmasını sağlayacak şekilde yapılmışlardır.Subaplar ağır şartlar altında çalıştıkları için bilhassa yüksek ısıya dayanıklı metal alaşımlardan yapılmaktadır. Aliminyum ve çelikten, son zamnalarda ise titanyumlu karışımlardan oluşan subaplar korozyana karşıda dayanıklıdır. Egsoz subaplarının bazılarınında ki yeni teknoloji motosiklet motorlarının çoğunda subapların sap kısımlarının içi boştur ve buraya daha iyi soğuma sağlamak için soyum doldurulmuştur. Subap sapının içinde buluna sodyum, subapın çalışması esnasında üzerine aldığı ısının bir kısmını absorbe eder. Egsoz subabı çalışma sırasında içeri alınan hava ile bir miktar soğuma sağlar hemen arkasından yanan karışımın sıcak alevlerine maruz kalır. Tam gazın çıkış anında ise 1200 *C fahrenayt yada 650-700 santigrat *C sıcaklığa ulaşır. İşte bu sıcaklıklarda dakikada 1000 kez hareket eden subap sitemlerinin uzun ömürlü olması ancak subap ayarlarının verilen tolarenslara uygun olması ile sağlanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; İmalatçılar, subapları akkor dereceye kadar ısındığı halde bozulmayan çok dayanıklı malzemelerden yaparlar. Fakat en yüksek kalitede olan subaplar bile uygun şekilde soğutulmazlarsa uzun süre çalışamazlar. Subaplar üzerinden ısı iki yoldan atılır. Birincisi subap yüzeyinden, subap yuvasına ve oradan da soğutma suyuna, ikincisi ise subap sapından subap kılavuzuna oradan da soğutma suyuna.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt; &lt;a href="http://i-4442.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4442.myimagesonnet.com/tid-4442.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt; &lt;a href="http://i-4443.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4443.myimagesonnet.com/tid-4443.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;     &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;SUBAP ZAMAN AYARLAMASI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Motorda ki çalışma zamanlarının sırasının ve devam süresinin doğru olarak muhafaza edilmesi şarttır. Bu çalışmaları eksantrik milinin krank miline göre durumu tayin eder. Krank milinin hareketi motosiklet motorların da genellikle zincirle nakledildiğinden imlatçılar her iki mil üzerinde bulunan dişililerde ki merkezleri birleştirecek zincir bakla sayılarını ve dişli boyutlarını ayarlayarak 1/2 oranında çalışmayı sağlarlar. İki mil üzerinde de bu ayarlamaları yapacak nokta veya işeretler mevcuttur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;   &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0); font-family: georgia;font-size:130%;" &gt;SUBAP ARIZALARI&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap yüzeyi yanması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap sıkışması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap kırılması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap aşınması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap yüzeyinin çukurlaşması, çanaklaşması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap yarlarının bozulması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; - Subap zamanlama ayarlarının bozulması.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;a href="http://i-4444.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4444.myimagesonnet.com/tid-4444.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://i-4445.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4445.myimagesonnet.com/tid-4445.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;            &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; font-family: georgia;font-size:130%;" &gt;SUBAP ARIZALARININ BELİRTİLERİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;        Subap arızaları motor revizyon yada başka bir işlem içim söküldüğünde tespiti kolaydır. Fakat bazı belirtiler meydana gelen, gelebilecek arızaları önceden tespit etme imkanı sağlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0); font-family: georgia;"&gt; 1- YAĞ SARFİYATININ ARTMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Üstten sübaplı motorlarda aşınmış subap mili ve kılavuzları fazla miktarda yağın veya egsoz manifoltuna sızmasını önleyemez ve motor yağ yakma tabir edilen olayı gerçekleştirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 2- MOTORUN SESLİ ÇALIŞMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Subap iteceklerinde oluşan aşırı boşluk veya subap milinin aşınmasından oluşur. Motor şakırtılı bir sesle çalışır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 3- EKSOZ GAZININ DUMANLI OLMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Egsoz gazının mavi dumanlı olması subapları aşınmasından oluşur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 4- MOTOR GÜCÜNÜN AZALMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Subap yanmaları veya ykarda ki diğer sebepler ( kaçırmalar, sızmalar ) nedeni ile motorda güç azalması görülür.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 5- RÖLANTİDE DÜZENSİZ ÇALIŞMA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Kaçıran, sızdıran subaplar silindirlerde balanssız bir çalışmaya sebep olurlar. Bu her silindirden eşit güç alınmaması nedeni ile oluşur. Arıza rölantide düzensizlik şeklinde fark edilir. Çünkü üst devirlerde anlaşılmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 6- EMME MANİFOLTUNDA GERİ ATEŞLEME&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Kaçıran veya sıkışa, sızdıran emme subapı ateşlemenin emme manifoltuna geçmesine sebep olur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 7- SUSTURUCU İÇERİSİDE YANMA VE PATLAMA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Kaçıran, sıkışık, sızdıran egsoz subapları yanmanın sustucuda devam etmesine sebep olur. Bu susturcu içerisinde patlama sesleri ve susturucudan çıkan mavi renkli alevle anlaşılır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia;"&gt; 8- MOTORDA KOMPRESYONUN DÜŞMESİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Arızalı subap sistemi motorda kompresyonun düşmesine sebep olur. Normalde kompresyona bıraktığımız motor kendini devrini ayarlayamaz ve kendini salar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;       &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;SUBAP AYARININ YAPILMASI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;      Motor bloğu yan yüzeyindeki supap kapağı sökülür. Bazı motorlarda ayarın yapılmasını kolaylaştırmak amacı ile emme ve egsoz manifoltlarının komple sökülmesi gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Önce 1. silindirin pistonu (Ü.Ö.N.) ateşleme zamanına getirilir. Bu iş için kardeş çalışan silindirlerin supap bindirme konumlarından yararlanılır. Dört silindirli bir motorun birinci silindir pistonunun ateşleme zamanına getirilmesi için kardeş çalışan 4. silindirin supapları bindirme konumunda olmalı. Yani egsoz supabının kapanıp emme supabının açılacağı ana getirilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu durumda 1. silindirin supap boşlukları bir yaprak sentille ölçülür. Normal boşlukta hareket ettirilen sentilin yüzeylere sürtündüğü hissedilmeli ve 0.001inç (0.025mm) den daha büyük sentil boşluğa girmemelidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Eğer boşluğun ayarlanması gerekiyorsa L tipinde iki adet yassı açık ağızlı anahtar kullanılarak ayarlama gerçekleştirilir. Ayar iticinin üst ucuna yerleştirilen ayar vidasının döndürülmesi ile sağlanır. Bunun için anahtarın biri ile itici tutulur diğeri ile de ayar vidası döndürülür. Bu sırada sentil boşlukta hareket ettirilirken vida döndürülerek ayarlama yapılır. Vida kendini sikan tiptir .Anahtar kullanılmadığı sürece dönme yapamaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Birinci silindirin supapları bu şekilde ayarlandıktan sonra ateşleme sırası izlenerek diğer silindirlerin supapları da aynı şekilde ayarlanır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ayarlar tamamlandıktan sonra motor çalıştırılır ve sesler dinlenir bunun için özel dinleyici cihazları veya pratik olarak 40-50 cm uzunluğunda bir su hortum parçası kullanılabilir gerekirse motor çalışırken supap boşlukları kontrol edilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;a style="font-family: verdana;" href="http://i-4446.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4446.myimagesonnet.com/tid-4446.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt; Subap ayarı yaparken “&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204); font-family: georgia;"&gt;Filler Çakısı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;” denilen bir alet kullanılır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;a style="font-family: verdana;" href="http://i-4447.myimagesonnet.com/"&gt;&lt;img src="http://tid-4447.myimagesonnet.com/tid-4447.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;      &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: georgia;"&gt;Sonuç olarak subapların sağlıklı çalışabilmesi için üretici firmanın belirtmiş olduğu toleransları mutlaka uygulamak gerekir. Ayrıca soğutma siteminin, karbüratör veya enjeksiyon siteminin, bujilerin, egsoz siteminin düzenli bir şekilde çalışıyor olması gereklidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Son olarak da şunu söyleyeceğim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="color: rgb(255, 255, 51); font-family: georgia; font-weight: bold;"&gt; KESİNLİKLE BU TİP AYARLAR HER NE KADAR KONUYA HAKİM OLSAK DA TECRÜBELİ BİR TEKNİSYEN TARAFINDAN YAPILMALIDIR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-6115542238536883088?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/6115542238536883088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/6115542238536883088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/03/subaplar-alma-prensipleri-ve-arzalar.html' title='Subaplar, Çalışma Prensipleri ve Arızaları'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-6042326202727547635</id><published>2008-02-27T02:20:00.000-08:00</published><updated>2008-02-27T02:42:14.375-08:00</updated><title type='text'>NOS</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hawkinsspeedshop.com/categories/products/images/nos-02001.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.hawkinsspeedshop.com/categories/products/images/nos-02001.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     NOS &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Açılımı Nitrous Oxide olan NOS uygulaması, güç arttırmanın en etkili yollarından bir tanesidir. İçten yanmalı bir motorun gücü, dışarıdan aldığı oksijeni, püskürttüğü yakıtla ne kadar şiddetle patlatabildiğine bağlıdır. Motor modifiyesinin genel amacı motora giren hava (oksijen) benzin karışımını arttırmak ve bu suretle içerdeki patlamayı şiddetlendirmektir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Yani, sistemdeki iki ana değişken, yakıt ve oksijendir. Yakıtın depolanması ve aktarılması nispeten kolaydır. Fakat alınan hava miktarının arttırılması ek çalışmalar gerektirmektedir ve genellikle modifiyenin konusunu bu oluşturmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. Soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen güç ve tork da o derece yüksek olur. Otomobillerin soğuk havada daha iyi performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte edilmesinin sebebi de budur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;NOS yani nitrojen ve oksijen karışımı, yakılacak olan oksijen miktarını ve patlamanın şiddetini iki şekilde arttırır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi, her 2 nitrojen atomu ile birleşik 1 oksijen atomu şeklinde yanma odasına giren nitrous oxide'nin, içerdeki yüksek ısıda nitrojen ve oksijen ayrışmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Bu durumda serbest kalan oksijen, dışarıdan alınan havaya ek olarak daha fazla benzinin yakılmasına ve patlama şiddetinin artmasına imkan tanır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;İkinci faktör ise, sıvı olarak tüpte yaklaşık 1000 PSI basınç altında tutulan nitrous oxide, emme manifolduna doğru ilk serbest kaldığı anda basınç farkından dolayı gaza dönüşür. Bu değişim, ısı emerek, içerdeki sıcaklığın çok ciddi oranda düşmesini sağlar. Isının düşmesi, elbette daha yoğunlaşan oksijen molekülleri anlamına gelmektedir. Bu da içerdeki patlamayı kuvvetlendirecek ikinci etkendir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Bu sayede NOS, motor gücünü diğer modifikasyonlardan çok daha hızlı, çok daha basit ve çok daha büyük bir şekilde arttırır. Üstelik fiyatı da oldukça makuldür. Ancak nitrous oxide tarafından üretilen bu büyük güç, buna göre üretilmemiş olan aksamlar üzerinde yıpranmaya neden olabilir. Buna, piston ve piston yataklarından tutun da aktarma organlarına ve yürüyen aksama kadar çok çeşitli örnekler verilebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Sağladığı büyük güce karşılık, NOS'un kullanımı sınırlı süreler içindir. Cockpitteki switchlerle sürücü tarafından kontrol edilebilen NOS tüpü, en fazla 30 saniye aralıksız olarak açık tutulabilmekte ve drag yarışları veya benzeri ani kalkışlarda ve ani hızlanmalarda kullanılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;NOS'un DRY ve WET olarak adlandırılan iki değişik tipi bulunmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;DRY NOS'ta sistem, gazı ve hava filtresinden içeri giren havayı yakmak için mevcut enjeksiyon sistemini kullanmaktadır. Elbette çoğunlukla bu durumda enjektörlerin büyütülmesi ve elektronik kontrol ünitesinin modifiye edilmesi söz konusu olmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;WET yani ıslak NOS tabir edilen modellerde, emme manifolduna giden gazı ve hava filtresinden gelen havayı içerde yakabilmek için yakıt takviyesi bulunmaktadır. Wet yani ıslak olarak tabir edilen yer aslında emme manifoldudur. Wet sistem, mevcut enjeksiyon sistemini modifiye etmek yerine, NOS sisteminin fazladan gerektirdiği yakıtı adeta kendi yanında getirmesi anlamına gelir. NOS tüpü kapalı iken otomobil standart enjeksiyon sisteminin sağladığı yakıt ile çalışmaktadır. NOS yüklemesi yapıldığı ve gaza basıldığı anda tüpten gelen ek yakıt da devreye girerek emme manifolduna püskürtülür ve kuru sistemde sadece hava ve gaz aktaran emme manifoldu, wet çalışan bu sistemde hem hava ve gaz hem de sıvı yakıt aktaracaktır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Tabii ki her iki sistemin de kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır. Dry sistem fazladan bağlantılar ve tüpte yakıt depolamayı gerektirmemesi açısından avantajlıdır ancak her silindire giden nitrous, benzin ve hava miktarının aynı olamaması gibi bir dezavantajı vardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Wet sistemde her silindire tam tamına gerekli oranlarda benzin ve nos karışımı gönderme imkanı vardır. Fakat bu sistemin dezavantajı da hava ve yakıt aktarmasıdır. Emme manifoldu hava, nitro ve benzin karışımını aktarmak zorunda kalmaktadır. Sadece hava aktarmak için dizayn edilmiş olan bu aksam, hava benzin karışımını aktarmakta çok da etkili değildir. Ayrıca tüpteki benzin azaldıkça, gönderilen benzinin basıncıda azalmakta ve sonlara doğru performansta kayıplar olmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;       &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.blogcu.com/uploads/sametpak_NOS-compositie+geel.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img.blogcu.com/uploads/sametpak_NOS-compositie+geel.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;NOS TİPLERİ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt; NOS sistemlerinin başlıca iki çeşidi vardır. Spray bar plate sistemleri; karbüratör ve manifold arasında bir ara plate ile kullanılan Powershot (güçlü atış), Cheater (aldatıcı), Big shot (büyük atış) gibi. Bu plaka, built-in olan spray barlarının içinden emme manifold kanallarına nitro ve ilave yakıt verir. Çoğu yakıt enjeksiyon motorları ve Top Shot gibi olan sistemler için olan nitro sistemleri, plate sistem teknolojisinin değişik şekilleridir. Plate sistemleri 50 ya da extra 400 beygir gücü verebilir. Çoğu plate sistemleri ayar yapılabilen beygir gücü kazanımı ve sistem ayarı için çıkarılabilen nitro ve yakıt jet özelliklerine sahiptir. Plate sistemleri cadde ve çoğu yarış sınıflarında kullanılır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Diğer taraftan, direkt port sistemleri mümkün olduğunca emme valfine yakın olan herbir emiş yolu’na nitro ve ilave yakıt verebilmek için özel dizayn edilmiş enjektörler, fogger memeler kullanır. Bu sistemler, herbir silindire aynı miktarda verirken bolca nitro ve yakıt akıtır. Multiple stage direct port sistemleri, bazı profesyonel yarış motorlarında 1000 ekstra beygire kadar artış yapmıştır. Bütün NOS direkt Port sistemlerin özelliği beygir ayarlamaları ve sistem tuningi (ince ayar) için değiştirilebilen nitro ve yakıt jetleridir. Direkt port sistemleri aşağı yukarı hertürlü motorlarda hem cadde hem de yarış uygulamalarında kullanılır.Yakıt enjeksiyonu için olan bazı nitro sistemleri Direkt Port teknolojisinin değişik bir ifadesidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt; Benzin enjeksiyonu için olan bir sistem tipinde üst emme yoluna nitro ve yakıt enjekte etmek için bir direkt port stili nozzle (meme) kullanılır. Kuru manifold stili nitro sistemleri nitro’yu hava akımı içine olacak şekilde yukarı doğru enjekte ederken ilave yakıt, motorun kendi yakıt enjeksiyon memelerince verilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;      &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.mountainbosshoss.com/IMAGES/NOS%20bottle%20n%20mount.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.mountainbosshoss.com/IMAGES/NOS%20bottle%20n%20mount.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 204);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Kafamızdaki Sorular ve Cevapları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt;HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR    4 Silindirli motorlar 60-100 Hp.    6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp.    8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp.    8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp.  EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR.  BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt;GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt; NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 1500-2000 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE (0-400 MT.) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt;TÜP NEKADAR DAYANIR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA,    10 OZ’ LUK MİNİK TÜP İLE 4-5 ATIŞ     2 LBS’ LİK TÜP İLE 10-15 ATIŞ     10 LBS’ LİK TÜP İLE 20-30 ATIŞ     TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR.     10 OZ’ LUK TÜP 50 HP.     2 LBS’ LİK TÜP 60-75 HP.     10 LBS’ LİK TÜP 100-150 HP.ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE’ DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM’ DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE NOS SİSTEMİNİN 10 PSİ’ DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS’ UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS’ U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON’ A (HARABİYET’ E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;50 HP. ‘ LİK KİTLER 2-3 SAAT 50 HP. ÜZERİNDEKİ KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; NOS DİĞER PERFORMANS ÜRÜNLERİNE KARŞI NE GİBİ AVANTAJLAR SAĞLAR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;MALİYET AÇISINDAN NOS MÜŞTERİYE PARASI İLE SATIN ALABİLECEĞİ EN UCUZ BEYGİR GÜCÜDÜR. EKSTRA BEYGİR GÜCÜ ELDE ETMEK İÇİN KARBURASYON, CHİP, PORTING, ROLISHING, TURBO VE EGZOST SİSTEMLERİNE ORANLA MALİYETİ DÜŞÜK VE NORMAL SÜRÜŞ NORMLARINI BOZMADAN VE MOTORA EKSTRA STRES YARATMADAN KULLANACAĞINIZ GÜVENLİ BİR SİSTEMDİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; NOS MOTORDA EKSTRA BİR AŞINMAYA SEBEBİYET VERİR Mİ?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;ARTI BEYGİR GÜCÜ SEÇİMİ ANAHTAR NOKTADIR. DOĞRU BİR UYGULAMA AŞINMAYA SEBEBİYET VERMEZ. SİLİNDİRDE ORTAYA ÇIKAN ENERJİ ARTAR VE BUNLARI İDARE EDECEK FARKLI BİRİMLER DE YÜKÜ KALDIRIR. EĞER YÜK ARTIŞLARI ONLARI İDARE EDECEK BİRİMLERİN KAPASİTESİNİ GEÇERSE İLAVE AŞINIM MEYDANA GELİR. NOS HER ZAMAN DEĞİL SADECE İSTENİLDİĞİNDE KULLANILMAK ÜZERE İMAL EDİLDİĞİNDEN FEVKALADE AVANTAJLIDIR. İLERİ DERECEDE BEYGİR ARTIŞI İÇİN DİZAYN EDİLEN KİTLERDE BUJİ VE ATEŞLEME ZAMANLARININ GECİKTİRİLMESİ GİBİ İLAVE AYARLARLA SİSTEME ZARAR VERMEZ. DOĞAL OLARAK BENZİN OKTAN’ ININ DA ARTIRILMASI GEREKEBİLİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; NİTRO KİMYASAL OLARAK NEDİR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;NITROUS OXIDE 2 BİRİM NİTROJEN (AZOT) VE 1 BİRİM OKSİJEN’ DEN İBARETTİR. (AĞIRLIK OLARAK %36’ SI OKSİJENDİR.) MOTOR ÇALIŞMA ISISINDA NİTRO PARÇALANARAK OKSİJENİ SERBEST BIRAKIR. BU EKSTRA OKSİJEN DAHA FAZLA YAKITIN YANMASINI TEMİN EDEREK İLAVE GÜÇ YARATIR. PARÇALANAN NİTRO YANMA İŞLEMİNİN KONTROLÜNE YARDIMCI OLARAK ARTAN SİLİNDİR BASINCINA KORUYUCU KALKAN VE NEMLENDİRİCİ ETKİ YAPARAK OLUŞAN ISIYI DÜŞÜREREK HAREKETİ’ DE ETKİLER.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; TÜP NE KADAR ZAMANDA BİTER?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;BU GENİŞ ÖLÇÜDE KİTİN YAPISINA VE JET MEMELERİNE BAĞLIDIR. ÖRNEĞİN, 10 LBS KAPASİTELİ BİR TÜP 125 HP KİT İLE 7-10 KEZ 0-400 METRE KALKIŞI YAPTIRIR. TABİİ BU SÜRENİN UZAMASI VEYA KISALMASI TÜP ÖMRÜNÜ UZATIP KISALTIR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; EN İYİ KULLANMA ZAMANI NEDİR?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;SADECE TAMAMEN AÇIK KELEBEKLE (TAM GAZDA) KULLANILMALIDIR. NİTRO TÜM KELEBEK AÇIKLIĞINDA 1500 DEVİR / DAKİKANIN ÜSTÜNDE DE MÜKEMMEL SONUÇ VERİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; TURBO İLE UYGULANMASI YARAR SAĞLARMI?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;TAMAMEN, TURBO VE SUPERCHARGERLAR MOTOR İÇİNE HAVA BASARLARKEN SIKIŞTIRIRLAR VE BU DA İÇ ISININ (HARARETİN) ARTMASINA NEDEN OLURLAR. İŞTE NOS BURADA İŞE ÇOK YARAR. 20-30o ISI DÜŞÜŞÜ YAPARAK MOTORU VE İÇERİ GİREN HAVAYI SOĞUTUR VE OKSİJENİ ARTIRIR. BU DA İLAVE BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR. BU TİP TURBO VE SUPERCHARGERLİ ARAÇLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR UYGULAMA OLUR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;     &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&gt;&gt; NİTRO KATALİTİK KONVERTORE ZARAR VERİR Mİ?...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;HAYIR. EGZOSTA MEVCUT OKSİJENİN ARTMASI, AKSİNE KONVERTORÜN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIR. BİR ÇOK ÜLKEDE EGZOST EMİSYON YASALARI TARAFINDAN KABUL EDİLİR.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-6042326202727547635?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/6042326202727547635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/6042326202727547635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/02/nos.html' title='NOS'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-4549777616431497600</id><published>2008-02-27T01:08:00.000-08:00</published><updated>2008-04-27T11:53:52.572-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" &gt;Performans Hava Filtreleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Performans hava filtreleri uygulamadaki kolaylıkları ve fiyatlarının diğer modifiye aksamlarına göre çok daha hesaplı olması sebebiyle modifikasyonda genellikle hepimizin ilk başlangıç noktası olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, hepimizin ortak olarak hoşlandığına inandığım, orijinal ekipmana kıyasla bu filtrelerin çıkardığı spor ses bize bu filtreleri aldıran ilk sebeplerdendir. Ancak, modifikasyona genelde herkesin spor hava filtresinden başlamasının bundan daha etkili bir sebebi var ki, o da birilerinin bize bu hava filtrelerini monte ettikten sonra 5-10 bg. gibi güçler elde edebileceğimiz konusunda son derece rahatça atıp tutmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi.. Ben de kullanıyor olmama rağmen, size spor hava filtrelerinin hiç bir işe yaramadığını söylersem acaba ne dersiniz? Öyle şey olur mu diyeceksiniz.. Evet yarıyor ama, tek bir koşulla.. Lütfen okumaya devam edin..&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Teori&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada teori şudur ki, silindirlerin içindeki yanma odasına yakıtla karıştırılmak üzere ne kadar çok hava gönderirseniz, o kadar fazla güç elde edersiniz, ancak mesele bu havayı birinci olarak nasıl gönderdiğiniz, ikinci olarak da gerçekten fazla hava gönderip gönderemediğinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava aerodinamiği o kadar komplike bir konudur ki, motosikletinizin orijinal hava filtresini açık bir spor hava filtresiyle (K&amp;amp;N, Kingdragon ve Green gibi markalar koton hava filtrelerinde en bilinenleridir) değiştirdiğiniz zaman ne kadar daha fazla hava elde edeceğinizi bilmek imkansızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Kutu İçi Uygulamalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz ilk önce kutu içi K&amp;amp;N değişimleri gibi, açık hava filtresi takmak yerine kutuyu aynen kullanıp sadece orijinal filtreyi bir sürü para ödeyip K&amp;amp;N gibi filtrelerle değişmeyi düşünenler için aşağıdaki test sonuçlarını verelim. Motosikletinizin orijinal hava filtresinin bulunduğu kutuda yapılan ve silindirlere, yakıtla karışmak üzere giden havanın akış rezistansını ölçen vakum testleri şu şaşırtıcı sonuçları vermiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(% 100 rakamı havanın yanma odasına giderken maksimum dirençle karşılaştığı durumları, % 100’e göre daha düşük rakamlar ise havanın yakıtla karışmak üzere yanma odasına giderken daha az dirençle karşılaştığı durumları göstermektedir. Doğal olarak arada filtre ya da filtreyi barındıran kutu olmadan, direkt olarak manifolddan alınan hava, % 37,5 ile en az dirence uğrayanıdır)&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.obitet.gazi.edu.tr/obitet_modifiye/dokumanlar/hava_filtresi_dosyalar/filtre2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.obitet.gazi.edu.tr/obitet_modifiye/dokumanlar/hava_filtresi_dosyalar/filtre2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;orijinal hava filtre kutusu / orj.hava filtresi ile 100 %&lt;br /&gt;orijinal hava filtre kutusu / K&amp;amp;N hava filtresi ile 100 %&lt;br /&gt;orijinal hava filtre kutusu / hiç filtre yok 100 %&lt;br /&gt;modifiye edilmiş hava filtre kutusu (kesilmiş) / orj.hava filtresi ile 62.5 %&lt;br /&gt;modifiye edilmiş hava filtre kutusu (kesilmiş) / orj.hava filtresi ile 56 %&lt;br /&gt;açık hava filtreleri 44 %&lt;br /&gt;sadece manifold 37.5 %&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü üzere, açık hava filtresi kullanmadıkça, orijinal hava filtresini K&amp;amp;N benzeri hava filtreleriyle değiştirmek, kutuda oynama yapmadıkça yanma odasına giden hava miktarında hiçbir artı sağlamıyor, çünkü hava her seferinde bir şekilde dirence uğruyor. Belki sizin de dikkatinizi çekmiştir, bu testte benim aklıma en çok takılan nokta, orijinal hava kutusu içerisindeki orijinal hava filtresi ile K&amp;amp;N hava filtresinin geçiş sırasında havaya uyguladıkları direncin eşit olmasından çok, kutuda K&amp;amp;N veya orijinal hiç bir filtre yokken de havanın sanki kutuda filtre varmış gibi dirence uğraması oldu.. İnanılır gibi değil.. Burada da yukarıda bahsettiğim, hava aerodinamiği işin içine giriyor. Demek ki kutu, ne olursa olsun havaya direnç uyguluyor. Zaten hiç kutu yokken, sadece manifolddan alındığında bile havanın 100 değerine göre 37,5 değerinde dirence uğruyor olması, hava aerodinamiğinin ne kadar hassas olduğunu kanıtlıyor. Sadece manifolddan alınırken bile bir direnç varsa, kutu olunca -içinde filtre olsun veya olmasın- havanın dirence uğraması kulağa mantıklı geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında buradan başka bir sonuca daha geçiyoruz.. Kutu varsa, içine hangi marka filtreyi koyarsak koyalım, ya da içinde filtre olsun olmasın hava aynı dirence uğruyor. Hava, ancak kutuya girişini artırmaya yardımcı olacak kesimler uygulanırsa daha rahat akıyor. Sadece manifolddan hava girişi normal karşılanacak bir uygulama olmadığına göre ve kutu içine filtre almak da işe yaramadığına göre, neden kutuyu kesmek yerine filtreyi direkt olarak açığa koymuyoruz? Direkt manifolddan almak yerine filtreyi açığa koyarız ve 37,5 ile 56 arasında bir değer elde ederiz, değil mi? Mesela 44.. Bu da havanın 100 yerine 44, yani kutu içi uygulamanın yarısı kadar dirence uğrayarak geçeceği anlamına gelir.. İşte bu noktada makalenin en can alıcı kısmı geliyor. Lütfen devam edin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Açık Filtre Uygulamaları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal olarak, emiş sistemine giden havanın oksijen yoğunluğu % 21’dir. Bu oran,motosikletinizi fişekleyen, ve ülkemizdeki modifiyeli motosikletlerde nadiren bulunan o pahalı fakat bir o kadar da mükemmel nitro sistemlerinde ise % 33’ tür. Yani, motosikletinizin  motorunu deliye çeviren ve komple bir sistem olan nitro’da bile oran ancak % 33’e çıkabilmektedir. Normalden komple bir sisteme geçildiğinde bile oranların birbirine yakınlığı göze alındığında, ve havanın akışı sırasında karşılaştığı direnci azaltmanın imkan dahilinde olduğu, ancak bunu yaparken içindeki oksijen miktarının yoğunluğunu arttıramayacağımız gerçeğiyle, tek bir konuya odaklanmamız gerekiyor: Evet, havanın direncini azalttık, peki kaç beygir alırız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalar, açık hava filtrelerinin sadece ve sadece dışarıdan soğuk hava alındığı durumlarda fayda sağladığını, bu faydanın da normal motorlarda motosikletin beygir gücüyle orantılı olarak 0-2, turbo motorlarda ise yine soğuk hava sağlanması koşuluyla ve yine motor gücüyle orantılı olarak maksimum 8-10 bg.’e çıkacağını, eğer filtreye sıcak hava çektirilirse beygir gücü kazanımı yerine net beygir gücü kaybı olduğunu gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık tip performans hava filtreleri ile ilgili diğer bir gerçek de, gücü ancak üst devir seviyelerinde vermeleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi diyeceksiniz ki bu performans filtreleri meğer ne kötü şeylermiş.. Aslında dahası da var.. Bu filtreler gerçekten de anlatılageldiği üzere normal hava filtrelerine oranla tozu %300 ila %500 arasında daha fazla geçirirler. Ancak içiniz rahat olsun, geçen bu küçük partiküllerin motorun ömrünü kısalttığına dair hiçbir kanıt yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Filtre Bakımı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakım zamanı, hava filtrenizi hangi koşullar altında kullandığınızla doğrudan bağlantılıdır. Aşırı tozlu ortamlarda bakım zamanı son derece kısalmakla birlikte, normal koşullarda 6 ay ortalama olarak kabul edilebilir bir süredir. Filtre bakımı iki kısımdan oluşur: temizleme ve yağlama.. Bu da ayrı bir meseledir, çünkü benzin istasyonlarına gidip de 5 litrelik Şaşal ya da Hayat Su şişesini gösterip “şunu doldurur musunuz” dediğinizde görevlilerin ilk yaptığı yüzünüze bakıp “Abi yasak, karakoldan kağıt alman lazım” oluyor.. O ilk bakışlarla da sizi süzüyor.. Du bakıyım bu adamda terörist tipi var mı diye. Benzini aldıktan sonra filtreyi içine daldırıp 1-2 saat kadar bekletin. Filtreyi arada daire şeklinde hareketlerle çevirerek de temizleme işlemine yardımcı olabilirsiniz.. Hatta benzini baştan ikiye bölüp sonradan ikinci bi temiz su yapmak da mümkün.. :) Son olarak da iyice durulayın. Benzin tamamen uçtuktan sonra ince sprey yağı filtrenin iç kısmına uygulayın. Yağ, filtre üzerinde yapışkan ve tutucu madde görevi görerek toz ve kirin filtreye yapışmasını sağlayacaktır, böylelikle motora girenin sadece hava olduğuna emin olabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Avantajları, dezavantajları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;                   Konu açılmışken bunu da söyleyelim, performans tipi filtrelerin                    tek dezavantajı fazla ses çıkarmalarıdır. Eğer sportif yürekli                    biriyseniz, bu ses fazlasıyla hoşunuza gidecektir, ama uzun                    yollarda veya babanız arabayı bindiğinde biraz zorlayıcı olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;                   Açık filtrenin avantajları ise saymakla bitmez. Performansı                    arttırırlar, yakıt tüketimini azaltırlar, her devirdeki motor                    torkunu arttırırlar. Evet, iyi bir açık filtre uygulaması motor                    gücünü yaklaşık %5 oranında arttırır, bunun yanında 100km'de                    0.5lt civarıbir yakıt tüketimi sağlar ve ayrıca motorun düşük                    devirlerde, eskisine nazaran daha güçlü olmasını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                 &lt;p style="font-family: georgia; font-weight: bold;" align="justify"&gt;&lt;br /&gt;                 Hava filtreleri dendiği zaman, akla ilk gelen marka K&amp;amp;N                    olur, bunun yanında Türk üretimi olarak EAFY, diğer yabancı                    filtrelerde ise Green, Jamex, ITG, RAMAIR                    gibi birçok marka vardır. Performans olarak auto-show dergisinin                    yaptığu bir testte EAFY, RAMAIR ve ITG,                    en yüksek performansu veren filtreler olarak çukmuştır. Ayrýca                    EAFY bir Türk markası olduğu için de bariz bir fiyat                    avantajı vardır. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Sonuç&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer performans hava filtresi uygulayacaksanız kutu içi filtrelere yeltenmeyin, aldığınız açık tip filtreyi de kesinlikle ve kesinlikle motorun sıcağından izole edin. Yoksa güç kazanımı yerine güç kaybına hazırlıklı olmalısınız. Güç kaybını engellemek için ise ya havayı doğrudan dışarıdan alacak ve motosikletinize uygun bir kutu kullanın, veya en azından kaputu kesin. Ya da her ikisini birlikte yapın .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük devirlerde güç beklemeyin, hatta mümkünse kullanım tarzınızı bir miktar değiştirerek, biraz daha yüksek devirlerde vites değiştirmeye başlayın, çünkü asıl gücü yüksek devirde alacaksınız (Her an olmayacağı açık, ancak o sesi duymak için arada şeytan sizi zaten dürtecektir ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;motosikleti&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; devirlendireceksinizdir. Spor hava filtresi uygulayıp da 3500 devirde vites değiştiren biri var mıdır bilemiyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filtrenizin bakımını ihmal etmeyin.. Yağlama işlemini temizlikle birlikte yapmak mecburiyetinde değilsiniz. Filtreyi temizlemeye üşeniyorsanız, en azından toz tutucu özelliğini yeniden kazandırmak için örneğin her 3 ayda bir filtreyi yağlayarak her 6 ayda bir de temizlik yapabilirsiniz. Hepsi bu kadar!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-4549777616431497600?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4549777616431497600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4549777616431497600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/02/performans-hava-filtreleri-performans.html' title=''/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-1655286834759314814</id><published>2008-02-26T23:56:00.001-08:00</published><updated>2008-02-27T02:03:58.902-08:00</updated><title type='text'>MODİFİYE</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;  MODİFİYE&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Motorun gücünü artırmak, fren sistemini güçlendirmek, kabin ve karoserde bir takım değişiklikler yapmak,aracın daha süratli görüntüsü ve hızıyla dikkati çeken bir otomobil haline getirilmesi için yapılan değişikliklerdir.Diğer otomobillerden ayırt edilen en büyük özellik de bu olsa gerek.&lt;br /&gt;Modifiyenin en çarpıcı özelliği motor gücünü artırmaktır. Daha geniş piston kullanmak ya da eksantrik milinin derecesini değiştirmek, motora güç kazandırmanın en etkin yolları. Bununla birlikte, elektronik beyin programının geliştirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu. Turbo motorlarda bu işlemlerin yanında Turbo valfinin basınç limitini artırılması, intercooler'i büyütmek ve blow-off supabı monte ederek güç artırılabiliyor. Otomobillerde yapılan bu teknik değişiklikler sadece sürat yapması için değil, yol tutuşu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artırmayı da kapsıyor. Bu değişimlerin hepsi bir zincir olarak da düşünmemiz mümkün.Bu yüzden zincirlerden biri eksik olduğu zaman mutlaka olumsuz bir faktörle karşılaşmak kaçınılmaz oluyor.Örneğin;Gücü artırılan otomobili yolda tutmak için birtakım teknik değişiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini sağlamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. Biri eksik olduğunda, ölümle dahi sonuçlanabilecek kazaların yaşanması her an mümkün. Bu nedenle modifiye işlemini yaptırırken doğru sıralama yapmak gerekiyor&lt;br /&gt;Bu arada kullanılan parçaların titizlikle seçilmesi mutlaka belgeli ve trafikte kullanıma uygun olduğuna dikkat etmek gerekiyor.Bu işlemi yaptırırken ilk yapılması gereken profesyonel kişilerden yardım alınması olmalıdır.Teknolojinin gelişmesi ile birlikte otomobillerinde farklı zevklere göre tasarlanması sağlandı. Bu farklı tasarımların ortaya çıkmasında belki de en büyük pay sahibi motor sporlarının oldu.Kabin içindeki süslemelerden alüminyum görünümlü depo kapaklarına kadar tüm aksesuarların temelinde Motor sporları yatıyor.Dış görünümde lastik-jant, karoser kiti, farlar, far kasları, son susturucular,hava kanalları ve aynalar otomobilin otomobili diğer otomobillerden farklı kılan özellikler. Bu aksesuarlardan bir bölümü, otomobilin sadece görünümüne değil , yol tutuşuna da katkı sağlıyor. Kabindeyse Renkli göstergeler,vites topuzu, direksiyon simidi,konsol kaplamaları koltuklar yapılan değişiklikler arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;Dikkat edilmesi gereken diğer bir hususta modifiyeli araçları kullanırken kendi hız zevkiniz için başkalarının canını tehlikeye sokacak şekilde caddelerde yarış yapmak yerine çeşitli kuruluşların düzenlediği yarışlarda adrenalinizi yükseltmenizi tavsiye ederim.Unutmayın ki cadde ve sokaklarda yapılan hız özgürlük değildir.&lt;br /&gt;Çekiş Kontrol Sistemi&lt;br /&gt;Halk arasında "anti-patinaj sistemi" olarak da isimlendirilen çekiş kontrol sistemi, elektronik bir aktif güvenlik ünitesidir. Otomobilin çekişe sahip tekerleklerinden herhangi birisi gereğinden fazla dönüp patinaja düştügünde devreye giren sistem gazı kademeli olarak kesip motor gücünü gerekli oranda düşürerek patinaji önler. Böylece tekerleklerin yola tutunması saglanarak aracın güvenli bir şekilde yol alması sağlanır.&lt;br /&gt;Hangi araçlara uygulanabilir?&lt;br /&gt;ABS fren sistemli ve enjektörlü her türlü araca uygulanabilir.&lt;br /&gt;Çekiş Kontrol Sistemi'nin avantajları&lt;br /&gt;Çekiş Kontrol Sistemi bulunmayan araçlarda kaygan zeminlerde (ıslak, buzlu, toprak, vb.) ve dönüşlerde gereğinden fazla gaza basılması durumunda çekiş yapan tekerlekler hızla boşa döner ve aracın savrulmasına sebep olabilir. Oysa Çekiş Kontrol Sistemi bulunan araçlarda her türlü yol şartlarında emniyetli yol tutuş sağlanır.&lt;br /&gt;- Sürüş güvenliğinizi arttırır........&lt;br /&gt;- Virajlarda yoldan çıkmanızı engeller........&lt;br /&gt;- Kaygan zeminlerde güvenli yol almanızı sağlar.......&lt;br /&gt;- Her türlü yol şartında daha performanslı kalkış yapmanıza yardım eder.......&lt;br /&gt;- Lastiğin ömrünü uzatır........&lt;br /&gt;- Aks, debriyaj balatası, şanzuman vb. aktarma organlarının ömrünü uzatır.......&lt;br /&gt;--Bazı özellikleri ise;&lt;br /&gt;- Kullanım tarzına göre ayarlanabilir,&lt;br /&gt;- İstenildiğinde devreden çıkartılabilir,&lt;br /&gt;- Aracın orjinal tesisatını bozmaz,&lt;br /&gt;- -4O C, +8O C ortam sıcaklıkları arasnda çalışabilir&lt;br /&gt;Artı Beygir Gücünü Nasıl Elde Etmeli?&lt;br /&gt;Bir motor, Yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter. Daha fazla beygir gücü yapmak istiyor musunuz?..Daha fazla yakıt yakın, böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetle itecektir. Çok kolay gibi geliyor. Fakat, bu o kadar da kolay değil. Gücü arttırmayı bir kompleks mühendislik problemi yapan çok sayıda ki faktörler olduğundan biz burada sadece üç ana esası ele alacağız.&lt;br /&gt;Herşeyden evvel, tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene ihtiyaç duyar. Daha fazla yakıt yakmak istiyorsanız, daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen bütün motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arttırarak gücü yükseltirler.&lt;br /&gt;Egzantrikler, daha hacimli karbüratörler veya valfler, porting, emme manifoldu, egzost headersları, superchargerlar, turbochargerlar, ve NOS geliştirilmiş bir motorun nasıl hava aldığını gösteren açık örneklerdir (daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen ) ve bu size artan beygir gücü verir. Oksijen ve yakıtın akışını arttırmak için en etkin yol muhtemelen Nitro oksid enjeksiyon sistemidir. Nitro sisteminin bu kadar büyük beygir gücü üretmesinin başlıca sebebi budur.&lt;br /&gt;Diğer bir temel güç faktörü yakıtın buharlaştırılmasıdır. Diğer yarış yakıtlarında olduğu gibi benzin sıvı haldeyken yanmayacaktır. Benzinin yanabilmesi için buhar haline dönüştürülmelidir. Benzinin buhar haline dönüştürülmesi kolay bir işlemdir. Bu husus temel olarak dışarıya bir bardak su koyup kurumasını beklemeden farklı değildir. Elbetteki motorun içinde buharlaşma çok çabuk olmaktadır. 8000 RPM’de çiğ benzinin buhara dönüştürülmesi, yeterince buharlaştırma işleminin harekete geçirilmesinde anahtar; motor ısısı ve yakıt atomizasyonudur. Atomizasyon işlemi çiğ yakıt akışını çok küçük damlacıklara dönüştürür ve böylece buharlaşma yüzeyinin genişlemiş olmasından ötürü buharlaşma hızlanır. Yakıt damlacıklarının ebadı çok önemlidir. Büyük bir damla benzin alın ve onu on küçük damlacığa dönüştürün, bu durumda daha etkin buharlaştırma için yüzey sahasını genişletmiş olmaktasınız. Sonuç, yanmak üzere daha fazla yakıt elde edilmiş olur. İyi dizayn edilmiş olan bir NOS sistemi nitro ile birlikte motora akan yakıtta çok küçük damlacık ebatları meydana getirir. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemleri diğer sistemlere göre daha güçlü beygir gücü oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Modifiyenin Esasları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölümde modifiye ilgili aklınıza gelebilecek soruların cevaplarını hazırlamaya çalıştık. Burada anlatılan konular sadece motor modifiyesi üzerinedir. Modifiye ile ilgili bilgilerden önce benzinli araçların çalışma prensipleri ile ilgili bilgiler vermek faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 51, 204);"&gt;Benzinli Araçların Çalışma Prensipleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzinli araçlarda silindirin üzerine göderilen hava-benzin karışımı sıkıstırılarak buji vasıtası ile ateşlenir. Olusan patlama ile genlesen karışım pistonu iterek hareketi sağlar. Burada benzin-hava karışımının oranı sıkıştırma oranı ve ateşlemenin yapıldığı zaman 3 önemli faktördür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0);"&gt;1- Benzin-Hava Karışımı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silindirin içerisine gönderilen benzin-hava karışımının ideal oranı 14.7 birim hava ile 1 birim benzinin birlikte yakılmasıdır. 14.7-1 oranındaki karışım araçlarda en iyi emisyon değerlerini vermektedir. Bu değer ne en iyi performansı nede en iyi yakıt ekonomisini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava yakıt karışımında tehlikeli olan havanın fazla yakıtın az olmasıdır. Bu durumda ortaya çok yüksek ısılar ve vuruntu meydana gelir. Aracın uzun süreli olarak bu şekilde kullanımı genellikle silindir ici sicakliginin cok fazla yükselmesine sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzin oranını fazla olmasının performansının düşmesi ve fazla yakıt tüketimi dışında motora zarar vermez. (Kurumlanma gibi temizlenmesi kolay sorunlar haricinde)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);"&gt;2- Ateşleme zamani (Avans):&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silindirin içerisine gönderilen Hava-Yakıt karışımın tam olarak yanıp genişlemesi belli bir zaman almaktadır. Bu sebepten pistonun en üst nokaya(üst ölü nokta) ulaşması beklenmeden bujı ateşlenir. Patlama üst ölü noktaya ulaşana kadar gerçekleşir. Krank dönüsü üzerinde ateşleme yapılan an ile üst ölü nokta arasında kalan açı farkının derece olarak ifadesi araca verilen avansın derecesidir. Örnek olaran araca 20 derece avans verilmis ise ateşleme üst ölü noktadan 20 derece önce yapılıyor demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Standart bir aracın avan ayarı motor devrine ve yüküne göre değişim göstermek durumundadır. Motor devirlendinkçe pistonun hareketide hızlanacak ve üst ölü noktaya daha hızlı varacaktır. Karışımın yanma süresinin aynı olduğu düşünülürse üst devirlerde ateşleme dahada erken yapılmak zorundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devire bağlı ateşleme zaman ayarı eski nesil araçlarda ditribütörlün içerisinde dönen ağırlıkların ve vakum yardımı ile yapılırdı. Ağırlıklar merkezkaç kuvveti ile hareket ederek ateşlemenin daha erken yapılmasını sağlarlar. Yeni nesil araçlarda ise ECU (Aracın elektronik Kontrol ünitesi) içerisindeki haritalar vasıtası ile değiştirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar çok temel olarak benzinli araçların çalışma prensiplerini anlattık. Peki modifiye firmaları Otomobil fabrikalarının yapmadığı veya atladığı neleri yapıyorda araçlar daha güçlü oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunun cevabı için öcelikle otomobil imalatçılarının yanına geçip durumu onların gözü ile incelememiz gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomobil fabrikaları her sene binlerce otomo0bli üretir. Bu araçların belli standartlara uygun olarak üretilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Araç motoru çevreye saygılı olmalı ve eksozundan minimum zararlı gaz çıkarmalıdır.&lt;br /&gt;2- Araç az yakıt tüktmelidir. 4- Aracın fiyatı rekabetçi olmalıdır.&lt;br /&gt;5- Araç ara sıra alınan kötü yakıttan etkilenmemelidir.&lt;br /&gt;6- Aracın motoru dayanıklı olmalıdır.&lt;br /&gt;7- Aracın satıldığı ülkenin irtifa durmumu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yukarıdaki standartları arttırmak mümkündür. Peki burada nasıl bir sonuca ulaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 51);font-size:130%;" &gt;Ulaşılan sonuç açıktır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomobil fabrikaları ürettileri araçları aslında çok daha performanslı olarak piyasaya sürebilecekken uymaları gereken standartlar sebebi ile bu mumkun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modifiyenin temelinde aracın motorunun içerisine daha fazla hava sokabilmek ve zamansız ateşlemye sebebiyet vermeden daha fazla sıkıştırabilmek vardır. Modifiye firmaları öncelikle oto üreticilerinin standartlar sebebi ile araçlara uygulayamadıkları değişiklikleri yaparak performans artışı elde ederler. Daha sonra bazı ilaveler ve değişiklikler ile aracın motoruna dahafazla hava girmesini sağlamaya çalışırlar. Çok açık bir şekilde yapısı gereği 14.7 gram hava emebilen bir aracın motoruna 1 gram benzin vererek belli birşiddetde bir patlama elde edilir. Aynı aracın emdiği hava miktarını 14.7x1.5= 22.05 grama çıkarırsanız 1.5 gram benzin ile fazla sıkıştırma ve daha şiddetli bir patlama elde edersiniz. Sonuç olarak daha yüksek bir performans elde edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modifiye işlemlerini bu etapta soft ve hard modifiye olarak ikiye ayırabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soft modifiye olarak aracın motorunun sökülmeden harici parçalar ve aracın ECU programına müdahale dilerek yapılan işlemlerdir.&lt;br /&gt;Hard Modifiye ise aracın silindir kapağının sökülmesinden başlayarak piston krank subap vs elemanları değiştirerek yapılan ve yüksek güç artışları sağlayan işlemlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aracın motoruna yapılan modifiyeler sonucunda eğer kullanıcı daha iyi yol tutuş frenleme istiyor ise aracın suspansiyon ve fren sistemini modifiye etmek mümkündür.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-1655286834759314814?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/1655286834759314814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/1655286834759314814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/02/modifiye-motorun-gcn-artrmak-fren.html' title='MODİFİYE'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-5007852056227528894</id><published>2008-01-03T23:19:00.000-08:00</published><updated>2008-01-04T01:12:21.785-08:00</updated><title type='text'>BEN  ve  ARABALAR</title><content type='html'>Modifiye tutkunluğu ben kendimi bildim bileli ruhuma yerleşmiş ve adeta&lt;br /&gt;beni rahatlatan bir soluk veya susuzluğumu gideren bir bardak su gibi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu susuzluğumu şuana kadar alıp modifiye yaptığım arabalar ve motosikletlerde&lt;br /&gt;bir nebzede olsa gidermeye çalışıyorum...&lt;br /&gt;Hayalimde herzaman bir modifiye  atölyesi açıp bu  susuzluğumu  tüm  çevremdeki&lt;br /&gt;arabaları isteyen olursa tabiki modifiye yapmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaşıma kadar birçok araba alıp modifiye yapıp sattım..&lt;br /&gt;Bu arabalardan bazılarını sizlerle paylaşmak istedim..&lt;br /&gt;Tabi o zamanlardaki teknoloji ile ancak bu kadarını yapabiliyorduk..&lt;br /&gt;Resimlemek bile zordu..&lt;br /&gt;Şimdiki gibi herkesin fotoğraf makinası kameralı cep telefonları yoktu tabi..&lt;br /&gt;İşte bazı arabalarım..Kimisi bitmiş kimisi de yapım aşamasından kareler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img47.imageshack.us/img47/2681/genlik001afc2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img47.imageshack.us/img47/2681/genlik001afc2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33iw-Jxu0I/AAAAAAAAAD0/Cccx43P9GOs/s1600-h/Mersin+Tatili+009a.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33iw-Jxu0I/AAAAAAAAAD0/Cccx43P9GOs/s320/Mersin+Tatili+009a.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151522879727319874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img513.imageshack.us/img513/5396/genliim003kz3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img513.imageshack.us/img513/5396/genliim003kz3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33pL-Jxu1I/AAAAAAAAAD8/cGCXCGhOlvk/s1600-h/%C4%B0stanbul+Resimleri+%2816%29.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33pL-Jxu1I/AAAAAAAAAD8/cGCXCGhOlvk/s320/%C4%B0stanbul+Resimleri+%2816%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151529940653554514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33rW-Jxu2I/AAAAAAAAAEE/lyIvRRbDJzs/s1600-h/%C4%B0LK+RE+%281%29.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33rW-Jxu2I/AAAAAAAAAEE/lyIvRRbDJzs/s320/%C4%B0LK+RE+%281%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151532328655371106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img240.imageshack.us/img240/9352/pict0018aassssssssbo6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img240.imageshack.us/img240/9352/pict0018aassssssssbo6.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-5007852056227528894?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5007852056227528894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/5007852056227528894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2008/01/ben-ve-arabalar.html' title='BEN  ve  ARABALAR'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R33iw-Jxu0I/AAAAAAAAAD0/Cccx43P9GOs/s72-c/Mersin+Tatili+009a.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-8647761191612130000</id><published>2007-12-24T16:53:00.000-08:00</published><updated>2008-01-04T02:07:33.279-08:00</updated><title type='text'>İŞTE BEN...!!</title><content type='html'>&lt;script src="http://www.flashvortex.com/hosted.php?id=2_1198659514_58891_253_0_422_57_8_1_4" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img515.imageshack.us/img515/9216/pict0023gh4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img515.imageshack.us/img515/9216/pict0023gh4.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img167.imageshack.us/img167/7269/yazin11um9.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img167.imageshack.us/img167/7269/yazin11um9.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R34Ex-Jxu3I/AAAAAAAAAEM/lQ79qjsas-c/s1600-h/P.27.2.2007+%284%29.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R34Ex-Jxu3I/AAAAAAAAAEM/lQ79qjsas-c/s320/P.27.2.2007+%284%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151560280302533490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-8647761191612130000?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/8647761191612130000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/8647761191612130000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2007/12/ite-ben.html' title='İŞTE BEN...!!'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R34Ex-Jxu3I/AAAAAAAAAEM/lQ79qjsas-c/s72-c/P.27.2.2007+%284%29.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-4237672294755522420</id><published>2007-12-24T16:25:00.000-08:00</published><updated>2008-05-27T13:11:21.973-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:arial;" &gt;Şuanki arabam&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D4GuJxuvI/AAAAAAAAADM/qF6FE9f2-wg/s1600-h/big_4401708_65957_fkh3101.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D4GuJxuvI/AAAAAAAAADM/qF6FE9f2-wg/s320/big_4401708_65957_fkh3101.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147887168436419314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D3VOJxuuI/AAAAAAAAADE/XMCmfUv6VRI/s1600-h/S6001765a.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D3VOJxuuI/AAAAAAAAADE/XMCmfUv6VRI/s320/S6001765a.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147886318032894690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şuanki cruiser motosikletim;(satılmıştır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Bu videosu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                &lt;/span&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-2cddff189709e5bf" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v23.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2cddff189709e5bf%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330126176%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D73B71B0633CAEB18C186565CC7043F9EB050D9EF.501C453C6E1F50AFC092AD2A377280D71FD91FB5%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2cddff189709e5bf%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DhOZDGNCv-yRt69HKiBXq0nbzj-w&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v23.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D2cddff189709e5bf%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330126176%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D73B71B0633CAEB18C186565CC7043F9EB050D9EF.501C453C6E1F50AFC092AD2A377280D71FD91FB5%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D2cddff189709e5bf%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DhOZDGNCv-yRt69HKiBXq0nbzj-w&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Buda egsoz sesi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-8575ba23a574b40f" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v8.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3D8575ba23a574b40f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330126176%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D51CFED70A86EA575E8E049305C36A9DF6E5CEE50.9B46CFC62801C20CE9DFCC5E23657EA835D7560%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D8575ba23a574b40f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D7q8QMx-5lFfNmOHqQWWairpFW0I&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v8.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3D8575ba23a574b40f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330126176%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D51CFED70A86EA575E8E049305C36A9DF6E5CEE50.9B46CFC62801C20CE9DFCC5E23657EA835D7560%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D8575ba23a574b40f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D7q8QMx-5lFfNmOHqQWWairpFW0I&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D13-JxutI/AAAAAAAAAC8/cNyzKgxWzVo/s1600-h/27.09.07+%2839%29.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D13-JxutI/AAAAAAAAAC8/cNyzKgxWzVo/s320/27.09.07+%2839%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147884716010093266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D03OJxusI/AAAAAAAAAC0/JdZ0laL4uow/s1600-h/27.09.07+%2810%29.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D03OJxusI/AAAAAAAAAC0/JdZ0laL4uow/s320/27.09.07+%2810%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147883603613563586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img409.imageshack.us/img409/5818/s6001940aap7.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img409.imageshack.us/img409/5818/s6001940aap7.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img126.imageshack.us/img126/9673/27090728gr9.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 321px; height: 241px;" src="http://img126.imageshack.us/img126/9673/27090728gr9.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şuanki Race SS motorsikletim;(satılmıştır)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img171.imageshack.us/img171/9057/pict0006nt2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img171.imageshack.us/img171/9057/pict0006nt2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-4237672294755522420?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=2cddff189709e5bf&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=8575ba23a574b40f&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4237672294755522420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/4237672294755522420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2007/12/blog-post.html' title=''/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3D4GuJxuvI/AAAAAAAAADM/qF6FE9f2-wg/s72-c/big_4401708_65957_fkh3101.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3524557645765017704.post-188435016804014073</id><published>2007-12-24T10:40:00.000-08:00</published><updated>2008-03-29T14:39:15.022-07:00</updated><title type='text'>Yolların Asi Çocuğu</title><content type='html'>&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Ben Murat GERGERLİ....&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;35 yaşındayım ve halen Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyim..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Motosiklet benim en büyük hobim..Gençliğimden bu yaşıma kadar birçok&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;marka ve model kullandım..Şuanda da 2 tane motosikletim var..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Biri 2005 model Jinlun 250 cruiser..Kendim bazı yerlerinde değişiklik yaparak&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;kendime özel bir görünüşe kavuşturdum..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Diğer motosikletimde 1999 model Yamaha YZF R1 super sport..Onuda kendime&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;özel olarak dizayn ettim..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Motosiklet benim dünyamın bir parçası olarak varolacak..Motosiklete&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;bindiğimde kendimi özgür ve mutlu hissederim..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Ayrıca aldığım motosikletlere de modifiye uygulaması yapmak bana ayrı bir&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;zevk veriyor.Bu zevkimi de sizlerle zaman zaman paylaşacağım tabi..&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;Sitemde şuana kadar alıp sattığım motosikletlerden bazılarının resimlerini&lt;/span&gt; &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:trebuchet ms;" &gt;bulacaksınız...Umarım beğenir ve yorumlarda bulunursunuz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;SCRIPT src="http://www.flashvortex.com/hosted.php?id=2_1206825875_54828_151_0_155_252_6_1_8" type="text/javascript"&gt;&lt;/SCRIPT&gt;&lt;SCRIPT src="http://www.flashvortex.com/hosted.php?id=2_1206826702_50243_151_0_171_350_6_1_8" type="text/javascript"&gt;&lt;/SCRIPT&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3ITdeJxuzI/AAAAAAAAADs/yUCn0rJ5DPY/s1600-h/PICTURE+%2816%29.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148198721069103922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3ITdeJxuzI/AAAAAAAAADs/yUCn0rJ5DPY/s320/PICTURE+%2816%29.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IS-uJxuyI/AAAAAAAAADk/wiTkTrGsOxk/s1600-h/PICTURE+%286%29.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148198192788126498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IS-uJxuyI/AAAAAAAAADk/wiTkTrGsOxk/s320/PICTURE+%286%29.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img229.imageshack.us/img229/4417/askerdekarmotoruwj1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img229.imageshack.us/img229/4417/askerdekarmotoruwj1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img520.imageshack.us/img520/3715/karakprden001hq6.png"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img520.imageshack.us/img520/3715/karakprden001hq6.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img520.imageshack.us/img520/3870/karakprden003su4.png"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img520.imageshack.us/img520/3870/karakprden003su4.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img337.imageshack.us/img337/5905/karakprden002ms6.png"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img337.imageshack.us/img337/5905/karakprden002ms6.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Gençlik işte..Şimdi bu hareketlerime bakıp gülüyorum..&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IMMeJxuwI/AAAAAAAAADU/DHuDopLE7zU/s1600-h/Karak%C3%B6pr%C3%BCden.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148190732429933314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IMMeJxuwI/AAAAAAAAADU/DHuDopLE7zU/s320/Karak%C3%B6pr%C3%BCden.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IRQuJxuxI/AAAAAAAAADc/3K7vUywVyGo/s1600-h/Karak%C3%B6pr%C3%BCden+004a.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5148196303002516242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3IRQuJxuxI/AAAAAAAAADc/3K7vUywVyGo/s320/Karak%C3%B6pr%C3%BCden+004a.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,0,0); FONT-STYLE: italicfont-family:georgia;" &gt;HELL RIDE &lt;/span&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,255,51)"&gt;Filmi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.firstshowing.net/img/hellride-firstlook-02.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.firstshowing.net/img/hellride-firstlook-02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Link' i copy-paste yapın..Çıkan pencerede kutucuğa ordaki rakamları yazıp download yapın..&lt;br /&gt;Altta bir nebze anlatımını yaptım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img104.yukle.tc/images/5547adsiz.JPG"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img104.yukle.tc/images/5547adsiz.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Linkte aşağıdaki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(102,255,255);font-family:times new roman;" &gt;http://webprod3.megashares.com/index.php?d01=f082f91&amp;amp;sq=&amp;amp;d01go=1&amp;amp;fln=/domino-hellride.avi&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,255,51);font-family:arial;font-size:130%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; COLOR: rgb(255,255,51)"&gt;************************************&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3524557645765017704-188435016804014073?l=muratgergerli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/188435016804014073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3524557645765017704/posts/default/188435016804014073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://muratgergerli.blogspot.com/2007/12/yollarn-asi-ocuu.html' title='Yolların Asi Çocuğu'/><author><name>muratgergerli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07721044345757895970</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_RFbBQf0za0k/R3AACOJxugI/AAAAAAAAAAM/WfxxrmIKtKU/S220/05.03.2007+(17Aaag)aa.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_RFbBQf0za0k/R3ITdeJxuzI/AAAAAAAAADs/yUCn0rJ5DPY/s72-c/PICTURE+%2816%29.JPG' height='72' width='72'/></entry></feed>
